İskitlerin savaş belgesi ve XI. yüzyıl Türklerinde Beçkem

Urek Meniashvili - Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0 - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Urek Meniashvili - Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0 - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Arrian, Büyük İskender’in seferleri hakkında 166-168 yıllarında yazdığı Anabasiz adlı eserinde savaşçılarını şöyle tasvif ediyor:

“iskitlerin savaş belgeleri ejderdir ki muayyen uzunluktaki sırıklar üzerinde dalgalanır…atlar rahat durdukları zaman türlü renkteki paçavraların aşağıya sarkık bulundukları görülür. Harekete geldikleri zaman rüzgarın esmesiyle adları geçen yaratıklara (ejderlere) çok benzerler. Süratle hareket ettiklerinde ıslık sesi çıkarırlar…bunlar yalnız keyif veya düşmanları korkutmak için değil, fakat askerlerin birbirlerine saldırmamalarını da temin içindir.”

Mahmud Kaşgari[1]” kelimesi şöyle izah ediyor; Beçkem alamet, Savaş günlerinde yiğitlerin (muhariplerin) belge olmak üzere takındıkları ipek parçası ve dağı sığırı kuyruğu, buna perçem derler”.

Mahmud Kaşgari bu izahında “Beçkem” in atlara takıldığını söylemiyorsa da Karahanlı İslâm Türklerin Budist üzerine saldırdıklarını tasvir eden şiirden bunun, tıpkı İskitlerde olduğu gibi, atlara kaldığı anlaşılmaktadır.

Bekçem Urup atlara (atlara)

Uygurdaki tatlaka(tatlara)

Oğru yavuz ıtlaka (itlere)

Kuşlar gibi uçtumız

Arrian’ın tavsifine göre İskit” bekçem” i “ejder” gibi imiş. Türklerin “beçkem” i de ipek kumaşlardan ve dağ sığırı kuyruğundan[2]ibaret olduğuna göre uzaktan “yılan –ejder” gibi görümmüş olacaktır.

Altaylı Şamanların törende giydikleri cübbede paçavralardan ve uzun ipliklerden yapılmış yılan-ejder sembolleri bulunur. Bunlar şamanın savaştığı kötü ruhları kurutmak için cübbeye takılmışlardır. Arrian’ın tasvir ettiği iskit beçkemi ile şamanın kötü ruhlara karşı zırh ödevini gören cübbesini arasında bir benzerlik olup olmadığını kesin olarak iddia etmek mümkün değilse de Mahmut Kaşgari’nin haber verdiği “beçkem” in İskit devrinden kalma ve bir gelenek olduğu muhakkaktır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Abdülkadir İnan
Bibliyografya :

[1] – Divanü Lugat-it-Türk, I. 401; Besim Atalayı tercümesi S. 483

[2] – Abdülkadir İnan, İskitlerin Savaş Belgesi ve XI. Yüzyıl Türklerinde Beçkem Belleten, Cilt:XIII Sayı: 49 Ocak 1949 Sayfa: 150

Kaynak :

İskitlerin Savaş Belgesi ve XI. Yüzyıl Türklerinde Beçkem Belleten, Cilt:XIII Sayı: 49 Ocak 1949 Sayfa: 151

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Anıtkabir Mezar Odası

“Büyük ölülere matem gerekmez, Fikirlerine bağlılık gerekir.” Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı: Anıtkabir’in mezar

Salur Kazan Alp

Kazgurt dağdan aşağıya. taşı yuvarlattıSalur Kazan karşı varıp çekipİt Becene görüp onu aklı gittiAlplar beyler

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku

Sarmatlar