Eski Türk devlet teşkilatında “Tanhu” unvanı ve tarihi gelişmesi

Tanhu - Tuğrul Çavdar 2019 fontu
Tanhu - Tuğrul Çavdar 2019 fontu
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Tanınmış oloğumuz F. Köprülü’nün belirttiği gibi “Eski unvanları yalnız dil tarihi açısından değil, umümiyetle kültür tarihi ve bilhassa devlet hukuku tarihi bakımından çok mühimdir. devletlerinde siyasi ve içtimai bir mevki veya bir u vazifesi ifade eden bazı unvanlar mevcuttur ki, bunların açıklanması ile eski topluluklarının içtimi bünyesini ve hukuki teşkilatını anlamak mümkün olacaktır”. [1] Bu itibarla, unvanının eski devlet teşkilatında oynadığı rolü tesbit edebilmek için, evvela hangi devletinde görüldüğü, kimler tarafından ne maksat ile kullanıldığı, yayılma sahaları, ı menşei hakkında ileri sürülen türlü iddiaların doğru olup olmadığı, son olarak da ne olması gerektiğini açıklamaya çalışmak araştırmamızın esasını teşkil etmektedir.

Önce, ehemmiyetli gördüğüm bir noktanın açıklanmasının faydalı olacağı düşüncesindeydim.

veya diğer unvanları üzerinde şimdiye kadar yapılan tetkiklerden çoğu, sadece linguistic açıdan ele alınmış olduğundan, eksik ve hatalı neticelere varan bir hakim etimoloji tecrübelerinden ileriye gidememiştir. Bunda da yabancı bir müstehasısın ileri sürdüğü fikrin, kendisini teyid eden diğer araştırıcılarca da benimsenmesi yanında, konu ile hiç alakası olmayan iddiaların da ileri sürülmesiyle bazı unvanların menşei meselesini kesin olarak ortaya çıkarmak mümkün olmamaktadır. Kaldı ki, sadece dış benzetmeler ve faraziyelerden hareket eden birçok sinolog, mongolist, slavist vb. meşgul oldukları sahanın da tesiriyle, idari unvanlarını başka menşelerde aramanın gayreti içerisinde olmuşlardır. Hatta, o kadar ki, tarihte çeşitli imparatorluklar ve sayısız devletler kurmuş olan lerin kullandıkları unvanlardan pek çoğu menşeli kabul edilmemektedir. Nitekim unvanı da bunlardan biridir. Biz burada kaynaklar muvacehesinde gerçeği ortaya koymağa çalışacağız.

dilinde “imparator” demek olup “sonsuz genişlik, yücelik, ululuk” [2] manalarına gelen (ce şeklinin türlü okunuşları: Tanju, şan-hu, şen-hu, zhen-ku, zenghi, zhen-gu, shan-yü, jenuye, şanu, zen-kü, zen-jü, şany ve şan-yü) unvanı m.ö. III. Asırdan ler arasında hakan unvanı yaygınlaşıncaya yani m.s. VI. Asra kadar Asya devletlerinde (Büyük imparatorluğu, güney ve kuzey devletleri, I. Chao, 2. Chao, Hsia, kuzey Liang devletleri ve Lou-lan krallığı) kullanılmıştır. [3] Bu unvanın kesin olarak hangi tarihte ortaya çıktığı bilinmemekle beraber, Mo-tun (m.ö. 209-174)’un babası Tuman’dan çok önceki çağlarda da kullanılmış olduğu düşünülebilir. [4] Bu unvanı yalnız Mo-tun’dan gelen şahısların taşıyabildikleri söylenmektedir.[5]

Asya tarihi hakkında ilk ve en mühim kaynak olan “Shi-ch’i”nin mütercimi De Groot, unvanın muahhar bir okunuşu olan şan-yü tabirinin, larak okunan sözünün “Tanrı” kelimesi ile ilişkili olabileceğini düşünmüştü. [6] Daha önceleri W. Rodloff, unvanın Tanyü okunuşunu kabul ve bunu eski deki “” veya “-oğlı” ile mukayese etmekte idi. [7] O. da “Tanju” diye okuduğu unvanın “Tanrı” kelimesinin ce transkripsiyonu olduğunu ileri sürerken hükümdarın bu unvanı almasının da hakimiyete ve menşeine atfedilen telakkinin bir neticesi olduğu kanaatine varmıştır. [8] Bu unvanın yalnız kaynaklarında zikredildiğini dikkate alan mongolist G. J. Ramstedt, kelimeyi Moğolcaya bağlamaktadır. [9] F. W. K. Müller’de unvanın lerden daha çok ı ilgilendirdiği fikrindedir. [10] Japon mongolisti K. Shiratory de aynı şekilde bu unvanı Moğolca ve Mancuca kelimeler ile birleştirmektedir. [11] Ayrıca bu unvanın tarafından kendi prenslerine de verildiği söylenmektedir. [12]

Ayrıca O. Franke “ Devleti Tarihi” adlı eserinde, unvanın değişmesinin mümkün olduğunu söyliyerek, “tan” yerine “şan” diye okuduğu birinci hecesini “büyük, ulu” ını, ikinci hecesinin ise (yü veya hou) aslında ca hükümdarlık unvanı “Han” olduğunu beyan ile unvanın bütün olarak “Büyük Han” ını taşıdığını ileri sürmüş [13]ve bu açıklama W. Eberhard tarafından da kabul edilmiştir. [14] E. G. Pulleyblank da bu unvanın eski çincesinin teleffuzunu dan-hwah olarak kurar ve bunun da “ler arasında ortaya çıkan targan, tarxan vb. nın en eski şekli olduğu”na inanır. [15]

Nihayet B. Ögel de devletin büyüklüğü ile ilgili olan bu unvanı “dünya devleti” anlayışına göre eleştirip açıklamak istiyenlere katılmakta ve lerin cihan şümül devlet anlayışının köklerini de (unvanın ını da göz önünde tutarak) haklı olarak bu çağlara bağlamaktadır. [16]Ayrıca unvanını, Gök- devletinin kurucularının da kullandıkları belirtilmektedir. [17]

kaynaklarında kendi yazılarının imlası çerçevesinde iki işaretle ve iki hece olarak yazılmış bulunan ve olduğu şüphesiz olan unvanı, devleti arasında 750 yıldan fazla bir zaman kullanılmış olmaktadır.[18]

Kaynakça
Makale yazarı :
Doç. Dr. Abdülkadir Donuk
Bibliyografya :

Rahmetli hocam 1934 yılında çıkarılan soyadı kanunu gereğine uyarak, derin ilgi duyduğu Türk tarihinin tesiriyle önce, eski Türk unvanı “Tanhu” tabirini soyadı olarak kabul etmiş idi. Daha sonra doğum yerindeki resmi nüfus kayıtlarını dikkate alan hoca, mahkeme kararı ile de, gerçek aile ismini yani “Kafesoğlu”nu tercih etmiştir.

[1] – Bk. F. Köprülü, “Eski Türk unvanlarına ait notlar,” THİT Mecmuası, II, İstanbul 1939, s. 17

[2] – Bk. O. Franke, Geschichte des Chinesischen Reiches, I. Berlin – Leipzig, 1930, s. 329; K. Shiratory, A Study on the titles Kaghan and Katun, Toyo Bunko, I, 1926, s. 12; P. Vaczy, / Türk. Terc. /, Hunlar Avrupa’da, bk. Atilla ve Hunlar, İstanbul, 1962, s. 111; W. M. Mc. Govern, The Early Empires of Central Asia, Chapen Hill-North Carolina, 1939, s. 124; W. Schmidt, / Türk terc./, “Eski Türklerin Dini”, TDED, XIII, 1965, s. 80

[3] –  E. H. Parker, A Thousand Years of the Tartars, London, 1895, s. 11, 25; W. Eberhard, Çinin şimal komşuları, -Ankara, 1942, s. 69; H. Cordıer, Histoire Generale de la Chine, I / II, Paris, 1920, s. 347; F. Laszlo, / Türk. Terc. /, “Kagan ve Ailesi,” Türk Hukuk Tarihi Dergisi., I, Ankara, 1944, s. 37; S. M. Arsal, Türk Tarihi ve Hukuk, İstanbul, 1947, s. 201 n. 20; L. Rasonyi, Tarihte Türklük, Ankara, 1971, s. 60; K. H. Menges, The Turkic languages and peoples, Wiesbaden, 1968, s. 18; N. Diyarbekirli, Hun Sanatı, İstanbul, 1972, s. 9; İ. Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, İstanbul, 1984, s. 59

[4] – B. Ögel, Büyük Hun imparatorluğu tarihi, I., Ankara, 1981, s. 165 vd.

[5] – M. Köymen, “Hsiung-nu’ların Tu-ku (T’u-ko) Kabilesi”, DTCF Dergisi, III, I, 1994, s. 56. Ayrıca Hun tanhu’larının soy tesbiti hakkında bk. M. Mori, “Kuzey Asya’daki eski Bozkır devletlerinin teşkilatı”, TED, sayı IX, 1978, s. 210

[6] – De Groot, Die Hunnen der vorchristilichen Zeit, I, Berlin-Leipzig, 1921, . 54 vd. krş. S. M. Arsal, ayn. Esr. S. 201 n. 20

[7] – W. Radloff, Das Kutatku Bilik, I, Petersburg, 1891, s. LXXX. Ayrıca bk. R. Grousset, L’Empire des Steppes, Paris, 1941, s. 54

[8] –  O, Turan, “Çingiz adı hakkında,” Belleten, sayı 19, 1941, s. 275

[9] – G. J. Ramstedt, Alttürkishe und Mongolische Titel, Memoire de la Societe Finno-augrienne, 55, Helsinki, 1951, s. 59 vd.

[10] – F.W. K. Müller, Uigurische Glossen, Festschrift für Friedrich Hirth, zu seinem 75. Geburtstag 16 April 1920 (OZ), Berlin, 1920, s. 316

[11] – K. Shiratory’den bk. B. Ögel, ayn. Esr. S. 171, 175 n. 95.

[12] –  Bk. Fr. Hirth, Nachworte zur Inschrift des Tonjukuk, / Die Alttürkischen Insciften der Mangolei /, II, Petersbourg, 1899, s. 29. Belki Türklerin ilk yazılı metinlerinde “dabyu” şeklinde idi ki, bu da muhtemelen modern Çincede “şan-yü”nün karşılığı olarak düşünülmüştür. (bk. K. H. Menges, The Turkic languages and peoples, s. 88).

[13] – O. Franke, Geschichte des Chinesischen Reiches, III, Berlin – Leipzig, 1937, s. 179.

[14] – W. Eberhard, “Birkaç eski türk unvanı hakkında”, Belleten, sayı 35, 1945, s. 333 vd. Daha bk. B. Ögel, ayn. Esr. S. 171 vd. Asya Hunlarının Tanhu listesi ve unvanları (m.ö. 200 –m.s. 220) hakkında bk. W. Eberhard, “Muahhar Han devrinde Hun tarihine kronolojik bir bakış”, Belleten, sayı 16, 1940, s. 378-381

[15] – E. G. Pulleyblank, The Consonantal System of Old China, Asia Major, IX. 1963, s. 256

[16] – B. Ögel, ayn, esr. S. 167 vd.

[17] – F. W. K. Müller’den bk. B. Ögel, ayn. Esr. S. 168, 175, n. 82.

[18] – K. H. Menges ayn. Esr. S. 18; B. Ögel, ayn. Esr. S. 168.

Kaynak :

Türk Kültürü Araştırmaları, Eski Türk Devlet Teşkilatında “Tanhu” Unvanı ve Tarihi Gelişmesi s. 205-208

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Ayasofya Müzesi

Yenilikçi mimarisi, zengin tarihi, dini önemi ve olağanüstü özelliğiyle yüzyıllardır zamana direnen Ayasofya; İstanbul’daki en

Milliyet davası

Milliyet dâvası şuursuz ve ölçüsüz bir dâva şeklinde mütalâa ve müdafaa edilmemelidir. Milliyet dâvası siyasî

Uygurca 17. Ders

On yettinçi (17-) Ders Etigenlik derstin kéyin, ikki oquğuçi özliriniñ yéñi oqutğuçilirini körsitip çüştin kéyinki

Türkler ve Balkanlar

Kuzey’den Gelen Türkler Balkanlar tarihi, Türk tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Balkan kelimesi sıra-dağ veya dağlık

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku

Gericilik