Pierre Loti kahvesi

İstanbul ve güzellikleri:Pierre Loti, Haliç ve Pierre Loti Kahvesi
Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
İstanbul ve güzellikleri:Pierre Loti, Haliç ve Pierre Loti Kahvesi Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Adını, ünlü Fransız yazarı ve dostu ’den alan bu kahve, Eyüp’te ’e bakan yüksek bir tepenin üzerindedir. Açılış tarihi kesin olarak bilinmiyor. Ancak semt yaşlılarının ifadesine göre, 150 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Romancı Pierre Loti’nin gelişine kadar semt sakinlerinin toplandığı basit ve küçük bir kahve olmaktan ileriye gidemeyen bu yer, bugün adını dünyaya duyurmuş ve çeşitli ülkelerden gelen turistlerin ilk ziyaret ettikleri yerlerden biri olmuştur. Pierre Loti, nefis manzarasıyla kendisini büyüleyen bu kahveye sık sık gelir ve Haliç’e nazır bir masada meşhur Aziyade romanım yazarmış. Bugün burası tipik bir Türk kahvesi haline getirilmiş ve kahvenin önüne Pierre Loti’nin küçük bir büstü konmuştur.

Ne var ki, şimdi, kahve, Pierre Loti’nin tasvir ettiği o içli, lirik ve romantik manzarasını, maziye karışan yıllarla birlikte kaybetmiştir. Özellikle Pierre Loti’nin uzun uzun bahsettiği güzel ahşap köşkler, sayfiye evleri tarihe karışmış, yerini pis dumanlarıyla etrafın havasını kirleten ve bozan fabrika bacaları almıştır. Bu değişmeyi, en güzel şekilde adlı bir Fransız yazarı dile getirmiştir.

Benoit Braun, kahveyi ziyaret intibalarını şöyle anlatıyor:

… Yokuşlardan tırmandık. Manzara, Eyüp’tekinden daha güzel… Yol boyunca, bitmek bilmeyen mezarlar var… İhtimamla hâkkedilmiş kitâbeleriyle, metrûk kırık, yadettikleri ölülerin nisyanına katılan binlerce mezar…

Vadiden uzaklara bakarak, boşuna Pierre Loti’nin tasvir ettiği güzel ahşap köşkleri, sayfiye evlerini bulmaya çalışıyorduk. Onların yerini kırmızı kiremitli çatılar ve duman savuran bacalarıyla fabrikalar almıştı. Bununla beraber bir adacık teşkil edecek kadar Sarı çiçekli, dar bir saha gördüm.

Sonra çamurlara batarak tepeye, Türk tarzı giyinmiş genç bahriye subayının nargile içmeye, romanlarını tasarlamaya, belki de Peçeye bürünmüş bir kadının, bir çocuğun yolunu gözlemeye gittiği kahveye gittik.

Küçük kahve, yerli yerinde duruyordu, fakat kapısı kapalıydı…

Kaynakça
Makale yazarı :
Bibliyografya :
Kaynak :

Hayat tarih mecmuası, sayı:5, Haziran 1966, s. 27

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Şaman dualarında Erlik Kan

Ey kara beygir üzerindeki erlik,Kara kunduzdan bir yatağın var,Kalçan o kadar geniş ki,Hiçbir kucak kuşatamaz,Güçlü

Çiçi Yabgu

Irkımızın kahramanlarından bazıları bütün Türklerin ve hattâ bütün dünyanın tanıdığı ünlü kimselerdir. Diğer bazıları ise,

Gericilik

Hayatın felsefesi, tarihin garip tesellisi şudur ki, her iyi, her güzel, her yararlı şey karşısında,

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku