İkinci Pazırık Kurganı

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Rus arkeologu S.İ. Rudenko tarafından 1929 yılında dağları bölgesindeki ı kazısında meydana çıkarılan kültür maddeleri ve donmuş on at cesedi arkeologlar arasıda derin ilgi uyandırmıştı. (bk. II. T. Tarih Kongresi zabıtları, s. 142-151). yakınlarında bulunan birçok lar daha 1927’de S.İ. Rudenko’nun dikkatini çekmişti. İşte bu larından birinde yine Rudenko tarafından 1947’de kazı yapılmıştır. Bu kazıda meydana çıkarılan kültür eserleri de mezarında çıkarılan kültürün aynı olduğunun görülmüştür. “Sovetskaya Archeologiya” dergisinin XI. cildinde S.İ. Rudenko’nun yayınladığı ihzari raporda bildirildiğine göre kazı için seçilen ın kutru 30 metre, orta kısmının yüksekliği 1.75. m.’dir. ın ortasındaki kubbemsi toprak yığını altında dörtken şeklinde (7.1×7.8 genişlikte ve 4 m. derinlikte) mezar çukuru bulunmaktadır. Yaz ortaları olmasına rağmen mezar don (erimemiş) olduğu için kazı çok ağır ilerlemiştir. Mezarın dibi kırık taşlar, 10 sant kalındığında, döşenmiş, bunun üzerine kütüklerden defin odası kurulmuştur. Odanın duvarı siyah keçe ile kaplanmıştır. Mezarın kuzey tarafında, koşum (eğer ve gem) takımlariyle 7 at cesedi bulunuyor.

Birinci mezarı gibi bu mezar da çok eski zamanlarda soyulmuştur. Soyguncuların, kütükleri kesmek için, bronz keltler kullandıkları kütüklerde kalan izlerden anlaşılmaktadır. Soyguncular atların bulunduğu odaya dokunmamışlar, fakat ölü odasın altüst etmişlerdir.

Atların odası nisbeten yüksekçe bulunduğundan içindeki buzlar zaman zaman erimiş ve cesetlerin bozulmasında sebep olmuştur. Atların, ikisi müstesna, yeleleri kesilmiş, kuyrukları ise hepsinin de örülmüştür. Koşum takımları birinci mezarındakilerin aynıdır. Eğerlerin üzerine konulan yastıkların ikisi otla, kı geyik yünü ile doldurulmuştur. Kolan tokaları boynuzdan yapılmıştır. Kayışları muhafaza edilmemiştir. Eğerin kaplamaları kartal grifon figürleriyle (resim ı), bir tanesi de geyik figürleriyle süslenmiştir.

Gemlerin süsleri geyik boynuzundan işlenmiştir, alınlık kayışlarındaki süs ağzında iki kaz bulunan arslan grifono figürüdür (resim 2) Gemin yanak kayışlarındaki tokalar ak nilüfer (lotüs) çiçeğine benzeyen bezekle süslenmiştir (res. 3). çı sapı at başı figürü oyularak yapılmıştır (res. 4)

Ölü odasında bir erkek, bir cesedi parçalanmış halde bulunmuştur. Her iki ceset tahnit edilerek defineden öne, şimdiye kadar malum olmayan bir usul ile, kurutulmuştur. Her iki ölünün saçları siyah erkeğin yaşı 50-60 arasında, ın 40 yaşından fazla olduğu tahmin edilmiştir. Odanın tabanı soyguncular girmeden önce 12-20 sant. Kalınlığında donmuş olduğu anlaşılmaktadır. Soyguncular tabutu kırmağa, değerli eşyayı almak için ölüleri parçalamağa mecbur olmuşlardır. Her iki ölü bir tabuta konalark gömülmüştür. Erkeğin kaatasında delikler vardır. Bir savaş aletiyle vurulduğu bellidir. ın zorla öldürüldüğünü gösteren emmare görülmemiştir. Erkeğin yüzü mongoloiddir, da ise bu tip müşahede edilmiyor, elbiseleri parça parça edilmiştir. Elbiselerin biçimi hakkında, parçalar toplanıp eski haline konulmadan, bir şey söylemek vakitsiz olur. Bununla beraber elbisenin, bilhassa sincap kürkünün, çok zarif ve şık olduğu anlaşılmaktadır. Bu kürk, koç kafası figürleri bulunan ince altın levhacıklarla süslenmiştir. Ayak kapları boncuk ve pirit billürlerle işlenmiş, ince keçeden yapılmış çorapları da orijinaldir. ın kemerinden koparılan tokalardan biri soyguncuların açtığı yolda, diğeri de tabutun dibinde bulunmuştur. (resim 5) Gümüşten yapılmış at figürü de elbiseye takılan süslerdendir (resim. 69) Maden eşya arasında bulunan gümüş ayna mühimdir (resim 7.). ölü hediyeleri arasında torbalar (kese) bulunuyor. Bunlardan biri bronzdan yapılmış altın kaplamalı ördek firgürleriyle süslenmiştir. Bir torbanın süsleri altın yaldızlı bakır levhacıklardır. Bu levhacıkların birinde iki teke (resim 8) diğerinde yırtıcı grifonlar (resim9) görülmektedir.

Tabutun baş tarafında bulunan kartal grifono bilhassa dikkate değer. Bu grifon ağaçtan yontulmuş olup çok karışık bir kompozisyondur. Grifonon ağzındaki geyik kafatası da aynı ağaçtandır (resim 10) Bu grifon defin töreni için mahsus yapılmış olması gerektir. Mezar odasına dört masa konulmuş; bunların marangoz tezgahında yapılmış olduğu şüphesizdir. İki masanın ayakları arslan şeklinde işlenmiş. Kaplardan biri çaydanlığa benziyor, ağaçtan yapılmıştır,sapı öküz boynuzundandır (resim 11). Deriden kesilmiş bir sığın figürü (resim 12), harpa tipinde telli saz aleti, iki tane balçık kap, iki tane ağaç kap bulunan eşya arasındadır:

S.İ. Rudenko ihzari raporunun şöyle tamalıyor:

“1947 senesinde kazılan mezarda bulunan eşyanın bütün kompleksi bu mezarın ait olduğu kavmin yüksek kültürü hakkında tanıklık vermektedir. Bu kültürün kökleri kültürü dünyasıyle sıkı sıkıya bağlıdır ve çağdaşı olan Ön- kavimleriyle kültür münasebetlerinin izlerini taşımaktadır. Bu devrin M.Ö. V. veya IV. asırlar olduğunun, abide bütün teferruatiyle öğrenilmeden, söylemek vakitsiz olur. Bununla beraber denebilir ki, burada bulanan her şey bu mezarın lı ahamenid sülalesi devriyle çağdaş olduğunun göstermektedir. ile kültür veya ticaret münasebetlerini gösteren unsurlara hiç rastlanmıyor. Redine yapılmış şeylerden birinde cila izi bulunuyorsa da şimdilik bu da tekkik edilmiş değildir. Pamir, tibet dağlığı kavimleriyle münasebeti olması muhtemeldir (ayna, yak-Tibet öküzü) Fakat bu cihet dahi incelenmeye muhtaçdır.

Bu kültürün Mongoloid kavme ati olduğunun tesbit edilmiş olması çok mühimdir. Bu mezarda bulanan maddeler münasebetiyle ortaya çıkan bu ve daha birçok meseleler Doğu ’da Ulagan yaylasında daha fazla tetkik yapılmasını icap ettirmektedir. Bununla beraber iyice anlaşılmıştır ki Doğu ’daki donmuş mezarlar kültürü başka abidelerinde rastlamayacak teferruatla meydana çıkmaktadır. Bu kültür Orta ve Batı ’nın yerleşik ve göçebe kavimlerinin kültürlerinin teşekkül ve inkişafına büyük tesirler icra etmiştir.”

Kaynakça
Makale yazarı :
Abdülkadir İnan
Bibliyografya :
Kaynak :

İkinci Pazarık Kurganı Belleten Ocak 1952 Cilt. XVI S.61 Sayfa: 137-139

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Kadınlar…

kadının en büyük vazifesi, analıktır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin

Kurt içerikli atasözleri

Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür (Türkiye Türkçesi)Kurdun konaklığına get, köpeği de ardından apar (Kazak

Hüseyin Nihal Atsız

Hüseyin Nihal (Atsız) doğ. İstanbul 12 ocak 1905), Türk şairi, tarihçisi ve düşünürü. Babası Dorullu

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku