İlteriş Kutluk Kağan

İlteriş Kutluk Kağan - Tuğrul Çavdar 2019 fontu
İlteriş Kutluk Kağan - Tuğrul Çavdar 2019 fontu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Milletimiz tarihte iki kere istiklalini kaybeder duruma düşmüştür. Bunlardan biri yedinci yüzyılda Gök ler çağında, öteki 1914‐1918 dünya savaşından sonradır. Yunan ordusuyla yapılıp o orduyla birlikte öteki düşmanlarının da tepelendiği ikinci istiklal savaşımızdan on üç yüzyıl önce yapılan birincisi, tarihimizin en büyük olaylarından birisidir. ’da yaptığı ikinci istiklal savaşında Batı Eli’nde gözleri olanların hülyalarını yok eden ordusu, Doğu Eli’nde e karşı yaptığı birinci istiklal savaşında da ırın bu büyük düşmanını yere sermiştir. , işte bu birinci istiklal savaşımızın kahramanıdır.

, Doğu Hanı Kiyeli’yi hile ile tutsak edip de istan topraklarını yavaş yavaş ele geçirdikçe, lük için büyük bir tutsaklık çağı başlamıştı. Bu çağ 680 yılına kadar sürdü. Bu müddet içinde tutsaklık zincirini kırmak için yapılan hareketleri şiddetle bastıran , artık ırkını yok etmek için bütün kurnazlıklarını kullanıyorlardı. Onların bu kurnazca siyasetlerine aldanan prens ve beğleri de kendi adlarını bırakıp li beğlerin ce adlarını alacak kadar milliyetlerini unutmaya başlamışlardı. baskısı altında ezilen milletin lüğü, yasası, varlığı hakarete uğruyor, sefalet ve fakirlik eli’ni kemiriyordu. ırkının geleceği kapkaranlıktı. İşte bu kara çağda lüğün içinden bir nur, yeni bir güneş doğdu. Gök ler’in Doğu Hanları sülalesinden İlteriş Kutluk,
milletini yok olmaktan armak için pusata sarıldı ve 680 yılında dağa çıktı.

Bu isyan, tarihimizin en büyük olaylarındandır. Çünkü yarım yüzyıl gücünü, birliğini ve otuz yıl istiklalini kaybetmiş; yurdu, kağanı kalmayan; namuslu kızları hayalık, asil erkek çocukları kul yapılan şanlı bir millet bu isyanla yok olmaktan ulmuştur. İlteriş Kutluk, milletinin istiklalini armak için dağa çıktığı vakit, yanında ancak on yedi er vardı. Irkının kahramanlık, azim, savaşçılık gibi büyük meziyetlerini şahsında toplamış olan İlteriş koca bir devleti yıkma işine bu kadar küçük bir kuvvetle başladı. Fakat az zamanda erlerinin sayısı arttı. Yıllardan beri zulmü altında inleyen, eski şanlı günleri ve istiklali özleyen ler, istan’ın bu büyük çocuğunun açtığı ihtilal bayrağının altında toplanmaya başladılar. İlteriş’in erleri önce yetmiş, sonra yedi yüz oldu. Artık Gök istiklal
savaşına başlamıştı.

Gönlü lük sevgisiyle çarpan kahraman İlteriş, önce milleti yeni baştan atalarının töresince düzene koydu. Onlara milli ruh ve heyecan verdi. Zaten büyük bir davanın halinde ateşi denilen kutlu alevden nur ve güç alınmamasına imkân var mıydı? Bu sayededir ki, ataların töresince düzene konan onun sayıca az erleri, üstün düşman kuvvetlerine karşı yiğitçe vuruştular.

İlteriş Kutluk ve on yedi arkadaşının pusata sarılmasıyla Gök istiklal savaşı bir yıl kadar sürdü. 681 yılı, yarım yüzyıllık kara çağı kapayan kutlu bir tarih oldu. istiklali yeniden ılmıştı.

Bu tarihten sonra İlteriş Kutluk, Gök ler’e on yıl kadar kağanlık yaptı. Millete istiklalini dırmış olan kahraman İlteriş, hayatının bundan sonraki yıllarında istiklal kadar büyük bir diğer vazife, birliğinin gerçekleşmesi için çırpındı. hâkimiyeti çağında boylarının çoğu dağıtılmıştı. Kutluk, kendi milletinin ve devletinin parçaları olan bu dağınık boyları toplamak için at üzerinden hiç inmedi. Bazıları çok güçlü olan bu beğlikler üzerine kırk yedi yol asker yürüttü, yirmi savaş yaptı. Her çarpışma birliği biraz daha tamamlıyor, lük eski halini alıyordu. İlteriş Kağan, bir yandan bütün leri bir bayrak altında toplamaya uğraşırken, diğer taraftan da büyük düşmanı ’e indirdiği yumruklarla hem atalarının öcünü çıkarmış oluyor, hem de milletini zenginleştiriyordu.
En son Batı leri’nin de büyük bir bölümünü birliğe sokmak başarısını gösterince, istiklalinin arıcısı aynı zamanda da birliğinin kurucusu oldu.

Gök lerin bu büyük çocuğu Tanrısı’na kavuştuğu zaman, ondan milletine armağan üç eser kaldı: İstiklal, birliği ve eşsiz bir kahraman olan küçük oğlu … Onun ulu gövdesini, diğer sayısız yiğitlerininki ile birlikte bağrında uyutan istan ve lük bu üç eserin hatırasını yüzyıllarca sakladılar: Bundan sonra da yüz yıllarca saklayacakları gibi…

Kaynakça
Makale yazarı :
Nejdet Sançar
Bibliyografya :
Kaynak :

Irkımızın Kahramanları, Aylı Kurt Yayınları, 1943, s. 14-15

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Cehalet Boyunu Geçmiş

Açıkça itiraf etmek gerekirse, ben ömrüm boyunca bu kadar cehaletin dibinde yaşayan bir insan daha

II. İnönü Zaferi

Londra Konferansı’nın kararlarını kabul etmeyen ve Sevr Antlaşması’nda hiçbir değişiklik yapmak istemeyen Yunan hükûmeti taarruza

Uygurca 55. Ders

Ellik beşinçi (55-) Ders – Muhebbet Dégen Néme Elli beşinci (55.) Ders – Aşk Nedir

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku