Tarihi Değiştiren Gemi “Nusrat”

Nusrat'ın 1912 yılına ait bir fotoğrafı -  Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Nusrat'ın 1912 yılına ait bir fotoğrafı - Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu
Tarihi Değiştiren Gemi “Nusrat”
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Deniz Muharebesi’nin ilk açılış hamlesi, 19 Şubat 1915’te üç filo hâlinde tertiplenmiş olan İtilaf Devletleri’ne ait donanmanın boğazda belirmesiyle başlamıştı.13 Mart’a kadar İtilaf Donanması’na ait gemiler Osmanlı istihkâmlarını yoğun top ateşine tutarak birkaç defa boğazı zorlama girişiminde bulundu. [1]

18 Mart 1915 Amiral Robeck, plan dâhilinde Boğaz’ın sadece 1 mil genişliğindeki en dar noktasından komutasındaki 16 savaş gemilik dev donanma ile ’yi geçmeye kalkmıştır. Ancak her gemi lerin Nusret Mayın gemisiyle boğazın tarafına yerleştirdiği deniz mayınları tarafından hasar almıştır. 18 Mart 1915 Deniz Savaşlarında, düşmanın planlarının değişeceği gün öncesinde Müstahkem Mevki Karargâhında bulunan Cevat Paşa, tarihi bir karar alacaktır ve 26 adet mayının Erenköy koyu mevkiinde yeni bir hat boyunca döşenmesini isteyecektir. Çünkü Müttefik Donanmanın Boğazı’ndan girmesi muhtemeldi. 11’nci hat olarak yeni bir mayın hattının tesis edilmesine bu anlamda ihtiyaç duyulmuştur. Müttefik Donanma tekrardan harekete geçecekti. Bu defa planlarını kesin olarak gerçekleştirmeye çalışacaklardı. 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret Mayın Gemisi ve Müstahkem Mevkii Mayın Grup ı (Akpınar) Bey komutasında Erenköy Koyu  önlerinde Karanlık Limana, yüzer metre aralıklarla 26 mayın dökerek, diğer 10 hattan farklı şekilde, sahile paralel yeni bir mayın hattı tesis etmiştir. 280 tonluk Nusret mayın gemisi altı subay ve 54 erle denize açıldı. Cevat Paşa’nın talimatıyla Saat 03.20’de 26 mayını döşemişti. [2] Eldeki Carbonit mayınlar, muharebe gemilerine çarpacak ama muhrip ve balıkçı tekneleri gibi az su çeken gemilere hasar vermeden geçebileceği şekilde döşenmişti. [3]

Bey’in yazdıklarına göre Birleşik Filo 17 Mart günü hiç ateş etmemiş bütün gün mayın temizliği yapmıştır. Yapılan bütün mayın temizliğine rağmen ’ın döşediği mayınları bulamamıştır. [4]

Saat 11.00’de 1 nci Tümen Boğaz’a girdi. Bu tümen, birbirini 1.000 metre mesafeden savaş hattında izleyen lnflexible, Lord-Nelson, Agamemnon, Oueen-Elisabeth zırhlılarından oluşuyordu. Majestic ve Triumph onların sağ ve sol gerilerinden geliyorlardı. Destroyerler tarak dubalarını sürükleyerek filonun önünden gidiyorlardı. Filikalar, mayınları temizlemek için zırhlıların yanından gidiyorlardı. Fransız gemileri Suffren, Bouvet, Charlemagne, Gaulois 2 nci Tümen’i oluşturuyordu. Yanlarında Svviftsure ve Prince-Georges gemileri ile 1 nci Tümen’i 2.000 metre mesafeden izliyorlardı. 3 ncü Tümen Ocean, Albion, Irresistible, Vengeance zırhlılarından oluşuyor ve 2’nci Tümen’i 4 saat sonra yer değişcek bir mesafeden ilerliyorlardı. Cornvvallis ve Canopus ihtiyatta idiler. Onlar geceleyin mayın tarama gemilerini koruyacaktı. Dublin kruvazörü Beşiğe Körfezi’nde, Dartmouth kruvazörü yarımadasının kuzeyinde bataryalarına ateş ediyorlardı. Saat 11.50’de Fransız Tümeni iki gruba ayrılarak; Suffren ve Bouvet kıyısında, Gaulois ve Charlemagne Avrupa kıyısında demirlemişti. ve Hamidiye tabyaları bir an için sustuklarından, Amiral de Robeck zırhlılarımıza daha yakın mesafeye yanaşarak ateş etmeleri işaretini verdi. [5]

12.30’da Amiral de Robeck Fransız gemilerinden kurulmuş olan ikinci grup gemilerine kıyılara yaklaşarak, yakın mesafeden bombardımanı devam ettirmesi emrini verdi. Bunlar Erenköy hizasında duran İngiliz gemileri arasından geçerek kıyıya 400 metre kadar yaklaştılar. Bütün ağır toplarıyla Rumeli yakasında Kilitbahir ile Mesudiye tabyaları, yakasında da Dardanos ile Beyaztepe mevkilerini ateş altına aldılar. İtilaf Devletleri donanması Boğazın en dar yeri olan Kilitbahir ile arasına yönelmişti. Deniz saldırısının en hareketli anı başlamıştı. Hava şartları lerin lehineydi. Gemi bacalarından ve toplardan çıkan sis ve dumanlar sayesinde bataryaları görünmüyordu. lerin ağır toplarıyla ateşi düşman üzerine şaşırtıcı bir etki yaptı. Kaptan köprüsünden isabet alan İnflexible gemisi mürettebatına geri dönme emri verildi. Bouvet zırhlısında almış olduğu isabetten dolayı yangın başlamıştı. Geminin toplarının yarısı kullanılmaz hale gelmişti. 15 dakikada 14 isabet alan Suffren de savaş dışı kalmış sayılırdı. [6] Erenköy’de Karanlık limanın güney kısmına, Erenköy açıklarından Doğuya doğru mayın gemisi 7-8 Mart gecesi, 26 adet mayın yerleştirmişti. Bu mayınlar diğerleri gibi Boğaza dik olarak değil, paralel olarak yerleştirilmişti. Onun için de kıyıda olabilecekleri tahmin edilmiyordu. İşte bu mayınlardan birine çarpan Bouvet bir kaç dakikada 640-700 kadar mevcudu ile sulara gömüldü. Bouvet gibi Ocean’da aynı yerde mayına çarptı. [7]

Bu kargaşa esnasında iki Fransız muharebe gemisi Gaulois ve Suffren’in ardından Inflexible muharebe kruvazörü de diğer mayınlara çarparak ağır hasar almıştı. [8] Savaşı’nı mamızda sahil tabyalarının olduğu kadar Nusret Mayın gemisinin de büyük rolü vardır.

Bu küçük gemi, düşman taarruzundan önceki günlerde, gemilerin manevra yaptığı Karanlık Liman’a döşediği mayınlar sayesinde 18 Mart sabahı başlayan taarruzda birçok zırhlının birden yok olması, düşman filosu için çok ağır bir darbeydi. Bu ağır kayıplar üzerine filo, boğazdan çekildi ve Cevat Paşa komutasındaki istihkâmları, düşmana karşı belki de bütün savaşın gidişine tesir edecek galibiyeti dı. [9]

Kaynakça

[1] – Evren Mercan, Kader Gemisi Nusret, Harp Tarihi Dergisi, C.4 s.89

[2] – Nurdan Baş, Çanakkale Cephesi Deniz Savaşlarında 18 Mart Kahramanı Cevat (Çobanlı) Paşa, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Bahar 2015, Sayı: 18, s.102

[3] – Mercan, a.g.m. s93

[4] – Nalan Yakarçelik, Büyük Savaşta Nusret Gemisi Işığında Mayın Harekâtı, s. 3

[5] – A. Thomazi, Çanakkale Deniz Savaşı, Çev, Hüseyin Işık, Ankara,1997, s.35

[6] – Cemalettin Taşkıran, 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Cilt: XXV / Mart 2009 / Sayı: 73, s.34-35

[7] – Taşkıran, a.g.m. s.35

[8] – Mercan, a.g.m. s.93

[9] – Baş, a.g.m. s.101

  • Evren Mercan, Kader Gemisi Nusret, Harp Tarihi Dergisi, C.4

  • Nurdan Baş, Çanakkale Cephesi Deniz Savaşlarında 18 Mart Kahramanı Cevat (Çobanlı) Paşa, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Bahar 2015, Sayı: 18

  • Nalan Yakarçelik, Büyük Savaşta Nusret Gemisi Işığında Mayın Harekâtı

  • Thomazi, Çanakkale Deniz Savaşı, Çev, Hüseyin Işık, Ankara,1997

  • Cemalettin Taşkıran, 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Cilt: XXV / Mart 2009 / Sayı: 73

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
9 Ekim 1988 İstanbul doğumlu tarihçinin memleketi Giresun’dur. İlk ve ortaöğretimini İstanbul’da tamamlamıştır. Sakarya Üniversitesi Tarih bölümünü bitirmiştir. Eğitim kurumlarındaki 8 yıllık öğretmenlik kariyerine yine bir eğitim kurumu olan Uğur Okulları bünyesinde öğretmen ve yönetici olarak devam etmektedir. 2017 yılında “Mustafa Kemal’in Muhafız Komutanı Giresunlu Osman Ağa” isimli ilk çalışmasını yayınlamıştır. Ardından Nisan 2020’de İstanbul’un işgal yıllarını ve İstanbul’un kurtuluş sürecini anlatan “İşgalden Kurtuluşa İstanbul” adlı çalışmasını yayınlamıştır.
Benzer içerikler

Diktatörlükler

Uzun uzun size demokrasi tarihini yazacak değilim. Ama bugünkü yazımı “diktatörlükler” üzerine yazdım. Faşizm, demokrasi,

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku