Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Zafer Anıtı için cami yıkılmadı!

Zafer Anıtı için cami yıkılmadı!
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

“İslam düşmanları Afyon’da sapasağlam Umur Bey Camii’ni yıkıp yerine utanç kaynağı üryan adam heykelini yaptılar. CHP’nin din dersi budur.” diyor Mustafa Armağan.[1] Hızını da alamıyor, kendi sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım daha yapıyor: “İşte Afyon’da Umur Bey Camii’nin yıkım görüntüsü ve üryan heykeli görmeye gelen dönemin cumhurbaşkanı. Gurur duy CHP.[2]

“İslam düşmanı CHP”nin Umur Bey Camii’ni yıktırdığına ilişkin 24 Şubat 2013 tarihli Zaman Gazetesi’nde, 500 yıllık camiyi yıkıp yerine heykel yaptılar[3] başlıklı bir yazı yayınlanmıştı.

Adı geçen heykele önceleri estetik bakışla bakıyormuş sayın tarihçi (doktorluk eğitimi almamış birisine doktor denemeyeceği gibi, tarih bilim dalında bir eğitim almamış kişiye tarihçi denmesi yanlış ve kasıtlı olarak yönlendirmeden başka bir şey değildir. Sözü edilen zat, İstanbul Üniversitesi, Fen Edebiyat Bölümü [4] mezunudur ve bu bölüm mezunlarına da “tarihçi” unvanı vermezler. [5] He kendisi üfürükçü doktor tarzında devam etmek istiyorsa, kendisine ona göre bir sıfat bulması daha münasip olur) sonraları -tarihçi bakışıyla- fark etmiş ki heykeldeki iki erkek figürü de çırılçıplakmış. Bunu fark etmesi ne kadar zaman aldı bilemiyorum. Neyse…

Yazının devamında, Armağan diyor ki; “Halk arasında Paşa Camii diye anılan Umur Bey Camii Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’e on binlerce lira karşılığı döviz ödenerek yaptırılan ve “**ucube” sıfatını fazlasıyla hak eden kaba saba bir heykele kurban edilmişti.**”[6]

Sanat ve sanatçıya “ucube” deme alışkanlığı, son dönem zihniyeti arasında oldukça popüler. Halbuki, bir yazarın tabiriyle, “Türkiye bir Rönesanstan geçiyor!” [7] Neyse biz konumuza dönelim. Efendim sözünü ettiğimiz heykel Afyonda bulunan “Zafer Anıtı”dır.

Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, kendi internet sitelerinde bakın “Zafer (Utku) Anıtı”nın niteliği ve ifade ettiği anlamı nasıl veriyor:

“Kaidenin üstünde, tunçtan yapılmış çıplak iki erkek heykeli vardır. Bu heykellerden ayakta olan, düşmanı ayakları altına almış Türk’ü; ayaklar altında yatan ise Türkiye’yi işgal eden düşmanları simgelemektedir. Bir yoruma göre de ayaktaki figür, tam bağımsızlık için saldıran Türk gücünü; yerdeki figür ise Türk’ün gücü karşısında yenilen emperyalizmi temsil etmektedir. Ayaktaki heykel gerek yüzünün benzerliği, gerekse simgelediği rol ile Mustafa Kemal Atatürk’e benzetilmiştir.

(…)

*6 Kasım 1937 günü Afyonkarahisar ziyareti esnasında anıtı inceleyen Mustafa Kemal Atatürk, anıt hakkında “**Büyük utkuyu en iyi anlatan anıt”** demiştir.” [8]*

Benim görüşüm o ki, heykelden çok, anıtın ifade ettiği anlam birilerini korkutmaktadır. “Emperyalizm’i ayaklar altına alan Türk!”

Gelelim, Armağan’ın, Zafer Anıtı’nın üzerine dikildiğini iddia ettiği, “İslam düşmanı CHP’nin yıktırdığı “sapasağlam” Umur Bey Cami‘ne…

Savaştan çıkmış genç Cumhuriyet, sanata, sanatçıya, tarihe ve tarihi eserlere elinden gelebildiği kadar bunları onarmaya çalışmış, tamir ettirmiş, bu işler için bir heyet tahsis etmiş ve bütçesinden para ayırmıştır. Bu eserlerden, savaşta tamir edilemeyecek oranda zarar görenlerin, yıkılması kararları da, bu heyetin vereceği rapor ve bilgilerden sonra alınmış. Bakın aşağıda Gazi Mustafa Kemal imzalı, “eski eserlerin muhafazası ve tahrip olanların tamiri için alınacak tedbirleri tespit maksadıyla bir heyet teşekkül ettirilmesi hakkındaki kararnameyi” [9]  okuyabilirsiniz:

Armağan’ın, insanlarımızın inanç duygularını sömürerek kasıtlı olarak *”***Emperyalizm’e karşı bir mücadeleyi temsil eden heykel üzerinden” bu mücadeleyi vermiş insanları kötülemeye çalışması, yeni bir şey değil… Yazısında önce sapasağlam olduğunu iddia ettiği Paşa Cami için ilerleyen bölümlerde şöyle yazmaktadır:

“(…) Anadolu’daki ahşap çatılı ve direkli camilerdendi ve aslında hamamı, kervansarayı, medresesi vs. de olan bir külliyenin merkezinde yer alıyordu. Ne yazık ki, külliyenin diğer unsurları zamanla yıkılıp ortadan kalktı. Ama cami direniyordu.”

Oysa caminin içler acısı durumu yandaki resimde bellidir.

Zamanın Afyon belediye başkanı Hüseyin Haşim Tiryakioğlu’nun başkanlığında, 18 Eylül 1933’te toplanan Belediye Encümen üyeleri, cami ve medresenin yıkılmasına, taarruzun planlandığı mevkiye bir anıt dikilmesine ve yerine kentsel dönüşüm adına bir park yapılmasına karar vermişler. [10] Ama sayın tarihçimiz, bu kararın kendilerinin vermelerinin imkansız olduğunu, emrin yukarıdan geldiğini iddia ediyor. [11]

Çok lafı uzatmadan size iddiaların cevabını, Afyon’un tarihini araştıran Sayın Osman Altıntaş versin:

“Her iki fotoğrafta da içine Zafer Anıtının yapıldığı, duvarlarla çevrili, düzenlenmiş, ağaçlandırılmış park ve minaresiyle yüksek merdivenli Umur Bey (Paşa Camisi) görülmektedir.

Zafer Anıtı yazıda ısrarla vurgulandığı gibi cami yerinin tam üzerine değil, Camiden uzak, parkın ortasına (Bu fotoğraflarda parkın görünmeyen bölümüne) yapılmıştır. Caminin yerinde bugün yol, ilkokul ve özel idare binası vardır.[12]

Zafer (Büyük Utku) Anıtı, emperyalizmi ayaklar altına almayı simgeliyor. Bunu biz başardık, bu millet başardı. Zihniyeti, hala sömürgeciliğin işgali altında olanlar, bu mücadeleyi “ucube” olarak değerlendiriyor, unutturmaya çalışıyorlar… Oysa ki, zihnimiz bir heykel gibi dimdik ve taze…

Peki ya, gerçekleri çarpıtarak İslam’a hizmet ettiğini düşünen “ucube zihniyet”, ayakta kalabilecek mi?

Kaynakça
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
2014 yılında Türkeli Dergisinde yazarlık yapmaya başlayan yazar, derginin kapanmasıyla birlikte, Türkçe Tarih Dergisi‘ne kuruculuk etmiş ve halen bu dergide yazılarını yayınlamaktadır. Yazar Türkçe Tarih sistemi üzerinde genellikle Milli Mücadele, Atatürk ve Türk Devrimleri üzerine yazılar yazmaktadır. Uzun bir süredir, Rıza Nur ve Hatıratı üzerine araştırmalar yapmakta ve bu çalışmaları ile tanınmaktadır.
Benzer içerikler

Bekir’in Hikayesi

Tebriz’de sıradan bir gün…Kervan Muhafızı Bekir’in Hikâyesi Kardeşlerini toplamış dut ağacı altında aşık oynuyordu Bekir.

Y – Atatürk

Bugünlerde bir moda olmuş. Cumhuriyet Halk Partisi, her şeyin başına bir “Y” harfi ekliyor. Kendi

Gelecek, Nasıl Gelecek

Üniversite son sınıftayken dört yıldır müdavimi olduğum kafeteryada yeni çalışmaya başlayan bir gencin hayatına yakından

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku