Edirne uyanıyor!

Edirne Daire-i Askeriyye binasına ait fotoğraf
Taha Toros Arşivi, Dosya No: 22-Edirne
Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Edirne Daire-i Askeriyye binasına ait fotoğraf Taha Toros Arşivi, Dosya No: 22-Edirne Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

iye’nin en talihsiz şehirlerinden biri de ’dir. Birkaç asır evvel oranın cennet gibi ma’mûr ve mükemmel olduğunu tarihlerde okuyoruz. Birdenbire canımızı almak için dâ’imâ ’a yürüyen düşman orduları birkaç def’a bu mübarek yere girmiş, hatta bir keresinde o meşhur sarayı bile kendi ellerimizle yaktırmıştır.

Bu saraya olduğu yere saray içi derler. Orada bir ada vardır. Muharebe esnasında Avrupalılar bu küçük adaya “Ölüm Adası” demişlerdi. ’yi zap edince ellerine geçen askerlerini bu adaya koydular. Ve aç bıraktılar. Oradaki büyük ağaçların iki metrelik yerlerindeki kabukları zavallı askerleri açlıktan ölmemek için yemişlerdi. Hâlâ bu çıplak ağaçlar ’e edilen zulmün şahitleri gibi duruyor. İşte geçen gün Mektepliler Bayramı’nda çocukları buralarda gezdiler. İnti almak için ayinler yaptılar. Asker oyunları oynadılar.

İşte böyle bir millet gibi ’nin çocukları da kendi lüklerine sarılırlar. İstikbal düşmanlarına karşı gelmeye hazırlanırlarsa ’yi bir daha salıp alamaz. Şunu da bilmeli ki bir vatanı kal’eler, istihkâmlar muhafaza etmez. Ancak millî ta’assubdur ki düşmanlarımızı korkutur. Onları yıldırır. Cesaretlerini kırar.

Ey ’nin halis oğlu çocukları! Uyanınız. Çalışınız. Babalarınız sizin çok cesur ve kuvvetli idiler. O sahralarda her gün cirit oynarlar, at koştururlardı.

Şehre, evlere yalnız yatmak uyumak için girerlerdi. Yazın ’nin içi ların, dışı delikanlıların idi. O vakitler delikanlıları kahvelerde pineklemek değil av ve çift arkasından terlerlerdi. O vakitler düşman ’yi almak değil, hatta ’yı geçemezdi… İşte siz, ey genç liler! Büyüyecek payitahtın hakanlığının, bütün
dünyadaki İslam hilafetinin dâ’imî bekçileri, dâimî müdafileri olacaksınız.

Kaynakça
Makale yazarı :
A. H.
Bibliyografya :
Kaynak :

Türk sözü, yıl : 1 sayı: 5, 8 Mayıs 1330 Perşembe

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Sarmat Kabileleri

İskit ve Savromatların yerleşik olduğu ülkenin tama­mı, M. Ö. III. yüzyıldan itibaren antik kaynaklarında Sarmat

Bekir’in Hikayesi

Tebriz’de sıradan bir gün…Kervan Muhafızı Bekir’in Hikâyesi Kardeşlerini toplamış dut ağacı altında aşık oynuyordu Bekir.

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku