Hürriyet yolunda

Ali Fuat Cebesoy Atatürk'ü anlatıyor
Ali Fuat Cebesoy Atatürk'ü anlatıyor
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

’i, üçüncü sınıfta meş­gul eden en önemli şey, işte bu hürriyet meselesi idi, bunu kurtardıktan sonra her sahada idareyi dü­zeltmek mükün olabilirdi. Bunun için de muhakkak teşkilât­lanmak lâzımdı. Teşkilâtı memleket içinde ancak genç subay­lar yapabilirlerdi. Mustafa Kemal’in şöyle bir tasavvuru var­dı: üçüncü sınıf kalabalıktı. Bunlardan ancak, pek az bir kıs­mı Harp Akademisi’ne girebilecekti. Geri kalanlar tâyin edil­dikleri kıtalara dağılacaklardı. Bunlardan emniyet ettiklerine daha şimdiden gittikleri yerde teşkilât kurmaları için telkin­ lerde bulunuyordu. Bir gün bana: Hürriyet Yolunda

— Fuat, demişti, biliyorum, bu arkadaşlar er kânı harp olamıyacaklar. Fakat bizlere nazaran daha avantajlı durum­da bulundukları da muhakkak. Çünkü bizden önce ordu safla­rına katılacaklar, eğer Rumeli’ye giderlerse, erkânı harp çık­tığımız zaman bizim için bir zemin ve vasat hazırlamış ola­caklardır.

Demişti. Kurmay sınıflarına geçmiş olan Pirlepeli Ali Fethi (Okyar) de aynı kanaatte idi. Mustafa Kemal, muhakkak kurmay subay olacağına ina­nıyordu. Bir gün:

— Ya erkânı harp olamazsan, ne yaparsın?

Diye yarı ciddî, yarı şaka takılan sınıf arkadaşımız Arif’i derhal susturmuştu:

— Seni bilmiyorum, fakat ben muhakkak erkânı harp ola­cağım.

Mustafa Kemal kurmay oldu. Arif, mümtaz yüzbaşı olarak okuldan çıktı. ’nda teşkilâtın ilk nüvesini kurduk. Tabiî giz­li oİarak. Mustafa Kemal’e benden başka yardım edenler ara­sında Muhittin Baha Pars’ın ağabeyi ile ve bir kaç arkadaş daha vardı. İsmail Hakkı şairdi, güzel yazı yazıyordu. Ömer Naci ise hatipti, güzel konuşuyordu Arkadaşları üzerinde şayanı hayret bir telkin kudreti vardı. Sesinin tonu da çok tatlı idi.
Fikirlerimizi, toplamı binleri aşan Harp Okulu öğrencile­rine aşılamak için sınıfta el yazısı ile bir dergi çıkarmaya karar verdik. Bu görevi başta Mustafa Kemal olmak üzere Ömer Naci ile İsmail Hakkı ve diğer bir kaç arkadaş üzerlerine al­mışlardı. Üçüncü sınıfta hatırımda yanlış kalmadı ise, bu der­gilerden iki veya üç sayı çıkarabildik. Asıl faaliyetlerimiz Harp Akademisi’nde oldu. Bu yüzden az daha okuldan koyula­ caktık. Sırası gelince, bu olaydan da kısaca bahsedeceğim.

Kaynakça
Makale yazarı :
Ali Fuat Cebesoy
Bibliyografya :
Kaynak :

Sınıf arkadaşım Atatürk okul ve genç subaylık hatıraları, Cumhuriyet yayınları, 1997- İstanbul, S. 33-34

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Matrakçı Nasuh

Yazdığı eserlerde – çağdaşları gibi – kendi hayatı hakkında bilgi vermekten imtina etmiş olan Nasûh

Cehalet Boyunu Geçmiş

Açıkça itiraf etmek gerekirse, ben ömrüm boyunca bu kadar cehaletin dibinde yaşayan bir insan daha

Uygurca 22. Ders

Yigirme ikkinçi (22-) Ders – Imtihanğa Teyyarliq Qiliş Mu’ellim ete imtihan almaqçi, biraq oquğuçilar ançe

Planlı dil çalışması

Üniversitelerimizin İlmî Kontrolü Altında Bir Ulûm Akademisi Ve Bunun Türk Dili Şubesini Kurmalıyız Sesli harfi

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku