Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Türkçe’ye kimler “Osmanlıca” der?

Ömer Seyfettin'in Rıfat Bey'e takdim ettiği fotoğafı
Kaynak: http://earsiv.sehir.edu.tr:8080/xmlui/handle/11498/24788
Ömer Seyfettin'in Rıfat Bey'e takdim ettiği fotoğafı Kaynak: http://earsiv.sehir.edu.tr:8080/xmlui/handle/11498/24788
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Kabilelerin birleşmesinden iller, illerin birleşmesinden milletler çıkar. Lisânı bir olan halka “millet” denir. Milletler hep lisânla ayrılır.

Türkler Turan’da oturan bir millettir. Ve lisânları asıl ve esas i’tibariyle birdir.

Fakat her milletin olduğu gibi Türklerin lisânı da muhtelif lehçelere ayrılmıştır.

Buhara’nın, Semerkant’ın, Oranburg’un, Kırım’ın, Kastamonu’nun, Atina’nın, Kerkük’ün şiveleri başka başkadır.

Fransa’da bile lehçeler ayrı ayrıdır ve bir lehçenin hududu asla yüz kilometrelik bir sahayı geçmez. Lâkin orada lehçelere ayrı ayrı isimler verilmez ve hepsine birden “Fransızca” derler.

Evvelki nüshamızda bir makalesinden ba’zı parçalar aldığımız Arnavut Sami Bey merhuma gelinceye kadar Türklerden “lisâniyyât” ilmiyle uğraşan olmuştur.

Eski âlimlerimiz “şe’niyyet realite” hiç ehemmiyet vermez ve “mefhum” usulüne i’tikâd ederlerdi. Hatta en son gelenleri bile Türklerin büyük bir millet olduğunu, ve konuştukları lisâniyyat olduğunu bilmiyorlar, şu’ûrsuz bir ısrar ile:

  • Üç lisândan mürekkep lisân-ı azbü’l beyân-ı Osmân-i diyorlardı. Ziya Paşa, Kemal Bey, Mu’allim Naci, Hamit ve Ekrem Beyler şe’niyyete gözlerini kaçırmıyorlar, lisân bir milletin değil, bir devletin mü’essesesidir sanıyorlardı. Biz bugün gözlerimizi kapayarak onlar gibi “devlet”le “millet”i birbirine karıştırabilmek iktidarını câ’iz miyiz?

Osmânlılık bir devlettir.
Türklük bir millettir.

’ni teşkil eden İslâm ümittir. Türk ve Arap, bu iki büyük millet ümidin Osmânlılık içindeki renkleridir. Türk’ün lisânı , Arap’ın lisânı Arapçadır.

’nin ülkesinde Arap yurdunda oturan Arapların lisânı nasıl Osmânlıca değil Arapça ise, Türk yurdunda, Anadolu’da oturan Türklerin de lisânı Osmânlıca değil dir.

“Osmânlı” namı altında bir millet yoktur. Hâlbuki lisân mutlaka bir milletin olur. Yalnız bir Osmânlı Devleti vardır.

Lisânlar ülkelere değil milletlere nispet olunur. Şimalî Amerika’da konuşulan lisana “Amerikaca” denilmez “İngilizce” denir.

“Osmânlı” diye bir millet kabul olunmayınca “Osmânlıca” diye bir lisân da kabul olunamaz.

Şe’niyyetin, ilmin bu vuzuhuna rağmen:

  • Bu lisân Osmânlıcadır…

Demekte inat edenler kimlerdir?

Devlet ve milletin ayrı ayrı şeyler olduğuna akıl erdiremeyenler, eski ve kurûn ve …… medrese ulûmunda hakikat arayanlar, fenne efsane nazarıyla bakanlar ve bir de Türk milletinin ictimâ’î ve terbiyevî vahdetini çekemeyenlerdir. Evvelkiler cahil, fakat sonuncular âlimdirler. Ne yaptıklarını bilirler. Maksatları Türk milletini inkâr etmektir.
Bunun için evvela lisânı inkâr ederler ve Türk dilini: “, Çağatayca, Azerbaycanca, Karabağca, Tatarca” gibi parçalara ayırırlar. Hâlbuki bunlar ayrı bir lisân değil, birer lehçedir. Be hepsi dir. Hele Rus âlimeleri rahatça yutmak için Tatarları lisânca Türklükten ayırmaya son derece çalışırlar.

Milletin lisânla kâ’im olduğunu bilen milliyetperver gençler Türk milletini dağıtmak ve birleştirmemek için yapılan bu yanlış ve fena muhalif taksimi kabul etmezler.

“Lisâniyyât” ilmince “” bir lisândır. Yalnız muhtelif lehçeleri vardır. Ve İstanbul si bütün Türklerin edebî lisânıdır.

Konuşulan saf, sade, güzel ve kuvvetli İstanbul siyle doğacak olan millî bir Türk Edebiyatı, millî bir hars millî kültür dağınık ve perişan kalan büyük bir milletin ictimâ’î birliğini te’min edecek, seksen milyon kardeşimizi mu’âsırlaştıracaktır. Fakat bu kadar mukaddes ve büyük gayeye ancak canlı ve tabî’î bir lisânla gidilebilir. O da, dâ’imâ
tekrar ediyoruz, o kadar sevdiğimiz, konuşurken mahzûz olduğumuz lâtif ve ahenkli İstanbul sidir.

Kaynakça
Makale yazarı :
Ömer Seyfettin
Bibliyografya :
Kaynak :

Türk sözü, yıl: 1 sayı: 7, 22 Mayıs 1330 Perşembe

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 11. Ders

On birinçi (11-) Ders – Kündilik Pa’aliyet Rena mektepte Adilni uçritidu. 1 — Yaxşimusiz? 2

Atatürk ve Dil Devrimi

Atatürk, Türk Milletinin her alanda ve her bakımdan eşsiz büyüklüğüne derinden derine inanmıştı. Tarihi devirlerde

Uygurca 48. Ders

Qiriq sekkizinçi (48-) Ders – Qoşaq Qattim Yarimğa Kırk Sekizinci (48.) Ders – Koşuk Koştum

Tarihte Şamanizm

Eski Türk dini ve mitolojisi hakkında Çin, İslâm ve Batı kaynaklarında epeyce malûmat bulunmakla beraber

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku