Bütün bir Türk milleti aynı kalbi taşıyor

 

592 yılında, Göktürkler ikiye bölünmüştür. Doğu Göktürkler’in başında Şe-Tu Kağan vardır. Çin Kağanı, Şe-Tu Kağana mektup yazarak, ona bir çok vaatte bulunur, bütün Türklerin kağanı olabilmesi için kendisine yardım edebileceğini söyler. Buna karşılık da Çin kağanına bağlı olmasını, Türklerin kılık, kıyafetlerini, dillerinin, geleneklerinin, görenek ve yasalarının hülasa, Türkler’i millet olarak yaşatan maddi ve manevi değerlerinin değiştirilmesini ister. Onların yerine Çin adetlerinin, Çin dilinin, Çin gelenek ve yasalarının kabulünü şart koşar. Bu istek çok düşündürücüdür. Şe-Tu Kağan’ın Çin Kağanına verdiği cevap ise bize bazı gerçekleri anlatmaktadır. Şe-Tu kağanın cevabı şudur.

“ Oğlum, şimdi yanınızda olacaktır. Size her yıl vergi olarak kutsal soydan üretilmiş atlar göndereceğim. Her gün bütün zamanını size verecek, buyruklarınızdan başka boyun eğeceğim bir şey olmayacaktır. Ancak, giysilerimizin önlerini kesmeye, omuzlarımızda dalgalanan saçlarımızı çözmeye, dilimizi de değiştirmeye ve sizin yasalarınızı benimsemeye gelince, bizim törelerimiz ve geleneklerimiz çok uzak çağlardan gelir ki, ben bile bunlardan bir tekini değiştirmeye şimdiye kadar cesaret edemedim. Çünkü, bütün bir Türk milleti aynı kalbi taşıyor“

Makale Kaynakçası :

Ali Öztürk, Ötüken Türk Kitabeleri, Millî Eğitim Basımevi, Ankara: 2001, s.128

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

Haber Bültenimize Kaydolun

Türkçe Tarih'in yeni içeriklerinden en önce siz haberdar olun.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Dilşâd Hatun

200 YIL ÖNCE TÜRKİSTAN’DA YAŞAMIŞ KAHRAMAN BİR TÜRK KADINI Güzelliği ile birlikte kahramanlıkları da dillere destan olan prenseslerimizin en meşhurlarından olan Dilşâd Hatun ayni zamanda Budist Çinlilerle Müslüman Türkler’in yaptıkları…