Y – Atatürk

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve kadrosunun diğer üyeleriyle birlikte TBMM'den çıkıyor. (29 Ekim 1930)
Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve kadrosunun diğer üyeleriyle birlikte TBMM'den çıkıyor. (29 Ekim 1930) Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Y – Atatürk
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Bugünlerde bir moda olmuş. Cumhuriyet Halk Partisi, her şeyin başına bir “Y” harfi ekliyor. Kendi partilerinin başına da “Y” eklediler. Oldu sana “Y-CHP”!

Peki nedir bu “Y-CHP”? “Y-CHP” yönetimi başkanı Kemal Kılıçdaroğlu açıklasın:

“Yeni CHP’den kastımız, CHP’nin yeni yönetimidir. Bu yönetim halktan yana yönetimdir, bu yönetim korkulara karşı direnen, özgürlükçü bir yönetimdir. Özgürlüğü gen bir yönetimiz biz”  [1]

İnsanın sorası geliyor, CHP’nin “yeni olmayan” yönetimleri, halktan yana yönetim değil miydiler? Korkulara karşı direnen, özgürlükçü yönetimler değil miydiler? Cevabını isterseniz, 22-23 Mayıs 2010 33. CHP Olağan Kurultayı’nda Genel Başkan seçilen taze Kılıçdaroğlu’ndan dinleyelim:

’in, ’nün, Bülent Ecevit’in, Deniz Baykal’ın koltuğunda oturacağım. Bu koltuğun zorluğunu biliyorum. Bu koltuğa oturanlar halkı için çalıştı, kendisi için değil. Bunu yapacağız.”  [2]

Demek ki, “Y-CHP”li olmayan, önceki yönetimler de, halkı için çalışmışlar. Peki o zaman fark nedir?

Herkesin bildiği üzere, Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP’yi kuran kişi Ata’tür. Ata’ün devrimleri ve ilkeleri apaçık ortadadır. Kimse eğip bükmesin. Bunları ilkokul çocukları bile bilir. O yüzden ben size “Y-CHP”de neler var onları açıklayayım:

Diyarbakır’da Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin düzenlediği, “2. Tigris Diyalogları” Toplantısına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki:

Bizi hala 1930’ların CHP’si gibi görmeyin. Dünya değişiyor, biz de değişiyoruz. Yeni şeyler söylüyoruz. Demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz. Madem bir sorun var sorunu oturup el birliği ile çözeceğiz.”

Benim bizzat Amerikan Ulusal Dış Politika Komitesi raporlarından yazdığım, tamamıyla Amerikan malı “Açılım süreci” [3] için de açıklama yapıyor:

“Sürecin başarısını demokrasiyi içine sindirmeyen bir insana bağlamışız. Ne konuşuluyor? Hiç kimse bilmiyor. CHP neden bu konuda çalışmıyor diye soruluyor. Ama bizim sözlerimiz bu bölgede de yeteri kadar yankı bulmuyor.”

Bence “Y-CHP” olarak yaptıklarınız her yerde yankı buluyor. Gelin bunlara ufak bir göz atalım:

Tarih 21 Mayıs 2013, Başbakan Mv.Recep Tayip Erdoğan’a, yazılı olarak cevaplandırma istemiyle Y-CHP Tunceli Mv.Hüseyin Aygün tarafından verilen soru önergesi [4]

Marksist-Leninist-Maoist Komünist İbrahim Kaypakkaya‘yı anmak yasak mıdır? Bence değildir! Neden mi? Çünkü “Y-CHP” zaten Faşizmdir!” [5]  diyen Kaypakkaya için 19 Mayıs 2012 günü Kartal ilçe binasında anma etkinliği düzenledi!

“Yeni CHP”nin, Ata’ün Dil Devrimine, Anayasa’nın [6]  “Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti’ni” tanımlayan Birinci Kısım 3. Maddede belirtilen: Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili çedir.” olan katkıları nedir acaba? Birkaç örnek verelim:

Tarih 22 Mayıs 2012, altında Y-CHP Yalova Mv. Muharrem İnce, Y-CHP Mv. Mehmet Akif Hamzaçebi, Y-CHP Mv. Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun imzaları bulunan, 2/624 Esas Numaralı, Siyasi Partiler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi [7] aşağıdadır:

Bu kanun teklifi, 2 Mart 2014 tarihinde meclis kabul etti, 13 Mart 2014 tarihinde,Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konuldu! Önümüzdeki seçimlerden itibaren artık herkes istediği dilde siyasi parti propagandası yapabilecek!

1930’ların CHP’si neydi ki, “Y-CHP”, 1930’ların CHP’si değiliz diyor?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği Erdoğan Suriye’ye terör ihraç ediyor” başlıklı röportajdan [8]  bir bölüm:

“Frankfurter Allgemeine Zeitung: Alman Yeşiller Partisi ve Sosyal Demokratlar (SPD) şu anki CHP’nin sosyal demokrat parti olmadığını aksine, mevcut haliyle “kısmen” milliyetçi ve “şovenist” parti olduğunu dile getirmekte siz ne düşünüyorsunuz?
Kılıçdaroğlu: Eskiden öyleydi ancak şu anda öyle değil…”

Demek eskiden CHP, “milliyetçi ve şövenist” bir partiydi. Sağ olsunlar, kendileri CHP’yi adam ettiler… Demek ki Ata İlkelerindeki düşüncesi, “Y-CHP”de yok!

CHP Milletvekili Nur Serter de, 2011 yılında yaptığı bir söyleşide  [9] “Y-CHP”nin ne olduğunu irdeliyor:

“Şimdi tabi ki tırnak içinde “yeni” CHP olunca, bazı şeyler şaşırtıcı olmamaya başlıyor. “Yeni” CHP’deki yeni kelimesinin hangi amaçla kullanıldığı da burada önemli.

CHP ideolojisi olan bir partidir, Cumhuriyetin kurucusu bir partidir ve çok keskin kırmızı çizgileri olan bir partidir. Eğer yeni CHP, partinin ideolojisinde bir değişiklik yapmayı amaçlıyorsa, bu yeniliğe hiçbir şekilde katılmam mümkün değildir. CHP’nin AKP’ye ya da BDP ye benzemesi gibi bir seçenek CHP’yi yok eder. Ortadan kaldırır. Hiç kimse aslı varken kendisini ona benzetmeye çalışan partiye destek vermez.”

Buradan bakınca ben bir benzetme yapıyorum. Gelin örnekleyelim:

Tarih 20 Eylül 2013, CHP Tunceli Mv. Hüseyin Aygün, CHP Tunceli Mv. er Genç, CHP Tunceli Mv. Mustafa Sezgin Tanrıkulu ortak imzalarıyla TBMM’ye sunulan, “Tunceli İlinin Adının Dersim Olarak Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi”[10]

Buradaki tarihlere dikkat ederseniz, Tunceli Kanunu [11] tarihi 25 Aralık 1935, yani Tunceli kalkışmalarından 2 yıl öncesi. Bu kanunu onaylayan Cumhurbaşkanı Ata’tür!

Bu Y-CHP’nin attığı her adımda, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve Milletvekili Sezgin Tanrıkulu karşınıza çıkıyor! Tüm kanun tekliflerinde, enteresan soru önergelerinde bu ikilinin ismini görüyoruz. Biri yoksa diğeri var!

İkisinin ortak bir yönü daha var! Avukatlar; İkisi de PKK’lı teröristlerin avukatlığını yapmış, birisi devlete tazminat ödettirmiş, birisi Amerikan CIA belgelerine TR705 numarasıyla geçmiştir. [12]

Dün ise daha ilginç bir olay yaşandı! ’nun öğrencisi olmakla övünen Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Y-CHP Mv. Mustafa Balbay, “Y- ’de Dün…” başlığı ile yazdığı köşe yazısında [13] ,10 Kasım izlenimlerini anlatıyor.

Her şeyin başına “Y” koyanlar, ’in de başına “Y” eklemişler.. Yakında “Y-Ata” çıkarsa şaşırmayın!

Kaynakça

[1] – “Kılıçdaroğlu’ndan Sav’a ince gönderme”, Milliyet, 4 Kasım 2010

[2]“Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin yeni Genel Başkanı”, Milliyet, 22 Mayıs 2010

[3] – Cihan Oktay, “Amerikan Belgeleri ile Açılım I”, 14 Eylül 2014 ve “Amerikan Belgeleri ile Açılım II”, Türkçe Tarih Dergisi, 14 Eylül 2014

[4] –  İbrahim Kaypakkaya’nın ölümü ile anma etkinlikleri konusundaki çeşitli hususlara ilişkin, TBMM’ne yapılan, 24/3 Yasama yıl, 7/24709 nolu soru önergesi, 21 Mayıs 2013

[5] – Cihan Oktay, “Kemalizm ve Kemalizm’in Geleceği”, Türkçe Tarih Dergisi, 30 Ağustos 2014

[6]Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 

[7] – Siyasi Partiler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,24/2 Yasama Yıl 2/624 Esas Numaralı kanun teklifi, 22 Mayıs 2012

[8]“Kılıçdaroğlu, Atatürk ve İnönü’ye “Irkçı” mı dedi”, Odatv, 11 Ekim 2013

[9] – “Nur Serter Yeni CHP’yi Odatv’ye Anlattı”, Odatv, 14 Ocak 2011

[10] – Tunceli İlinin Adının Dersim Olarak Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi, 24/4 Yasama Yıl, 2/1768 Esas Numaralı kanun teklifi, 20 Eylül 2013

[11] – Tunceli vilâyetinin idaresi hakkında kanun, Kanun No: 2884, 25 Aralık 1935

[12] – Cihan Oktay, “Amerikan Belgeleri ile Açılım I”, Türkçe Tarih Dergisi 14 Eylül 2014

[13] – Mustafa Balbay, “Y- Anıtkabir’de Dün…”, Cumhuriyet, 11 Kasım 2014

 

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
2014 yılında Türkeli Dergisinde yazarlık yapmaya başlayan yazar, derginin kapanmasıyla birlikte, Türkçe Tarih Dergisi‘ne kuruculuk etmiş ve halen bu dergide yazılarını yayınlamaktadır. Yazar Türkçe Tarih sistemi üzerinde genellikle Milli Mücadele, Atatürk ve Türk Devrimleri üzerine yazılar yazmaktadır. Uzun bir süredir, Rıza Nur ve Hatıratı üzerine araştırmalar yapmakta ve bu çalışmaları ile tanınmaktadır.
Benzer içerikler

Türk’ün Ata Sporu Güreş

Koşay Han, Molla İzzet, Koca Yusuf, Recep Kara, Ali Gürbüz gibi çayır güreşinde dünyaya nam salmış Türk pehlivanlar olduğu gibi bugün minderde de Yaşar Doğu, Hamza Yerlikaya, Rıza Kayaalp, Taha Akgül, Cenk İldem, Mehmet Özal gibi dünyaya rüşdünü ispat etmiş, başarılı isimlerle Türk’ün güreş geleneği dünyaya adını duyurmaya devam etmektedir.

Gelecek, Nasıl Gelecek

Üniversite son sınıftayken dört yıldır müdavimi olduğum kafeteryada yeni çalışmaya başlayan bir gencin hayatına yakından

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku