Uygurca 55. Ders

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Ellik beşinçi (55-) Ders – Muhebbet Dégen Néme

Elli beşinci (55.) Ders – Aşk Nedir

Xélil Jibran intayin obrazliq qilip [muhebbetni] şundaq süpetleydu: “Muhebbet saña tac keydüreleydu. Şundaqla séni darğimu asalaydu. U séni perviş qilip östüreleydu hem séni késip taşliyalaydu. U séniñ eñ égiz şaxliriñğa çiqip aptapta şadlinip turğan şax, yopurmaqliriñni söyidu. Şundaqla eñ çoñqur cayliriñğa çöküp yiltiziñni qomurup taşlap, séni zéminidin ayrivételeydu. Sen bir qoltuq buğday, muhebbet séni bağlaydu. Muhebbet séni orup, soqup, saminiñdin ayrip yalinğaçlaydu. Muhebbet séni asmanğa étip soruydu, tasqaydu, adalaydu. U séni tügmenge apirip ikki taşniñ arisida ézip unğa aylanduridu. Muhebbet séni yuğurup xémir qilip muqeddes otqa sélip, pişurup, Allaniñ dastixinidiki muqeddes ğizağa aylanduridu. Muhebbet mana muşundaq bir ceryan. U séni özüñge özüñni tonutidu, muşundaq biliş ceryanidila sen andin hayatliq yürikiniñ bir qismiğa aylinisen.”

Halil Cibran en mecazi şekilde [aşkı] işte böyle anlatıyor: “Aşk sana taç giydirebilir, bunun yanında seni darağacına da asabilir. O hem seni besleyip büyütebilir hem de seni kesip atabilir. O senin en yüksekteki dallarına çıkıp güneşin nurunda sevinç içinde olan dal ve yapraklarını sevip okşar. Şunun yanında en derin mekanlarına inip, kökünü topraktan çekip çıkarıp, seni zeminden ayırıverebilir. Sen bir buğday tanesi, aşk seni alıp götürür. Aşk seni biçip, vurup, samanından ayırıp yalın hâle sokar. Aşk seni göğe savurup, ayıklar, eler, temizler. O seni değirmene götürüp iki taşın arasında öğütüp una çevirir. Aşk seni yoğurup hamur edip mukaddes ateşe salıp, pişirip, Allah’ın sofrasındaki mukaddes yemeğe çevirir. Aşk işte böyle bir şey. O seni kendine kendini tanıtır, böylelikle sen bundan sonra hayatın yüreğinin bir parçasına dönüşürsün. “

Kaynakça
Makale yazarı :
Bibliyografya :
Kaynak :

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Koşma

Milletleri uyandırır uykudan, Bir ateştir… Alevi var külü yok! Hâinlerin ödü kopar korkudanKurtulunca yayından bu

Erzurum Kongresi

Efendiler, bildiğiniz gibi, Erzurum Kongresi 1919 senesi Temmuzunun 23üncü günü pek gösterişsiz bir mektep salonunda

Asil Türk milleti…

Bir gün Makedonyalı yüzbaşı kıt’a çavuşlarından birini bölük komutanı odasına çağırdı. Müfit’le ben de orada

Çingiz Han

Mogolistan’daki kabilelerin birbirleri ile durup dinlenmeden boğuştukları on ikinci yüzyılın ikinci yarısında bir kaç kabilenin

Osmanlı Tarihinde Cellatlar

1826 tarihine kadar Osmanlı Devletinin, askeri disiplinle yetiştirilen ve cellatbaşının nezareti altında devlet cellatları bulunmuştur.

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku