Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Hunların si̇lahları

Hunlar silah ok
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

da ağır silahlar, birkaç geleneğin etkisiyle III. yüzyıla doğru ortaya çıktı. Uzun yay ve üç demir baş­lıklı ok, mızrak, uzun kılıç, kılıç namlusu ve hançerden oluşan saldırı silah takımı, da daha M. Ö. III. yüzyılda mevcuttu.

M. Ö. II. yüzyılda ın silahları, Güney Mançurya’dan gelip Moğol bozkırlarına hâkim olan ve ı batı ile güneye iten Moğolca konuşan Siyen­pilerin etkisiyle uzun mızrak ve dikey demir şeritler­den oluşan yüksek konik miğferlerle zenginleşti. Batı’ya kayan Orta Asyalı İranlılardan vücudun tamamını koruyan silah ve zırhlı takımı ile at koşum takımını benimsediler.

IV–V. yüzyıllarda ın zırh takımı, gövdenin üst kısmını koruyan yelekten oluşuyordu. Jiletin üzerine dik yakalı ve omuzluklu pelerin giyerlerdi. Bacakları korumak için de bele metalden yapılmış ve hafifçe eğri olan uzun bir şerit takılırdı. Kolları korumak için ise kollara, benzer bir parça takılırdı. Zırh takımını, dizçek ile etrafı demirle kaplanan yuvarlak veya dik­dörtgen tahtadan yapılmış kalkan tamamlamaktadır.

Demir ya da çelik halkacıklardan yapılmış önden açı­lır zırh, kabuklu zırh, lamellar zırh vb. zırhlar savunma teçhizatının güvenliğini artırıyordu.

M. Ö. III. yüzyılda da oluşan silah ve koşum takımı süsleme üslubu, Tanrı Dağları – Orta Asya geleneğine aittir. Bunun en önemli özelliği altın fonla(cilalı veya kakma eylemi ile yapılmış geometrik süs­lemeler) değerli yakutların ya da kızıl renginin farklı tonlarındaki renkli parlak taşlarla (kırmızı akik, süley­mantaşının bir çeşidi olan almandin / bazen taşların yerini kırmızı cam alıyordu) uyumuydu.

Kaynakça
Makale yazarı :
Rafail Hakimov
Bibliyografya :
Kaynak :

Atlas Tartarica, Tatarlar ve Avrasya Halklarının Tarihi, Tataristan Cumhuriyeti: Dünü ve Bugünü, Çevirmen: İlyas Kemaloğlu, Tataristan Cumhuriyeti Ş. Mercanî Tarih Enstitüsü, Tataristan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Kazan – Moskova – St. Petersburg – İstanbul, 2017, s. 74

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Geldikleri Gibi Giderler!

Türkçe Tarih sayfamızdaki bir takipçimiz, “Geldikleri gibi giderler!” konu başlığımızın altına, bu sözün Atatürk’e ait

Uygurca 39. Ders

Ottuz toqquzinçi (39-) Ders – Kesip Toğrisidiki Söhbet Çüşte Batur aşxaniğa mañidu. Dosti Nurgül şu

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın