Latin harflerine geçiş bir inkılâp değil bir ihtilâldi

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Sivas'ta yeni alfabeyi öğretiyor, 1928
Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Sivas'ta yeni alfabeyi öğretiyor, 1928 Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

’ın nin kabulü sırasındaki görüşleri dile gen derlemelerinden (1928 yılı başlarında)

1928 yılında ilk günlerdeydik. ’da Ocakları hars heyeti şerefine bir ziyafet veriyordu. Devrin Adliye Vekili Mahmut Esat, milliyetçiliği konusunda konuşurken dil meselesine işaretle diyordu ki:

“ Kendisine mensup olmakla yegane şerefi duyduğum ırkımın bir gün güzel dilini yle ifade ettiğini görmeyi hararetle dilediğimi söylemekten men’i nefs edemem.”

Bu sözlere hayret edenlerin yanında, sakin k, gülümseyenler bile vardı. Aradan bir hafta geçmemişti ki, dil heyeti üyeliğine seçilen Raif Paşazade Fuat, aynı meseleyi tazeliyordu: “nin kabulü terakkiyatımızın saikidir”. Hayreti artanlar fakat bir hazırlık sezip bekleyenler de vardı. Üç gün sonra gazeteler, konusunda anketler hazırlamaya başlamışlardı. “nin kabülüne taraftar mısınız’?” sualine gene dil heyetinden Hamdullah Suphi cevap vermişti:

“Itiraf ederim ki, bana sorduğunuz sual birçok endişeler davet eden, ehemmiyet ve nezaketi inkâr edilemeyecek kadar büyük ve ağır bir sualdir. Senelerden beri bizde ve doğu leri arasında münakaşa edilen bir dava hakkında benim kanatimde şudur: ni kabul etmek bir zarurettir ve biz harsının lehine bu kararı ergeç kabul edeceğiz. Kabulde istical nin o nispette yüksek menafiine muvafıktır kanaatindeyim.”

Arap harfleri, şekilleri, şekilsizlikleri ile 900 yıldan beri diline sarılmıştı. Bu kadar eski, bu kadar derin bir mazi söküp atılacaktı. Genç çok inkılâplar görmüştü. Fakat harf inkılâbı hemen hemen hiç birine benzemiyordu. İnkılâp değil sanki bir ihtilâl olacaktı. İki hafta gibi kısa bir zaman içinde birbirini takip eden bu kısa demeçler, böyle bir ınkılâpla alakalı sözler, hazırlıksız gelebilir miydi? Buna imkân olabilir miydi?

Olmaz, Olamaz

Kaynakça
Makale yazarı :
Sami N. Özerdim
Bibliyografya :
Kaynak :

Yazı Devriminin Öyküsü, Cumhuriyet yayınları, Ağustos – 1998, S. 90-91

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 46. Ders

Qiriq altinçi (46-) Ders. Batur taşqi işler bölümide işleydu. Pitér çet’ellik oquğuçi. U Batur bilen

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku