İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

üç ana birimden oluşan bir ler kompleksidir. si, Eski Şark Eserleri si ve ili Köşk si. iye’nin ilk si olan ’nin koleksiyonlarında imparatorluk topraklarından getirilen, çeşitli kültürlere ait bir milyona yakın eser bulunmaktadır.

Osmanlı’da tarihi eser toplama merakının izleri dönemine kadar uzanır ancak ciliğin kurumsal olarak ortaya çıkışı ’nin 1869 yılında ‘-i Hümayun’ yani İmparatorluk si olarak kuruluşuna denk gelir. Aya İrini Kilisesi’nde o güne değin toplanmış k eserlerden oluşan -I Hun, ’nin temelini oluşturur. Aya İrini’nin yetersiz kalması ile döneminde yaptırılmış olan ‘ili Köşk’ ye dönüştürülmüştür. Halen ’ne bağlı olan ili Köşk restore edilerek 1880 yılında ziyarete açılır.

1881 yılında Osman Hamdi Bey’in müdürlüğüne atanması ile birlikte ciliğinde yeni bir çığır açılır. Osman Hamdi Bey Nemrud Dağı, Myrina, Kyme ve diğer Alolia Nekropolleri’nde ve Lagina Hekate Tapınağı’nda kazılar yapmış, 1887-1888 yılları arasında Sayda’da (Sidon) yaptığı kazılar sonucunda Sidon Kral Nekropolü’ne ulaşmış ve dünyaca ünlü İskender Lahdi başta olmak üzere pek çok lahit ile İstanbul’a dönmüştür.

kompleksi içerisinde en eski yapı (Miladi 1472) ili Köşk’tür. Şu anda çini ve seramik örneklerinin sergilendiği ili Köşk si, İstanbul’daki Osmanlı dönemi sivil mimari örneklerinin en eskilerindendir.

Eski Şark Eserleri si olarak kullanılan bina, Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel lar Akademisi olarak inşa ettirilmiştir. Binanın mimarı daha sonra Klasik binasını inşa edecek olan Alexander Vallaury’dir. 1917 yılında akademinin Cağaloğlu’na taşınması üzerine bu bina ler müdürlüğüne tahsis edilmiştir.

si ise dönemi için, dünyada binası olarak inşa edilmiş ender yapılardan biri olma özelliği ile göze çarpar. İstanbul’daki Neo-Klasik mimarinin en güzel ve görkemli örneklerinden biridir. Alınlık üzerinde bulunan yazıda ‘Asar-ı Atika si’ (Eski Eserler si) yazmaktadır. Yazının üzerinde bulunan tuğra, Sultan Il. ülhamid’ e aittir.

1887 ve 1888 yılları arasında Osman Hamdi Bey tarafından yapılan Sidon Kral Nekropolü Kazısı’ndan İstanbul’a getirilen, aralarında İskender Lahdı, Ağlayan lar Lahdi, Likya Lahdi, Tabnit Lahdi gibi ihtişamlı eserlerin sergilenebilmesi için yeni bir binasına ihtiyaç duyulmuş, ili Köşk’ün karşısına dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen klasik bina 13 Haziran 1891’de ziyarete açılmıştır.

Müdürlüğü binalarındaki alt katta yer alan, 1, 16, 17, 18, 19, 20 numaralı salonlar ve üst kattaki salonların tamamının; Ek Bina zemin katta ”Assos Sergi Salonu” ve ”İstanbul’un Çevre Kültürleri: Trakya, Bithynia – Bizanas” sergi salonları ziyarete kapalıdır.

Kaynak :

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı – Müzeler

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Çalışmak

Memleket ve milletin Kurtuluşu ve mutluluğu için çalışmaktan başka bir maksadım yoktur. Bu, bir insan

Unutulmuş adam: Yusuf Akçura

Tarihçi Berkes’in (1976), ”Unutulmuş adam” adını verdiği Yusuf Akçura’nın Türkçülüğünü Fransız araştırmacı Georgeon’nun (1986) Türkçeye

Osmanlı Tarihinde Cellatlar

1826 tarihine kadar Osmanlı Devletinin, askeri disiplinle yetiştirilen ve cellatbaşının nezareti altında devlet cellatları bulunmuştur.

İnsan ve sistem

Milletlerin ve toplumların kalkınıp yükselmesinde sistemler mi daha büyük rol oynar, yoksa sistemleri uygulayacak insanlar

Türklerde Kalın adeti

Türk evlenme hukukunun, önemli motiflerinden birisi de “kalın”dır. kalını, geçen yüzyılda Türk illerinde araştırma yapmış

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku