Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

İstanbul Türk elinde kalacak mı?

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed'in İtalyan ressam Gentile Bellini tarafından yapılmış bir tablosu, 1480. Victoria and Albert Müzesi, Londra
Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed'in İtalyan ressam Gentile Bellini tarafından yapılmış bir tablosu, 1480. Victoria and Albert Müzesi, Londra
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

İstanbul Rumları arasında Sokrat adında bir bilgin varmış, geçmişi bildiği kadar, geleceği de bilirmiş. Hakan bu bilgin Rumu huzuruna çağırmış ve şöyle demiş:

“Seni bana çok methettiler. De bakayım bana, İstanbul’u ben fethettim, fakat acaba muhafaza edebilecek miyim, devletim baki kalacak mı?”

Sekiz gün mühlet isteyen Sokrat, adalet mekanizmasının işleyişini takip eder. Ertesi sabah Sultan Mehmed’in tayin ettiği Türk kadısının mahkemesine vardı, kağıdını gösterip içeri girdi, birkaç gün peş peşe hep
mahkemeye gidip geldi. Üçüncü gün kadının önüne bir davacı çıktı ve derdini anlattı:

“Üç gün evvel atpazarından bir at aldım. Eve getirip ahıra çektiğim zaman bir türlü yemlenmediğini ve madrabazın bana hasta hayvan satıp oyun oynadığını anladım. Hemen pazara dönüp geri vermek istedim. Fakat madrabaz ayak diredi:

“Satılan mal geri alınmaz. Hayvanın ağzına kendin bakmadın mı?” dedi. Bunun üzerine dün sabah hakkımı aramak için sana geldim. Fakat sen
mahkemede yoktun. Eve döndüğüm zaman hayvanın ahırda nalları diktiğini gördüm.

“Kadı sordu:

-Kaça aldın hayvanı?
-Beş akçeye
-Eğer ben dün mahkemeye gelseydim, madrabazı mahkum eder, hayvanı geri aldırtırdım. Vazifemi ihmal ettiğim ve mahkemeye gelmediğim için hakkının yenmesine ben sebep oldum. Al paranı, hak yerini bulsun.

Kadı, cebinden beş akçe çıkardı ve davacıya verdi. Alim Sokrat hemen yola koyulup huzura çıktı, istediği mühletin üçüncü günü Fatih’e

Hakanım ! Adalet böylece yerine getirildikçe devletine son olmaz”dedi.

Kaynakça
Makale yazarı :
II. Mehmed (Fatih)
Bibliyografya :
Kaynak :

Efsanelerin istanbul’ u, Fetih ve Fatih, Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz, 2005-2006 Fatih sempozyumları I-II, tebliğler, Fatih Belediye Başkanlığı, Kültür Yayınları, Mayıs 2007, s. 158

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 32. Ders

Ottuz ikkinçi (32-) Ders Nur bilen Betti oxşaş bir mektepte Xenzu tili öginivatidu. Ular Uyğurçe,

Türk oğlu, Sinanoğlu

2015, öyle sanıyorum ki, Türkiye’ye çok fazla şey kaybettirdi. Yitirdiğimiz en son değer ise, dünyaca

Uygurca 25. Ders

Yigirme beşinçi (25-) Ders – Bu Kimniñ? Tursunay Qari bilen birinçi qétim uçrişidu. 1 —

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku