Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da tanıdık bir sahaftan Azerbaycan tarihi açısından çok değerli ve nadir bir fotoğraf elde ettik. Günümüze kadar çok iyi korunan bu fotoğraftaki kişileri, çekilme tarihini ve amacını araştırırken bazı zorluklarla karşılaştık.

Fotoğrafta 5’i ön, 7’si arka sırada toplam 12 kişi bulunuyor. Ön sırada soldan sağa Albay Abdulhamit Kaytabaşı (1889-1920), Mehmet Emin Resulzade (1884-1955), Halil bey Hasmehemmedov (1870-1945) ve Aslan bey Sefikürdski (1881-1937) oturuyor. Ortada, beyaz koltukta oturan kişinin ise Osmanlı temsilcisi ve önemli bir görev sahibi olduğu kuşkusuzdur. Arkada soldan üçüncü sırada Ahmet Cevdet Pepinov’u (1893-1938) ve sağdan ikinci sırada Esed bey Rüstembeyov’u (1878-1961) görüyoruz. Diğer kişiler ise büyük ihtimalle Osmanlı temsilcileridir.

Fotoğrafı Türkiye’de konunun uzmanı bazı arkadaşlarımıza göstermemize rağmen onlar da bizim tespit edemediğimiz kişileri maalesef tanıyamadı. Bu yüzden yardım için değerli “Türkçe Tarih” dergisi okuyucularına başvurmayı uygun saydık. Özellikle ortada oturmuş kişinin, genellikle yerde kalanların adlarının belirlenmesinin sadece Azerbaycan tarihi için değil, Osmanlı (Türkiye) tarihi için de faydalı olacağı düşüncesindeyiz.

Şimdi fotoğrafın çekilme nedenini ve fotoğraftaki kişilerin amacını anlatalım.

28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan etmiş Azerbaycan halkının önünde çözülmesi çok zor konular duruyordu. Reis-i vükela (Başbakan) Feteli Han Hoyski başkanlığında 17 Haziran’da oluşturulan ikinci kabine, Azerbaycan Cumhuriyetinin kaderini Türkiye, Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan ve Dağlılar İttifakı devletleriyle birlikte katılacağı İstanbul Konferansı’nda çözmeliydi. Çünkü bu Konferans, dünya siyaset sahnesine yeni kadem koyan Azerbaycan’ın kaderini belirleyecekti.

Hosyki hükümeti, İstanbul Konferansı’na göndereceği heyeti (o zamanki deyimle: Heyet-i Murahhasa) oluşturuyordu. Mehmet Emin Resulzade’nin başkan olarak görevlendirildiği heyete murahhas sıfatıyla (oy kullanma hakkı bulunan tam yetkili temsilci) Halil bey Hasmehemmedov ve Aslan bey Sefikürdski, dört danışman ve bir de teknik işçi dahil edildi. Her ne kadar dönemin belgelerinde danışmanların ismi zikredilmese de biz onları da fotoğrafta görüyoruz: Abdulhamit Kaytabaşı, Ahmet Cevdet Pepinov ve Esed bey Rüstembeyov. Uzun süren araştırmalardan sonra arka sırada soldan birinci kişinin de heyete danışman olarak katılan Miryusif Hacı Mirabbas oğlu Mirbabayev (1889-1951) olduğunu tespit ettik. (1916 yılında Moskova Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Mirbabayev, daha sonra ünlü dilbilimci olarak tanınmıştı).

Heyet-i murahhasa reisi Mehmet Emin Resulzade’nin İstanbul’dan Cumhuriyetin yöneticilerine, özellikle Feteli han Hoyski’ye gönderdiği resmi raporlarda danışmanlar arasında Selim bey Behbudov’un (1885-1942) da ismi geçiyor. Paris’te eğitim alan ve uzun süre orada yaşayan Behbudov, Avrupa dillerini ve özellikle Türkiye’de en önemli yabancı dil olarak kabul edilen Fransızcayı mükemmel düzeyde bililiyordu. Cumhuriyet Hükümeti, Behbudov ve Rüstembeyov’u Resulzade’nin başkanlığındaki bir heyetle Azerbaycan kağıt paralarını bastırmak için İstanbul’a gönderilmeleri yönünde 11 Temmuz’da karar çıkartmıştı. Görünen o ki Behbudov, bir süre sonra Mirbabayev’in yerine geçmiştir.

Böylelikle biz, İstanbul’a gönderilen Azerbaycan heyetinin neredeyse tamamının isimlerini bu fotoğrafın yardımıyla belirlemiş olduk.

Fotoğrafın arkasına Arap harfleriyle Türkçe sadece “1918’inci senede İstanbul’da Azerbaycan Heyet-i Murahhasası” kaydı düşülmüştür. Fotoğrafın, Azerbaycan heyetinin Osmanlı heyetiyle görüşmelerinden birinde, Haziran ile Eylül ayları arasındaki bir tarihte çekildiğini düşünüyoruz.

İstanbul’a 24 Haziran 1918’de ulaşan Azerbaycan Heyet-i Murahhasasının ilk olarak Enver Paşa ile görüşerek Azerbaycan’ın bağımsızlığının korunması konusunu gündeme getirdiğini belirtmemiz gerekiyor. Osmanlı Devletinin başkentinde bulunduğu birkaç ay zarfında, Mehmet Emin Resulzade başkanlığındaki bu Heyet, Azerbaycan’ın bağımsızlığının kaderi için eşi benzeri olmayan diplomatik faaliyet yürütmüştü. Bu faaliyeti, Resulzade’nin İstanbul’dan gönderdiği ve bugün Azerbaycan arşivlerinde korunan çok sayıda mektup ve raporlarda görmek mümkündür. Bu ise başka bir araştırma konusudur.

Önde soldan sağa: Albay Abdulhamit Kaytabaşı (müşavir), Mehmet Emin Resulzade (Heyet-i Murahhasa reisi), (?), Halil bey Hasmehemmedov (murahhas), Aslan bey Sefikürdski (murahhas). Arka sıra: Miryusif Mirbabayev (müşavir), (?), Ahmet Cevdet Pepinov (müşavir), (?), (?), Esed bey Rüstembeyov (müşavir), (?).

Not: Fotoğraf Türkiye’de ilk kez yayımlanmıştır. Makale sahibi Bakü Avrasya Üniversitesi, Prof. Dr. Adalet Tahirzade ve gazeteci Dilgem Ahmet’tir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

Haber Bültenimize Kaydolun

Türkçe Tarih'in yeni içeriklerinden en önce siz haberdar olun.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Boğazlar Meselesinden Montrö’ye

Jeopolitik açıdan dünyanın en önemli yerlerinden biri olan ve Osmanlı’nın elinde bulunan Boğazlar, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlamaktadır. 1453’te İstanbul’un fethiyle birlikte tamamen Türklerin kontrolüne girmiştir. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan…