Türklüğün Kökleri ve Yayılışı

Türk -  Tuğrul Çavdar 2019 fontu
Türk - Tuğrul Çavdar 2019 fontu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Bir ırk ki yüzlerce, binlerce bölüntülere ayrılıyor ve bunların her birisi de yine bir çok kısımlara bölünüyor, ona ufak bir varlık nazariyle bakmak kabil olur mu? Asırlarca müddetle gibi muazzam ve yüz milyonlarca nüfusu olan bir devleti sarsmış ve sonra orada hükümet kurmuş bir kan zayıf telakki edilebilir mi? Bir ırk ki ’da Avrupa’nın bir buçuk misli araziye adını vermiş ve 15-20 milyon kilometre murabbaı yer tutan bir arz parçasında bile sığışamıyarak 48 milyon km. murabbaı koca ’yı on milyon km. murabbaı Avrupa’nın yarısından fazlasını istila etmiş ve bununla da iktifa edemiyerek, hem , hem Avrupa’ya en yakın noktasından Afrika’ya geçmiş bir millet küçük addedilebilir mi?

Bu gün medeni alemde Hıristiyanlık tesirile asıl milliyetini, lüğünü tanımak istemeyen milletler onlarla sayılabilir. Bu baptaki tarihi malumat henüz mebadisindedir: Bütün iddialara rağmen lisan tasniflerinin de henüz çok başlangıçta olduğunu cesaretle söyleyebiliriz. Bu vadideki çalışmalar arttıkça elde edilecek neticeler daha kuvvetle bu iddiayı isbat edecek ve lük hakkında hayrete değer neticeler alınacaktır.

Bugünkü Avrupa kanının müteaddit unsurları ırkına mensuptur. dan ve dolayısıyla Seytlerin bakayasından olan bir çok akvam ve kabail Avrupa’nın merkez ve garbına yerleşerek büyük garbi Roma devletini yıkmış, muahharan şarkta yine aynı kandan gelen şarki Roma’yı da lüğe ilhak etmişlerdir. Zaten Roma daha iki kısma ayrılmazdan evvel ahalisinin yüzde seksenini ırkından olan kabileler teşkil ediyordu.

Biz tarihimizle tevaggule başlamazdan evvel Avrupa ilmi bu yolda hayli ilerlemiş ve şu hulasa ettiğim neticeye varmıştı. Bu gün artık bu vadideki çalışmalar eski kuvvet ve şiddetini kaybetmiştir. Çünkü işin içine ’ün yok edilemez varlığı giriyor ve ü asırlardan beri barbar telakki edenler, kendilerinin de o kandan olduklarını anlayarak bu fena telakkilerinden biraz utanıyorlar galiba? Bunun için bu mevzu üzerinde hala meşgul olanlar ancak birkaç alime inhisar etmektedir. Fakat Avrupa’da ilmin bu tevakkufu karşısında dünyasının biricik medeni mevcudu olan i büyük dahi ve Gazisinin çizdiği ilim yolu üstünde çalışacak ve çalışan ilmi varlık ve gruplar yetiştiriyor. Tarih ve dil sahasında yapılan teşkilat bunun, bu terakkinin birinci müjdecisidir: Öyle zannediyorum ki Avrupa ilim alemi artık bu vadide bize bir randıman veremiyecek, belki bizim, mesaimizi hayretle ve taktirle görecektir.

Kaynakça
Makale yazarı :
Avni Ali Candar
Bibliyografya :
Kaynak :

Türklüğün Kökleri ve Yayılışı, Türk Sociologi Tetkikleri, Necmi İstikbal Matbaası, Sayı 1, 1934, S. 11

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
1 Yorum
En eski
En yeni En çok oylanan
Inline Feedbacks
View all comments
Mustafa Aydoğmuş

Türküm demeye dili varmayan kendi içimizdeki şarlatanların sizin bu sayfanızı takip etmelerini çok isterim. #NEMUTLUTÜRKÜMDİYENE

Benzer içerikler

Sivas Kongresi kararları

Bütün milletçe malum olan iç ve dış tehlikenin meydana getirdiği milli uyanıştan doğan kongremiz gelecekteki

Moğolların Gizli Tarihi

Gerçekten sene Sovyet İlimler Akademisin şarkiyat enstitüsü tarafından neşredilen mühim Kitaplardan biri S.a. Kozin’in Moğolların

Galata Mevlevihanesi

KISACA MEVLEVİLİK TARİHÇESİ Mevleviyye tarikatının kurucusu, 1207 tarihinde [1]dünyaya gelen mutasavvıf ve şair MevlânâCelâleddîn-i Rûmî’dir.

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku