Ramazanoğulları Beyliği’nin kuruluşu

2.Dönem Anadolu BeylikleriLord Leatherface at tr.wikipedia, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=3882070
2.Dönem Anadolu BeylikleriLord Leatherface at tr.wikipedia, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=3882070
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

’nin kuruluşu, Küçük stan Krallığı’nın yıkılma süreciyle paralel gelişmiştir. in ler üzerine yaptıkları seferlerde yardımcı kuvvet olan menler, fethedilen şehir ve kalelere yerleştirilerek bölgede söz sahibi olmaya başlamışlardı. Özellikle de 1337 yılında stratejik konumu itibariyle önemli bir liman şehri olan Ayas’ın fethinin ardından bölgenin etkin bir şekilde menleştiği kesindir. Üç Oklu menlerin gerek le birlikte gerekse de müstakil bir şekilde Krallığı üzerine yaptıkları hücum ve baskınlar krallarını zorlamış ve dolayısıyla zayıflatmıştır. Çukurova’nın önemli kaleleri Adana, Tarsus ve Misis’in fethinin ardından , menlerin de yardımıyla Krallığı’nın dâhilî çekişmelerinden de istifade ederek bu devlete son vermişlerdir (1375). Ramazanoğulları, Üç Oklu teşekküllerden Yüreğir boyuna mensup olup, yazları Toros dağlarında, kışları Seyhan ve Ceyhan nehirleri arasındaki verimli topraklarda geçirirlerdi. ’ne adını veren Ramazan Bey’in kim olduğu ve faaliyetleri hakkında kayıtlar yetersizdir. Onunla ilgili tespit edilebilen ilk kayıt 1352 yılına ait olup kendisine “men emiri” rütbesinin verildiğine dairdir. Her ne kadar Memlûk kaynaklarında menlerle ilgili kayıtlar dağınık ve kimi zaman kopuk olsa da onun menlerin başında seferlere katıldığı ve mühim başarılar dığı tarafından taltif edilmesi neticesine bakıldığında kesindir. Memlûk Devleti, ’yu kontrol altında tutmak ve başına buyruk hareket eden menleri itaatleri altına almak için ’ni, Dulkadiroğulları Beyliği’nin alternatifi olarak ortaya çıkarmışlardı. Ancak Ramazanoğulları, Dulkadiroğullarını kontrol altında tutamadıkları gibi, daha sonra onların karşısında dıkları başarılarından cesaret alarak e isyan dahi etmişlerdir. Nitekim Ramazan Bey’den sonra beyliğin başına geçen oğlu İbrahim Bey’in hayatı e isyan etmekle geçmiştir. Elbette onun isyanında bölgenin in merkezi Kahire’ye uzaklığı ve Haleb nâiblerinin menlerin durmak bilmeyen akınları karşısında yetersiz kalmaları önemli faktörlerdir. Memlûk nâibleri arasındaki çekişmeleri dahi kendileri için fırsat bilen menler, kısa süreli de olsa itaatten çıkarak bağımsız hareket edebiliyorlardı. Ancak tâbi oldukları , Haleb nâibinin yanında bölgedeki diğer nâibleri ve kimi zamanda merkezden takviye ettikleri kuvvetleri menler üzerine göndererek onları te’dib ediyorlardı. İşte böyle bir seferin neticesinde Ramazanoğlu İbrahim ve kardeşi Mehmed, tarafından öldürülerek cezalandırılmışlardır. Ramazanoğullarının bulunduğu Memlûk Devleti’nin göz ardı edebileceği bir değildi. Burası suğur/avasım olarak adlandırılan hudut bölgesi olması sebebiyle düşmana karşı korunması ve tahkim edilmesi gereken bir yer idi. Aynı zamanda ’e kıyısı olması ve ile Suriye arasında önemli geçitleri ve kaleleri barındırması sebebiyle de ticarî yönden de ayrı önem arz ediyordu. İşte bunun farkında olan Memlûk sultanları, Ramazanoğulları beylerine teşrif (emaret tevcihi) vererek onları kendilerine bağlamışlar ve sürekli murakabe altında tutmuşlardır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Yrd. Doç. Dr. Fatma Akkuş Yiğit
Bibliyografya :
Kaynak :

Ramazanoğulları Beyliği’nin Kuruluşu, Akademik Bakış,  Cilt 7, Sayı 13, Kış 2013, s. 229-230

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

TÜRKÇEYE KARŞI ENDERUNCA

Atalarımız: “Bir bela bin nasihat değer…” demiştir. Son uğradığımız felaketler de bizi uyandırdı. Türkler milliyetlerini

Bir at mezarı: “Sisli Kır”

Sultan II. Osman, Osmanlı padişahlarının on altıncısı, İslâm halifelerinin seksen birincisi olup 1013/1604 tarihinde İstanbul’da

Lidyalılar’ın göçü

Anadolunun Lydia adlı bölgesinde, kral Atys’in zamanında, bir aralık şiddetli açlık baş gösterir. Kral, ahalinin

Çürümüş hukuk

Milletimizi çöküşe mahkûm etmiş ve milletimizin gür sinesinde devir devir eksik olmamış olan teşebbüs sahiplerini,

Hattiler, Hititler ve Güneş Kursu

Ankara Belediye Başkanı Vedat Dalokay’ın başkentin Sıhhiye meydanında diktirmekte olduğu “gümüş kursu” çeşitli yorumların yapılmasına

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku