Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Bir anne tüm dünyayı değiştirebilir!

Bir anne tüm dünyayı değiştirebilir!
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

“Anneler günün kutlu olsun Zübeyde annem..

Tüm annelerimizin ‘Anneler Günü’ kutlu olsun…”

Günlerden bir gün küçük Mustafa, yine her zamanki saatinde okuldan evine dönmüştür. Evin merdivenlerini yavaşça çıkarken Hüseyin dayısını görür. Evde olağanüstü bir sessizlik hakimdir. Annesi ’la yukarıdan gözleri kızarmış, yorgun ve bitkin bir halde inerken karşılaşır. ’ın tek bir söz bile söylemeye kudreti yoktur… Mustafa donmuş gibidir. Üzgün fakat tam bir olgun delikanlı sakinliğiyle sarıldığı annesine cevabını az çok tahmin ettiği o acı soruyu sorar:

“Babam? Öldü mü?”

hıçkırıklarını tutamıyordur. Eşi Ali Rıza Efendi’nin vefatı ile genç yaşta dul kalmıştır… Oğlunun iyi bir tahsil görmesi için çabalayacağı dönemler başlamıştır artık onun için.

Yıllar geçer, 44 yaşındadır … Harp Okulu’ndan henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkan oğlu Mustafa’nın hayata ilk adımı zindana rastlar. Oğlunun aylarca zindanda yatmasından ancak hapisten çıktıktan sonra haberi olur. Ve derhal onu görmeye alalacele İstanbul’a gider. Fakat orada oğluyla ancak üç beş gün kaldıktan sonra Abdülhamit’in casusları, cellatları İstanbul’da kaldıkları evi sarar ve Mustafa’yı alıp götürürler. henüz oğluyla hasret gideremeden yine yapayalnız kalmıştır…ağlayarak oğlunun peşinden gider. Mustafa’sı sürgün yerine götürecek olan vapura bindirilirken görüşmesi bile engellenen , göz yaşları ile Sirkeci rıhtımında acılar ve kederler içinde birbaşına yapayalnız kalmıştır…

İşte, bu mübarek ananın tüm hayatı oğluna kavuşma hayalleri ile geçer… Ne zaman Mustafa’sına kavuşsa, oğlu, yeni bir görev ile Libya’ya ardından Sofya’ya Çanakkale’ye Diyarbakır’a vatanı uğruna yurdun dört bir yanına koşar… Derken savaş son bulur, Mustafa evine, İstanbul’a döner. Ancak İstanbul işgal altındadır…

, kısa süreliğine de olsa oğluna kavuştuğunu sanmıştır. Lâkin yanılıyordur. İşgal İstanbul’unun acı fakat sessiz çığlığının her Türk’ün yüreğinde hissettiği bir gün, Mustafa’sından işittiği şu sözlerle yine ayrılığın vereceği acı bir kedere, özleme ve yalnızlığa gömülecektir.

“Anneciğim, burası Selânik gibi değil.. Ben gittikten sonra yanılıp da sokaklara çıkmayın! Benim işim büyük.. Bu işte muvaffak olabilmem için kalp huzuruyla çalışmam lâzım.. Beni merak ve endişede bırakmayın.. Giderken gözüm arkada kalmasın.. Elimi, ayağımı bağlamayın. Memleket için çalışırken sizden yana bir üzüntüye uğramak istemem…”

Evet, Samsun’a Kurtuluş mücadelesini başlatmaya gidecektir oğlu…peki, ya geri dönemezse, ya bir daha asla oğlunu göremez ise?

Zaten hasta olan heyecandan düşüp bayılır; biraz sonra kendine geldiği zaman, oğlunun muvaffak olması için Tanrı’ya dua ediyordur…

Aralarındaki özlem tekrardan uzun süre devam edecek ve bu özlem 14 Haziran 1922 günü Adapazarı’nda son bulacaktır. Buluşma sahnesi herkesi duygulandırmıştır ve bu kavuşmaya tanık olanlardan Ahmet Emin Yalman şunları söyleyecektir:

“Bu yüksek ruhlu kadın, küçük yaşta babasız kalan evladını yetiştirmek için büyük azimle çalışmış ve her türlü zorluğa göğüs germişti. Yıllardan beri görmediği oğluyla üzerinde sade bir basma entari olduğu halde buluşmaya giderken yanındakiler kalbinden rahatsız olduğunu bildiklerinden onu hazırlamak kaygısına düşmüşlerdi. Bu endişeyi sezmesi, bize sakin olduğunu söylemesi onun ne asil ruhlu olduğunu gösteriyordu.”

O sadece vatan için yıllarını cephelerde geçiren Mustafa Kemal’in değil, Türk milletinin de annesiydi..

O, bir annenin tüm dünyayı değiştirebileceğini herkese göstermişti…

Kaynakça
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
1984 yılında Kırıkkale’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Kırıkkale’de tamamladı. 2013 yılında ‘İşletme’ alanında Lisans Eğitimini tamamladı. Halen Niğde Üniversitesi ‘Tarih’ Bölümü öğrencisi olan Ümit Doğan, evli ve bir çocuk babasıdır.
Benzer içerikler

Türk’ün Ata Sporu Güreş

Koşay Han, Molla İzzet, Koca Yusuf, Recep Kara, Ali Gürbüz gibi çayır güreşinde dünyaya nam salmış Türk pehlivanlar olduğu gibi bugün minderde de Yaşar Doğu, Hamza Yerlikaya, Rıza Kayaalp, Taha Akgül, Cenk İldem, Mehmet Özal gibi dünyaya rüşdünü ispat etmiş, başarılı isimlerle Türk’ün güreş geleneği dünyaya adını duyurmaya devam etmektedir.

Sultanahmet ve Fatih Mitingi

15 Mayıs 1919’da İzmir’in İşgali üzerine Türk Ocağı ve Karakol Cemiyeti tarafından düzenlenen, Trakya-Paşaeli Müdafaa-i

Geldikleri Gibi Giderler!

Türkçe Tarih sayfamızdaki bir takipçimiz, “Geldikleri gibi giderler!” konu başlığımızın altına, bu sözün Atatürk’e ait

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku

Sarmatlar