Tamgalı Say, Saymalıtaş

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

“Buraya resimleri çizenlerin, uzayda var olduğu söylenen başka dünyalarla bir bağı mı var acaba?”

Geçen yıl (2004) gittiğim ile karşılaştırmalar yapıyorum kendimce. Buradaki resimler ve oradakiler arasında çok benzerlikler var. Fakat burasının bir önceki dönem olduğuna dair kesin karar veriyorum. Resimlerde Şamanı bulamıyorum, ve etrafında oluşturulan şölen halkasının temsil ettiğini düşündüğüm, “devlet” yani ”organizasyon” olgusunu buradaki resimlerde henüz göremedim. Tamgalı Say’da vardı. Ama buradaki resimler daha canlı ve daha çok hayatın içinde, cinselliği çok açık anlatan resimlerle karşılaşıyorum. Kutsal geyiklerin koşulduğu araba resmi, avlanma resimleri, tren yolu gibi çizilmiş resimler, uzay aracına benzeyen ve yanında ellerini gökyüzüne açmış adamı görünce şaşkınlık ve hayretle bakıyorum, kendi kendime soruyorum, ”Buraya resimleri çizenlerin, uzayda var olduğu söylenen başka dünyalarla bir bağı mı var acaba?”, garip ama bu soruyu düşünüyorum. Çünkü bugün modern temel bilimlerde kullanılan simgeler var, sigma, zigot işaretleri gibi. Gamalı haç resmi ise ayrı bir ilgi noktası sanki kayadan kayaya uçuyorum, resimlerin her birine yetişmek istiyorum. Türklerin simgesi olan ”” resmini birçok yerde görüyorum, geyik ve yaban keçisi resimleri sayılamayacak kadar çok. Parça parça olmuş kayaların alt kısımlarında da resimlerin olduğu muhakkak ama bunlar nasıl ters döndü, nasıl bu hale geldi? Zor sorular. Burada bu kadar resim varsa, kesinlikle bir şehir ve medeniyetin var olduğunu kabul etmek gerekiyor. Vadinin orta kısmında küçük küçük tepeciklere daha dikkatli bakıyorum, muhtemelen dün gece höyüklerden birinin üzerinde uyuduğumuzu düşünüyorum.

Kaynakça
Makale yazarı :
Servet Somuncuoğlu
Bibliyografya :
Kaynak :

Saymalıtaş Gökyüzü Atları, Karlı Dağlardaki Sır, Atokyay Yayıncılık, Ocak 2011, İstanbul, s. 32, 33

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Dilşâd Hatun

200 YIL ÖNCE TÜRKİSTAN’DA YAŞAMIŞ KAHRAMAN BİR türk KADINI Güzelliği ile birlikte kahramanlıkları da dillere

Ağaç Ata

Bazı Türk boyları örneğin Uygurlar ağaçtan türediklerine inanırlar. İki nehrin kavşağında bulunan bir adacığın tam

Bir at mezarı: “Sisli Kır”

Sultan II. Osman, Osmanlı padişahlarının on altıncısı, İslâm halifelerinin seksen birincisi olup 1013/1604 tarihinde İstanbul’da

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku