İskit çağı

İskit savaşçılarını gösteren bir rölyef; Kırım'daki Kul-Oba Kurganı'ndan bir Elektrum-Kupası'ndan, MÖ 400. (Ermitaj, St. Petersburg)
Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
İskit savaşçılarını gösteren bir rölyef; Kırım'daki Kul-Oba Kurganı'ndan bir Elektrum-Kupası'ndan, MÖ 400. (Ermitaj, St. Petersburg) Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Erken Demir Çağı dönemi, Avr bozkırlarında “ Çağı” olarak da adlandırılmaktadır. Diğer bir deyişle bütün göçebe dünyası, Karadeniz’in göçebe kabilelerinden birinin adıyla zikredilmeye başlandı. Herodot’a göre “onları olarak Yunanlılar adlandır­dılar…” k çalışmaların gösterdiği gibi lere has silahlar, koşum takımları, kıyafetler, taki hay­van üslubu Sarı Irmak’tan ’ya kadarki geniş bir coğrafyada yayılmıştı. Bu da M. Ö. IX–VIII. yüzyıllardan önce oluşan ve M. S. III. yüzyıla kadar ayakta kalan kül­tür topluluğuna bu ismin verilmesine yol açtı.

dünyası Orta İdil’deki Fin­Ugorlar da dâhil olmak üzere komşularına ve sırasında ve Erken Ortaçağ’da Büyük Bozkır’ın yeni hâkimi olan halklara büyük kültürel etkide bulundu. Ayrıca lar, , ler ve onların mirasçıları gibi sonraki asırların göçebelerinin kültürü, ekonomileri, dünya görüşleri, günlük hayatlarının temel karakterleri döneminde ortaya atılmış, gözden geçirilmiş ve gelişti­rilmiştir.

” Olarak Kimi Adlandırıyorlardı?

Antik ilmin dikkatini çeken Doğu Avrupa halklarının başında ler geliyordu. Kuzey Karadeniz bölge­sine gelince Yunanlılar, lerle karşılaştılar ve bundan dolayı da onlarla ilgili bilgiler Antik Dünya’nın ilmî kaynaklarında yer aldı. Kuzey Avr’nın çeşitli halk­larıyla temas kurarken Helenler, onları iyi tanıdıkları lerle karşılaştırmışlardır. Yunanlıların bazıları, birbirleriyle akraba olmasalar dahi buradaki halkların hayat tarzı, eko­nomi ve kültürlerinin benzerliğine dikkat çekmişlerdir. Neticede Yunanlı bilim adamları bütün bu halklara “” demeye başladılar.

Herodot, M. Ö. VII. yüzyıl müelliflerinden Prokonnesoslu Aristeas’ın günümüze ulaşmayan “Arimaspeyya” adlı eserinden alıntı yapmaktadır. Ona göre meskûn yerin en uzak noktasında tek gözlü Arimastalar yaşıyordu. Bu halk İssedonları, İssedonlar leri, ler de “Güney Denizi” yakınlarında yaşayan Kimmerleri yerlerinden ettiler.

Antik yazarlardan söz konusu isimlendirmeyi benimse­yen daha sonraki tarihçi ve coğrafyacılar, gerçek lerin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra dahi bu ismi Doğu Avrupa’nın farklı halkları için kullandılar. Bu coğrafyadaki topraklar da kimin burada hüküm sürdüğüne bakıl­maksızın daha uzun süre boyunca “ toprakları” olarak adlandırıl­maya devam edildi.

Diğer Yunanlı ve Romalı müellif­ler “ Dünyası”nın farklı halkları­nın (birbirine dil ve etnik açıdan yakınlığı olmasına rağmen) her biri­ nin ayrı özelliklerine dikkat çekmiş­lerdir. Bunlar “” adını sınırlı etnik topluluk için kullandılar, böl­genin diğer halklarını ise başka etnonimlerle adlandırdılar. Herodot’un kendisi ise “” adını, ile Don arasındaki Karadeniz Yanı ve Azak Yanı bozkırlarında yaşayan somut bir halk için kullandı. Don’un doğusunda kalan ların toprak­ları ise Herodot’un gözünde “ toprağı” değildi.

Hâlbuki buralardakilerin de lerle yakın akraba olduklarının farkındaydı. Diğer taraftan tarihinin başlangıcına dair hikâyesinde, lerin güç­lendikten sonra birçok kola ayrıldıklarını, bunların bir kısmının , diğerlerinin Massaget, üçüncü grubun da Arimasp vs. olarak adlandırıldığını yazmıştır. Bütün bu halkları Herodot da biliyordu. Ancak onun için bun­arın her biri, olmayan ayrı bir halktı. ’un gözünde ise bunların hepsi ’ti.

Kaynakça
Makale yazarı :
Rafail Hakimov
Bibliyografya :
Kaynak :

Atlas Tartarica, Tatarlar ve Avrasya Halklarının Tarihi, Tataristan Cumhuriyeti: Dünü ve Bugünü, Çevirmen: İlyas Kemaloğlu, Tataristan Cumhuriyeti Ş. Mercanî Tarih Enstitüsü, Tataristan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Kazan – Moskova – St. Petersburg – İstanbul, 2017, s. 52-53

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Ağaç Ana

Yerle göğü birbirine bağlayan yaşam ağacı Ulu Kayın’ı (Bay Terek’i) korur. Bazı Türk boyları ağaçtan

Çuvaşların tanrı inancı

Çuvaşlardaki Tanrı anlayışı ile diğer Türklerdeki Tanrı anlayışı arasında benzErlikler vardır. Çuvaş dininin araştırmacılarından biri

Kazakça Dersleri – 12

11. dersi şimdilik atlıyorum, ileride oraya duyulan geçmiş zamanla ilgili bir kaç alıştırma koyacağım. Eğer

Türk Kadını

“Türk kadını, tarihin ilk devirlerinden beri daima faziletin, cesaretin, şecaatin ve aynı zamanda yurt sevgisinin

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku