Kıraathaneler

İstanbul'da kahve ve şehrin eski kahvehaneleri
Koçu, Reşat Ekrem
Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
İstanbul'da kahve ve şehrin eski kahvehaneleri Koçu, Reşat Ekrem Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

XIX. yüyılın ikinci yarısında yeni bir tip kahve türedi. Buralarda gazete, mecmua, okunuyor, adına “” deniyordu. Özellikle aydın kişilerin devam ettiği yerlerdi buraları. Bilinen ilk , bugünkü Beyazıt’ta Reşit Paşa türbesinin karşısında açılmıştı. “Sarafim” yahut “Okçularbaşı” adını taşıyordu. Buraya gelenlerin çoğu vakitlerini okumakla geçirirdi. Bilhassa ramazan geceleri, , , , , ve gibi devrin tanınmış şair ve ilim adamları toplanır, devrin meselelerini tartışırlardı.

Bilinen diğer bir de Mahmutpaşa Camii civarındaydı. Okçularbaşı ile aynı yıllarda açılmıştı. Buraya din adamları ve ulemâ devam ederdi. Müdavimleri arasında bilinenler Ali ve Hâfız Müşfik Efendiler, Abdi Bey, Edhem ve Bekir Sami Paşalar’dır. Özellikle ünlü satranççılar, birbiriyle burada karşılaşırdı.

si 1850-60 yılları arasında Galata’da açılmıştı. Gümrüğe yakın oluşu sebebiyle bilhassa Galata gümrüğü memurları ve gümrük komisyoncuları ile buralarda işleri olanların devam ettikleri bir yerdi. Aynı adı taşıyan bir başka de II. Sultan Abdülhamid devri sonlarında Üsküdar Selmanağa mahallesinde açılmış, ancak devrin bütün meşhur kumarbazlarını sinesinde topladığı için kısa bir süre sonra kapatılmıştır. Son yarını asrın meşhur kahveleri arasında Beyazıt’ta Küllük, Şehzadebaşı nin altında özellikle musikişinasların devam ettiği, konserlerin verildiği «Darüttalim», Sirkeci Vakıf Han’da «Borsa», Beyazıt’ta cami yanındaki kahve, Cağaloğlu’ndaki “Meşrutiyet si», Galata’da «Kemeraltı», Yenicami arkasında «Bahçelikahve» en önemli yerleri işgal eder. Bunların çoğu, istimlâkler sırasında tarihe karışmış, birkaçının yerine dükkân yapılmıştır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Ertan Ünal
Bibliyografya :
Kaynak :

İstanbul’da ilk kahveler, Hayat tarih mecmuası, sayı: 5, Haziran 1966, s. 24-25

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Arkeoloji ve Antropoloji,

” Doğanın bugün için giz dolu sinesine gireceği muhakkak görülen insan zekası beklenilen gerçekleri ortaya

TÜRKÇEYE KARŞI ENDERUNCA

Atalarımız: “Bir bela bin nasihat değer…” demiştir. Son uğradığımız felaketler de bizi uyandırdı. Türkler milliyetlerini

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku