Kızıl Elma

San Pietro Kilisesi - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
San Pietro Kilisesi - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Türkiye ve Azerbaycan Türklerinin, Yunanlıların, Bulgarların ve Rumenlerin belgelenen halk efsanelerinde ve 16. yüzyıldan buyana bazı Osmanlı yazılı kaynaklarında “Kızıl Elma” adı altında, fetihlerinin son noktası olan bir hayali veya gerçek şehre (veya ülkeye) işaret edilmekte­dir. Bu efsanelerin bazılarında Kızıl-Elma olarak büyük Hristiyan şehirleri kastediliyordu: Konstantinopol, Viyana, Budapeşte, Roma gibi, diğer bazıları ise, demir kapının ardında Akhunlar’ın Dağıstan kentine işaret ediyordu. Efsa­nenin bazı yorumları, Kızıl-Elma’yı ilgili kentteki büyük bir yapının kubbesine benzeterek açıklamaya çalıştılar: örneğin, St. Peter Kilisesi’nin kubbesi; gerçekten de Rim-Papa (“Roma’nın Papası”) tanımlamasıyla Kızıl-Elma ilişkilendirilir. Dağıstan yorumuna bağlı olarak diğer bir anlama vurgu yapılmaya çalışıldı: nedeni ise, bu ülkedeki tahta çıkma ritüelinde bir altın kürenin sallanmasıydı. Yeniçeriler çevresinde oluşturulan efsaneler dünyasında Kızıl-Elma motifi, Osmanlı fetihlerini muhtemelen Bizans kö­kenli bir Hristiyan inanışıyla birleştirmektedir ki, bu za­manla Türk-Osmanlı aktarımına geçmiştir; bir Müslüman tarafından yenilgiye uğratılan ve yaralanan Hris­tiyan kral, derin bir uykuya dalar ve yılda bir kez uyanarak, düşmanlarından öcünü ve topraklarmı geri almak için da­imi olarak, uyanmanın zamanının gelip gelmediğini çevresine sorup durur. Buna benzer biçimiyle efsane halk aktarımlarında altı yorumuyla bilinir; efsanenin Mısır’ın Arap aktarımlarında sözlü bir yorumu da vardır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Pertev N. Boratav
Bibliyografya :
Kaynak :

Türk Mitolojisi, BilgeSu Yayıncılık, 1.Baskı, 2012, S 88-89

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 54. Ders

Ellik tötinçi (54-) Ders Sattar Tursunayniñ işxanisiğa kirip parañlişidu. 1 — Ettigen sa’et qançide öydin

Türkler ve Balkanlar

Kuzey’den Gelen Türkler Balkanlar tarihi, Türk tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Balkan kelimesi sıra-dağ veya dağlık

Kutadgu-Bilig

Kâşğarî ve Yûsuf Hâs Hâcib gibi Hâkânî müelliflerinin eserlerinde de, sanatta görülen tarzda, bir kültür

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku