Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin Türk kamuoyundaki yankıları

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

’nde Tanzimat Dönemiyle birlikte ların toplum içindeki statüleri sorgulanmaya başlanmıştır. Eğitim hayatından mahrum bırakılan lar ile toplumun geri kalmışlığı arasında bir ilişkilendirme yapılarak gelecek nesilleri yetişcek olan ların hak ettiği itibarı alması için mücadele başlatılmıştır. ların erkeklerle eşit yaşam seviyesine ulaşması adına daha çok basın yoluyla yürütülen mücadele yıllarında da devam ettirilmiştir. ’in ilanı ile konunun zaman zaman meclis gündemine taşındığı görülmüş olmakla beraber 1927 yılı seçimleri öncesinde Birliği’nin seçimlere işt etme düşüncesini paylaşması tartışmayı çok daha alevlendirmiştir. O gün için anayasada ve seçim kanununda değişiklik yapılması gerektiği ve bunun için de geç kalındığı belirtilerek konuya açıklık getirilmişsede gerçekte bu hakların verilmeye başlanması için en doğru zaman olarak 1930 yılının uygun görüldüğü anlaşılmaktadır.

1930 yılında lara belediye seçimlerine katılma hakkı, 1933 yılında muhtar seçme ve seçilme, 1934 yılında da milletvekili tanınmıştır. Türk ına verilen bu hakların zamanlamasına ilişkin farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunlardan ilkine göre söz konusu haklar, tek parti diktatoryasına dönüşen Almanya örneği karşısında ’nin demokrasi yolunda ilerlediğine kanıt olarak gösterilmek için verilmiştir.

İkinci görüşe göre; bu haklar Kemalist reformların devamlılığını teşkil etmektedir. Üçüncü görüşe göre ise bu haklar parti-devlet bütünleşmesi çerçevesi içinde nüfusun ulusal siyasete dahil edilmesi anlayışı içinde verilmiştir.

Basında yer alan yazı ve haberlerde bu hakların veriliş nedeninden ziyade Türk lığı için önemine vurgu yapılmıştır. Ayrıca diğer ülkelerdeki lara siyasi hakların veriliş süreci ile karşılaştırma yapılarak Türk ının söz konusu hakları çok kısa zaman içinde almış olduğuna işaret edilmiş ve daha ziyade Türk ının bundan duyduğu memnuniyete değinilmiştir. Zira kazanılan siyasi haklar üzerine Türk ı büyük sevinç yaşamıştır. 1930 ve 1933 yıllarında İstanbul’da Birliği önderliğinde iki büyük miting düzenlenmiştir. , İzmir, Adana gibi büyük şehirlerde halkevlerinde yapılan toplantılarda lar, siyasi hakları kazanmanın mutluluğunu söylemleriyle olduğu kadar Atatürk’e ve ’ye çektikleri teşekkür telgraflarıyla da göstermeye çalışmışlardır. Yurdun dört bir tarafında âdeta bir bayram havası yaşanmıştır. Tüm bu gelişmeler aslında Türk ının, verilen hakları fazlasıyla sahiplendiğini göstermesi açısında önemlidir. Bu süreçte ların milletvekilliği hakkını kazanmasına ilişkin çeşitli yorumlar da basına yansımıştır. Çoğunluk Türk ının bu görevi layıkıyla yerine geceğine şüphesiz inanmakta ise de farklı düşünenlerde yok değildir. Bunlardan bazıları Türk ının erkeğine mahkum olduğunu söyleyerek verilen haklara karşı çıkarken bazıları da bu hakların ı erkekleşceğini söyleyerek olumsuz görüş bildirmiştir. milletvekillerinin daha çok şefkatli kanunlar çıkarmak hususunda rolleri olacağını söyleyenler ise ın meclisteki rolünü bir nevi sınırlandırmıştır. Bu tartışmalar arasında yapılan seçimlerde 18 milletvekili ın mecliste yerini alması hem Türk ının hak ettiği itibarı kazanması adına, hem de Türk ına bakış açısının değişmesi adına oldukça çarpıcı bir gelişme olarak tarihteki yerini almıştır. Ne var ki, adına çok önemli olan bu tarihi gelişme aynı heyecan ve başarı ile günü dek sürdürülememiştir. Oysaki ’de lara verildiği tarihte, henüz pek çok dünya devletindeki ların bu haklara sahip olmadığı bilinmektedir. Bu nedenle ’de ın siyasete katılımı noktasında günümüzdeki beklentilerin yüksek olması çok şaşırtıcı olmasa gerektir.

Kaynakça
Makale yazarı :
Yrd. Doç. Dr. Sevilay Özer
Bibliyografya :
Kaynak :

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin Türk kamuoyundaki yankıları, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Yıl 2013, Cilt 29 , Sayı 85, s. 159-160

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 50. Ders

Ellikinçi (50-) Ders – Xizmet ve Sodigerçilik Yaqupçan Adildin Cennifér toğriliq añlap Cennifér bilen körüşti

Uygurca 13. Ders

On üçinçi (13-) Ders Rena bilen Aynur, ABDuraxman bilen etigenlik derste özara parañlişidu. 1 —

Eski Türk hayat düzeni

Elbet sever arardı, Dünyada herkes atı, Ama atla yaşardı, Türk’ün buydu san’atı. Atla bezenmiş, kurmuş,

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku