Unutulmuş adam: Yusuf Akçura

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Tarihçi Berkes’in (1976), ”Unutulmuş adam” adını verdiği Yusuf Akçura’nın Türkçülüğünü Fransız araştırmacı Georgeon’nun (1986) Türkçeye çevrilen doktora tezinden okuyup öğrendik. Çağdaşı olan Türkçüleri izlemekten geri kalmayan Gökalp, Gaspralı İsmail’in millet Varlığı için önkoşul saydığı ”Dilde, düşüncede ve iş hayatında birlik” önerisine; Osmanlıcı Ali Kemal ile Türkçü Yusuf Akçura arasmdaki ”Osmanlı Birliği Türk Birliği” tartışmasına yakın ilgi göstermişti. Türk milliyetçiliğinin fikir babalarından sayılan Akçura (1981, 1928), ”Yeni Türk Devleti’nin Öncüleri” eserinde, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e uzanan Türkçülük tarihini özetlemişti. Bu özetin özeti şöyledir:

Osmanlı tebaası Hıristiyanların bağımsızlık savaşımlarını kazanarak ayrılması, “Sadık Milleti”nin kıpırdanmaya başlaması, Avrupa’nın müdahaleci politikası, Müslüman Osmanlılarla Hıristiyan Osmanlılara, artık bir arada yaşayamayacaklarını göstermişti… Daha derinlere inen düşünürler, din birliğinin bile artık yeterli olmadığını, varlığı sürdürmek için, Türk Milleti’ne duyulan ihtiyacı görmüşlerdi. Güçlü Hıristiyanlık bile etnik azınlıkları bir arada tutamadığına göre İslam’ın Müslüman Birliğini koruyabilmesi düpedüz bir ham hayaldi…

Tanzimatçıların ”Osmanlı Milleti” ile Saltanatçıların ”İslam Milleti” umutları yıkılmıştı. Buna karşılık Mahmut Celalettin Paşa’nm önce Fransızca olarak kaleme aldığı, sonradan Osmanlıcaya çevrilen ”Eski ve Yeni Türkler” tarihi, boynu bükük, mazlum Türklere yeni umutlar ve güven aşılıyordu. Genç Akçura (1981:145-52), Mısır’da yayımlanan Türk gazetesine yolladığı ”Üç Tarz-ı Siyaset” denemesinde, bilinen Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarına ek olarak, yeni ”Türkçülük Siyaseti”ni gündeme getiriyordu.

Kaynakça
Makale yazarı :
Bozkurt Güvenç
Bibliyografya :
Kaynak :

Türk kimliği kültür tarihinin kaynakları, Kültür bakanlığı, İnsanlık tarihi, Ankara 1994, s. 30-31

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türkperestlik, Türkiyat

Türkçülüğün memleketimizde zuhurundan evvel, Avrupa’da Türklüğe dair iki hareket vücuda geldi. Bunlardan birincisi Fransızcada (Türküri)

Matrakçı Nasuh

Yazdığı eserlerde – çağdaşları gibi – kendi hayatı hakkında bilgi vermekten imtina etmiş olan Nasûh

Asil Türk milleti…

Bir gün Makedonyalı yüzbaşı kıt’a çavuşlarından birini bölük komutanı odasına çağırdı. Müfit’le ben de orada

Ayasofya Müzesi

Yenilikçi mimarisi, zengin tarihi, dini önemi ve olağanüstü özelliğiyle yüzyıllardır zamana direnen Ayasofya; İstanbul’daki en

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku