Peçenekler

Peçeneklerin I. Svyatoslav’ın “skyth”lerine saldırışı (İoannis Skilicis’in eserinden) - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Peçeneklerin I. Svyatoslav’ın “skyth”lerine saldırışı (İoannis Skilicis’in eserinden) - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

İç göçebe gelenekleri yanında, Batıya göçeden boyları, belki ve menistan bölgelerinde, veya Ural ile Karadenizin kuzey kıyılarında öğrenilmiş yerleşik kültür unsurlarının da taşıyıcı­ları idiler. Bu gibi kültür unsurlarından birkaç misâl verilebilir, ilk ha­tıra gelen yerleşik kültür taşıyıcısı boy belki lerdir. Muhtelif Müslüman ve , kaynaklarından anlaşıldığına göre, ler M. IX. yüzyıl başında Etil ve Yayık ırmakları bölgesi ile, « dağları»denen Ural dağlarında yaşamakda idiler. Maddî kültür bakımından, göçe­belik geleneği yanında, yerleşik kültür unsurları da arz ediyorlardı. Si­lahları, alemleri, bayrakları, gümüş kemerleri, altın, ve gümüş kapları, çaldıkları öküz başı şeklinde borular, şübhesiz ki göçebe geleneği ile izâh edilebilirdi. Fakat bunların yânında lerin kimisinin Zerdüşt dînine mensûbiyeti ve Manî dîni taşıyıcısı bulundukları keyfiyeti, söz konusu dînlerin tanındığı bir çevrede yaşamış olmaları ihtimâlini hatırlatıyor­du. Bu münâsebet ile şunlar hatıra geliyordu. lerin Ertim, Çur, Yula adlı üç bey boyu Kangar (Keıîğeres) asıllı idi; İslam kaynaklarında, Keıîğeres ilinden lere yol olduğu kaydedilmiş idi. Ayrıca, meselâ Kerder gibi, mevkilerde yapılan kazılar, Kenğeres- ilişkileri hak­kında deliller meydana çıkarmışdır. lere karışan Keıîğeres boy­ları, Kengeres kültürünün taşıyıcıları olmuş olsa gerek. Kengeres ilinde Zerdüşt dînine benzer şekilde ibâdeti yaygın idi ve Mani dîni de bilinmekte idi. bölgesindeki Bogomilism ve da Sivasda geli­şen Paülicianism gibi, Mani dînine benzeyen mezhebleri lerin Orta dan getirmiş oldukları Mani dîni tesirleri ile, doğduğu sanılmaktadır. Nemeth’in lere atfettiği Nagyszentmiklos’da bulunmuş, çe yazılı altın kaplar (lev. XXTV/c) bu cihetten dik­kati çekmektedir. Le Coq’un işâret ettiği üzere, Küşân ında «Garuda» veya çe «Kara-kuş» denen, kulaklı, efsânevî yırtıcı kuş motifi, bu çe yazılı Nagyszentmiklos tabaklarında görülür. Mavrodinov ve Brentjes bu motifin, çevreleri üzerinden, lerin IX. yüzyılda bulundukları Ural bölgesine kadar ilerlediğini sanmaktadır­lar. Garuda (çe «kara-kuş») adı verilen kulaklı efsânevî kerges, yu­karıda, bahsi geçen ve ile Avrupa sınırlarında Ananin kültürü dev­rinden beri bilinen «toğrıl» kuşundan başka idi ve Avrupa- hudûdlarındaki illere, ler ile gelmiş gözükmektedir. Nitekim VIII . yüzyıl Arab kaynakları da, Garuda masalından doğduğu anlaşılan ejder yiyici, yırtıcı kuş efsânesini ler ile ilgili olarak anlatırlar. Rudenko, Ya­yık vâdîsinde, Verhne-Uralsk’ın kuzeyinde, Bahtuminskiy gibi mezarları, lere atf ediyordu. Bahtuminskiy mezarında çıkan eşyâ, Kem bölgesindeki, mezarlarındaki altın ve gümüş kapları hatırlatır. Ibn Fazlân, 922’de lere rastladığı zamanda ise, bunlar ve Hazarlar tarafından yenilmiş ve muhtemelen bu sebebden düşkün vazi­yette idiler. lerin kıyâfeti diğer lerinkine benziyordu. ­çe «bertü», veya «çangşü», veya «çekrek» denen ve arabca metinlerde, «kurtak» ismi altında geçen, kısa mintanı giyiyorlardı. Yüzleri ekserî matrûş idi (Ibn Fazlân lerin lı olursa keçi lı gibi seyrek olduğunu söyler)

Kaynakça
Makale yazarı :
Emel Esin
Bibliyografya :
Kaynak :

İslamiyetten önceki Türk kültür Tarihi ve İslama giriş (Türk kültürü el kitibı, II, cild l/b’den ayrı basım, Edebiyat Fakültesi Matbaası İstanbul 1978, s. 80-81

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Yoğ

Kök-Türk devrinde Türklerin «yoğ» (cenâze) merâsimine Çinliler «Kubbeli otağ altındaki tabut» adım verirdi. Çünki Türk

Dilşâd Hatun

200 YIL ÖNCE TÜRKİSTAN’DA YAŞAMIŞ KAHRAMAN BİR TÜRK KADINI Güzelliği ile birlikte kahramanlıkları da dillere

Hatay Arkeoloji Müzesi

Hatay Arkeoloji Müzesi, çağdaş Müzeciliğin bütün donanımlarına sahip olarak yapılan yeni binasında 2014 yılından itibaren

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku