Uygurca 30. Ders

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Ottuzinçi (30-) Ders

Ğalip Azade bilen yene sinipniñ içide

1 Savaqdaşlar, men tapşuruq depterlirimizni yiğmaqçimen (1) . Ularni mu’ellimimizge apirip bérimen.

2 Bolidu.

3 Depterim avu partida. Mu’ellimning yüñ popaykisi bu orunduqta.

4 Uniñ somkisi qeyerde? Bilemsiler?

5 Men bilmeymen. Bu méniñ som. Dolqun, avu somka séniñkimu yaki mu’ellimniñkimu?

6 Işqaptiki avu somka méniñki. Bu yaqta yene bir somka turidu.

7 Toğra, u somka mu’ellimniñki. Rehmet, Dolqun.

8 Hazir mu’ellimniñ nersiliri ve depterlirimizni uniñ öyige apirip bérimiz.

Otuzuncu (30.) Ders

Galip Azade ile yine sınıfın içinde

1 Arkadaşlar (sınıf arkadaşları), ben ödev (tapşırık) defterlemizi toplayacağım. Onları öğretmenimize götürüp verceğim. — 2 Tamam (oldu). — 3 Defterim şu sırada (masada). Öğretmenin yün kazağı bu sandalyede. — 4 Onun çantası nerede? Biliyor musunuz? — 5 Ben bilmiyorum. Bu benim çantam. Dolkun, şu çanta senin (seninki) mi yoksa (ya ki) öğretmenin mi? — 6 Dolaptaki şu çanta benim (benimki). Bu tarafta bir tane daha çanta var (duruyor). — 7 Doğru, o çanta öğretmenin. Sağ ol, Dolkun. — 8 Şimdi öğretmenin eşyaları ve defterlerimizi onun evine götürüp vereceğiz.

NOTLAR. — (1) -mekçi-maqçi ekleri cada gelecek zaman ekleridir, ancak bizdekinden farklı olarak niyet bildirir. bermekçimen: vermeye niyetim var, vereceğim

Kaynakça
Makale yazarı :
Bibliyografya :
Kaynak :

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türk Efsanelerinde Güneş

“Ne ay, ne güneş varmış, insanlar uçarlarmış, Uçanlar ısı verir, ışıklar saçarlarmış. Nasıl olmuşsa birgün,

Bir olay ve hatıra

“Okul idaresinin aldığı bütün tedbirlere rağmen yatakhanede gizli gizli okuduğumuzu nasıl unutabilirim. Mustafa Kemal bir

Çingiz Han

Mogolistan’daki kabilelerin birbirleri ile durup dinlenmeden boğuştukları on ikinci yüzyılın ikinci yarısında bir kaç kabilenin

Türk sözü

Şimdiye kadar birçok kitaplar ve risaleler çıktı. Kimse alıp okumuyordu. Muharrirler: Ah bizim Türkler… diye

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku