1876 Kanun-i Esasi’de Yasama-Yürütme İlişkileri: Kavramsal Çağrışım (Kuvvetler Ayrılığı) – İçerik (Kuvvetler Birliği) Uyuşmazlığı

1876 Kanun-i Esasi’de Yasama-Yürütme İlişkileri: Kavramsal Çağrışım (Kuvvetler Ayrılığı) – İçerik (Kuvvetler Birliği) Uyuşmazlığı
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

23 Aralık ’da imparatorluk halkı için bir haklar bildirgesi olarak ilan edilen [1] -, ancak alışılmışın dışında terimleri dolayısıyla sınırlı bir otokrasi olarak tanımlanabilecek , [2] – her biri kendi bakanlığından sorumlu bir bakanlar kurulu, atanmış bir senato, seçilmiş bir milletvekilleri meclisi öngörmekte idi. [3] – 1876 tarihli Kanun-i Esasi ile padişahın yasama ve yürütmeye dair yetki ve tasarrufları -vükelanın atanması ve azli, makam, mevki, madalya verme, mümtaz eyaletlerin imtiyaz şartlarına uygun yönetilmesi, yabancı devletlerle anlaşma imzalama ve imzalanacak anlaşmaların muhteviyatını belirleme, para basımı, savaş ve barış dâhil tüm askeri teşebbüslerin kararlarını veyahut gerekli tedbirlerini alma, [4] -şeyhülislamın atanması, [5] – Heyet-i Vükelanın müzakerelerinde gerekmesi hâlinde izin verme, [6] – vükela ile Heyet-i Mebusan arasında anlaşmazlıklara çözüm sağlama, şartlar dâhilinde vükelayı değiştirme ya da yeniden seçilmek üzere Heyet-i Mebusanı feshetme, [7] – kanun hükmünde kararname çıkarma, [8] – sürgüne karar verme, [9] – Meclis-i Umuminin iki kolu, Meclis-i Ayan ve Meclis-i Mebusanın açılma ve kapanma dönemlerinin irade ile tespiti -heyetlerden biri toplanmamış ise diğerinin de toplanamaması-, [10] – meclislerin çalışabilmeleri ve çalışma sürelerini belirleme, [11] – Meclis-i Umuminin tatili ve gerektiğinde feshi hukuku mukaddese-i padişahi cümlesinden olması (padişahın kutsal haklarından), [12] – yeni kanunların yapılmasına, kanunlarda değişikliğe ve kanunların yürürlüğe girmesine onay gibi- [13] – yazılı hâle getirilmiş ve yönetimsel olarak Osmanlı İmparatorluğunun meşruti monarşi adı altında mutlak monarşi ile yönetilmeye devam edileceği ilan edilmiştir.

Kanun-i Esasi maddeleri tahlil edildiğinde yasama-yürütme ilişkisinde yürütme erkinin ağırlığı dikkat çekmektedir. Kanun yapma padişahın uhdesindedir ve şeriat kurallarına uygun biçimde yürütme fonksiyonunu yerine getirecek olan da yine padişahlık kurumudur. Meclis-i Umumi üyeliğine seçilen ve atanan kişiler vatana ve Kanun-i Esasiye sadık olacaklarına dair padişaha yemin ederler. [14] – Böylece yürütmeye sadakat tasdiklenmiş olur. Özellikle padişahın tasarrufuna bırakılan sürgün hakkının, yürütmenin sınırlarını belirlemeyi oldukça zorlaştırdığı görülmektedir. Yanı sıra Heyet-i Vükelanın halk tarafından seçilmiş meclise karşı bir sorumluluğunun olmaması, yasama ve yürütme arasında bir denge olmadığını da göstermektedir. [15]

Kaynakça

[1] – Ayrıntılı bilgi için bkz. Robert Devereux, The First Ottoman Constitutional Period, Baltimore: The Johns Hopkins Press 1963. “Belçika, Fransa ve İngiltere anayasalarından esinlenerek oluşturulan Kanun-i Esasi, Padişahın hakları da dahil 119 maddeden oluşuyordu.” A. Teyfur Erdoğdu, “The Administrative and Judicial Status of the First Ottoman Parliament According to the 1876 Constitution”, The First Ottoman Experiment in Democracy, (ed. C. Herzog-M. Sharif), Würzburg 2010, ss. 71-72.

[2] – Roderic H. Davison, Reform in the Otoman Empire (1856-1876), Princeton: Princeton University Press, 1963, s. 387.

[3] – Donald Quataert, The Ottoman Empire (1700–1922), New York: Cambridge University Press, 2005, s. 65

[4] – Madde 7. Düstûr, I. Tertip, c. IV, İstanbul: Matbaa-i Amire, 1296 (1879), s. 4.

[5] – Madde 27. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 6.

[6] – Madde 28. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 6.

[7] – Madde 35. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 7.

[8] – Madde 36. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 8.

[9] – Madde 113. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 19.

[10] – Madde 43. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 9.

[11] – Madde 44 ve Madde 47. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 9.

[12] – Madde 7. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 4.

[13] – Madde 53 ve Madde 54. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 10.

[14] – Madde 46. Düstûr, I. Tertip, c. IV, s. 9.

[15] – Bkz. Seval Kılıç, “Kanun-i Esâsî’de Egemenlik Anlayışı“, (Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2014, ss. 82-93.

Davison, Roderic H.; Reform in the Otoman Empire (1856-1876), Princeton: Princeton University Press, 1963.

Devereux, Robert; The First Ottoman Constitutional Period, Baltimore: The Johns Hopkins Press 1963.

Düstûr, I. Tertip, c. IV, İstanbul: Matbaa-i Amire, 1296 (1879).

Erdoğdu, A. Teyfur; “The Administrative and Judicial Status of the First Ottoman Parliament According to the 1876 Constitution”, The First Ottoman Experiment in Democracy, (ed. C. Herzog-M. Sharif), Würzburg 2010, ss. 67-88.

Kılıç, Seval; “Kanun-i Esâsî’de Egemenlik Anlayışı“, (Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2014.

Quataert, Donald; The Ottoman Empire (1700–1922), New York: Cambridge University Press, 2005.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
1992 yılında Rize’de doğdu. Lise eğitimini Rize Lisesinde tamamladı ve akabinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. 2017 yılında ise OMÜSBE Tarih Yüksek Lisans programını “Atatürk Döneminde Müteşebbis Sınıfın Geliştirilmesine Yönelik Tasarruflar” adlı tezi ile bitirdi. Halen İstanbul Üniversitesi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalında doktora eğitimine devam etmektedir. İleri derecede İngilizce bilmektedir.
Benzer içerikler

Geldikleri Gibi Giderler!

Türkçe Tarih sayfamızdaki bir takipçimiz, “Geldikleri gibi giderler!” konu başlığımızın altına, bu sözün Atatürk’e ait

Uluğ Sultan

Kalonoros’un fethinden dönüyorlardı, zafer kazanmanın sarhoşluğu vardı üstlerinde. İntikâllerini bile ağır adımlarla ve gevşek yapmaktaydılar.

Türk’ün Ata Sporu Güreş

Koşay Han, Molla İzzet, Koca Yusuf, Recep Kara, Ali Gürbüz gibi çayır güreşinde dünyaya nam salmış Türk pehlivanlar olduğu gibi bugün minderde de Yaşar Doğu, Hamza Yerlikaya, Rıza Kayaalp, Taha Akgül, Cenk İldem, Mehmet Özal gibi dünyaya rüşdünü ispat etmiş, başarılı isimlerle Türk’ün güreş geleneği dünyaya adını duyurmaya devam etmektedir.

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku