Milli Mücadele’de Büyük Taarruz

Mustafa Kemal Paşa Afyon'da bulunan, Büyük Taaruz'un kendisi tarafından başlatıldığı, sevk ve idare edildiği Kocatepe'de
Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Mustafa Kemal Paşa Afyon'da bulunan, Büyük Taaruz'un kendisi tarafından başlatıldığı, sevk ve idare edildiği Kocatepe'de Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Milli Mücadele’de Büyük Taarruz
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Komuta Kurulu, Sakarya Muharebesi’nden sonra Batı Cephesi’nde egemen olan uzun sessizlik döneminden orduyu Yunan müdahalecilere karşı kesin savaşa hazırlamakta yararlandı. 1922 ortalarında baştan başa yeniden örgütlendirilmiş ve genel bir saldırı için tüm gereçlerle donatılmıştı. [1] Silah gücü, 98.596 tüfek, 2.025 hafif, 839 ağır olmak üzere 2.864 makineli tüfek ve 323 topa ulaşmıştı. Başlangıçta gerçekleştirilmesi olanaksız gibi görünen bu miktarlarla silah gücü olarak Yunan ordusuna tam olarak yetişilmemişti ama yaklaşılmıştı.[2] 25 Ağustos akşamı güneş battıktan sonra birlikler hazırlık mevkilerine doğru ilerlediler. Gece yürüyüşleri tam bir sükûnet ve intizam içinde cereyan ediyordu. Ay, hilâl halinde idi. Bu hilal, karşısındaki yıldızla Sancağını temsil ediyor, bize hafif ışığı ile yol gösterirken, hareketlerimizi de gizliyordu. Saat 22.00’ye kadar bütün tertipler alınarak hücum çıkış yerlerine yaklaşmak için gereken işlerin yapılmasına başlanıldı.[3] 26 Ağustos sabahı Baş Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi ı İsmet Paşa ve Birinci Ordu ı ile birlikte muharebeyi yakından izlemek ve idare etmek üzere Kocatepe’deki gözetleme yerine çıktılar. Tarihi taarruz işte burada başladı. Topçuların sabah saat 04.30’da tanzim ateşi ile başlayan hareket, saat 05.00’te önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti. Sabah 06.00’da piyadelerimiz Tınaztepe’ye hücum mesafesine yaklaşarak, tel örgüleri aşıp Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra

Tınaztepe’yi işgal ettiler. Bundan sonra saat 09.00’da Belentepe’ye daha sonra Kalecik-Sivrisi’de düşmandan temizlendi. 27 Ağustos saat 18.00’de Afyon, 8’inci fırka tarafından arılmıştır. Afyon uluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştur. Afyon artık hürdür. Tarihi ve askerî hiz de hazır önemli bir merkezdir. Başlık karargâhı ile Batı Cephesi lığı karargâhı derhal Afyon’a taşınmıştır. [4] Günü Dumlupınar’da Başkumandanlık Meydan Muharebesi yapıldı. Burada düşman her taraftan sarılarak tam bir hezi uğradı. Yunan ordusu ölü, yaralı ve kısmen de esir olmak üzere perişan oldu. Son anda başkumandanlığa getirdikleri Trikopis’ de esirler arasında idi. [5] Yunan ordusu 5 gün gibi kısa sürede bozguna uğradı. Perişan olan düşmanın durmasına ve toparlanmasına fırsat vermemek için Baş Paşa, 1 Eylül 1922’de herkesçe bilinen o meşhur emrini verdi: “Ordular ilk hedefiniz ’dir, ileri!”. , ’e doğru hızla çekilen Yunan ordusunu takip etmeye başladı. Yunan kuvvetleri bu çekiliş sırasında geçtiği bütün yerleri yakıp yıkıyor ve çoluk çocuk demeden sivil halkı katlediyordu. Hatta sırf bu maksatla yerli Rum ve Ermenilerden oluşan ve sayısı 3.000’i bulan tahrip taburları oluşturmuşlardı. Yunan ordusunu takip eden kuvvetleri 1 Eylül 1922’de Uşak’a girdi. Arkasından Eskişehir (2 Eylül), Nazilli, Simav, Salihli, Alaşehir, Gördes (3 Eylül), Kula (4 Eylül), Balıkesir, Bilecik (6 Eylül), Aydın (7 Eylül), ve Manisa (8 Eylül) Yunan işgalinden arıldı. Nihayet süvarileri 9 Eylül öğleden önce ’e girdi. [6] 18 Eylül’de ise Batı ’nun tamamı düşmandan temizlendi. Büyük Taarruz’un ılmasıyla birlikte uluş Savaşı’nın silahlı safhası sona ermiş diplomasi safhası başlamıştır. İtilaf Devletleri’yle yapılan görüşmeler sonucunda Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Batı Cephesi kapanmıştır.

Kaynakça

[1] – A. M. Şamsutdinov, Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi, Çev. Ataol Behramoğlu, İstanbul, 1999, s.282

[2] – Metin Aydoğan, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı, İzmir, 2005, s.315

[3] – Fahri Belen, Türk Kurtuluş Savaşı, Yay. Haz. Enis Şahin, İstanbul, 2014, s.423

[4] – Hamza Eroğlu, Türk İnkılap Tarihi, Ankara, 1990, s.190-191

[5] – Kazım Özalp, Millî Mücadele, Ankara, 1988, s.234

[6] – Nuri Köstüklü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, C1, Eskişehir, 2012, s.151

M. Şamsutdinov, Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi, Çev. Ataol Behramoğlu, İstanbul, 1999

Fahri Belen, Türk Kurtuluş Savaşı, Yay. Haz. Enis Şahin, İstanbul, 2014

Hamza Eroğlu, Türk İnkılap Tarihi, Ankara, 1990

Kazım Özalp, Millî Mücadele, Ankara, 1988

Metin Aydoğan, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı, İzmir, 2005

Nuri Köstüklü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, C1, Eskişehir, 2012

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
9 Ekim 1988 İstanbul doğumlu tarihçinin memleketi Giresun’dur. İlk ve ortaöğretimini İstanbul’da tamamlamıştır. Sakarya Üniversitesi Tarih bölümünü bitirmiştir. Eğitim kurumlarındaki 8 yıllık öğretmenlik kariyerine yine bir eğitim kurumu olan Uğur Okulları bünyesinde öğretmen ve yönetici olarak devam etmektedir. 2017 yılında “Mustafa Kemal’in Muhafız Komutanı Giresunlu Osman Ağa” isimli ilk çalışmasını yayınlamıştır. Ardından Nisan 2020’de İstanbul’un işgal yıllarını ve İstanbul’un kurtuluş sürecini anlatan “İşgalden Kurtuluşa İstanbul” adlı çalışmasını yayınlamıştır.
Benzer içerikler

İskilipli Âtıf

Öyle zamanlara denk geldik ki, Milli Mücadele zamanında kim milletin yanındaysa onlar artık hain! O

Geldikleri Gibi Giderler!

Türkçe Tarih sayfamızdaki bir takipçimiz, “Geldikleri gibi giderler!” konu başlığımızın altına, bu sözün Atatürk’e ait

Okumaz-Yazarlar

Dün yayınlanan BBC Arşiv Odası programının konusu yine Uğur Mumcu’ydu.[1] Biliyorsunuz ki, 24 Ocak 1993

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın