Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

, üzerinde yapılan bunca çalışmaya rağmen gizemini hala korumaktadır. Kanaatim şudur ki; tarih dediğimiz olgu bugüne kadar saf ve tarafsız olarak işlenmemiş, anlatılmamıştır. Özellikle de yazının olmadığı dönemlere ait belge ve bilgileri oluş kaya resimlerinin, tarihinin en temel bilgilerini içerdiği gerçeği göz ardı edilmiş, ”” tanımlaması yerine “ Halkları” tanımlamasında ısrar edilmiştir. Antik dönemler itibari ile eldeki bu belgelerin ”” tanımlaması adı altında incelenmesini gerekn yüzlerce belge vardır. O çağlarda oluşan kültür ve veriler daha sonra ”” olarak tanımlanan kültür içerisinde hayat bularak devam etmiştir. Bunun en çarpıcı örneği Kül, yazıtları üzerindeki adeta bir simgeye dönüşmüş ”dağ keçisi” damgasıdır. Ne yazık ki bu damga da ”Gök Hanedan Arması” gibi bir yanlış tanımlamaya kurban edilmiştir. Oysa bu damga ölüm ve sonsuzluk kültünü temsil etmektedir ve oraya bir tesadüfün sonucu olarak değil, binlerce yıllık birikimin yansıması olarak gelmiştir. Buna benzer birçok örnek vermemiz mümkündür.

Kaynakça
Makale yazarı :
Servet Somuncuoğlu
Bibliyografya :
Kaynak :

Saymalıtaş Gökyüzü Atları, Saymalıtaş Türklerin Bilinçaltı, Atokyay Yayıncılık, Ocak 2011, İstanbul, s. 21-22

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türk Efsanelerinde Güneş

“Ne ay, ne güneş varmış, insanlar uçarlarmış, Uçanlar ısı verir, ışıklar saçarlarmış. Nasıl olmuşsa birgün,

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku