Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Sarmat Ordusu

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

M. Ö. III. – II. yüzyıllar boyunca , Tanrı Dağları’ndan Tuna’ya kadarki bozkırlara akın etti, M.S. II. – III. yüzyıllarda ise Doğu Avrupa’da hafif ve ağır birliklerin yer aldığı süvari ordusunu oluşturdular. Süvari ordunun teçhizatları ise Batı ve Merkezî Avrupa ile Merkezî ve Doğu Asya’nın unsurlarını içer­mektedir. Bütün bu gelenekler, çevresinde özgün bir hâl aldı.

ordusunun saldırı silahları, hafif ve ağır süva­ri birlikleri için aynıydı. Uzak muharebelerin en önemli silahı, büyük bir yay ve başlıkları kemikten olan oklardı. Bu yayın yapısı, Merkezî Asya’dan benimsenmişti. Okun demirden yapılan saplı, üç kanatlı başlıkları da Merkezî Asya menşeli idi. Yayla oklar goritin içerisinde yer alıyor, yay goritin içerisine dirseği çıkartılmış hâlde yerleştiriliyordu. , Gotlarla İskitlerden farklı olarak goriti, kılıç kemerinin sağına takıyorlardı. İlk darbe silahı ise çok uzun başlığı olan mızraktı. Mızrağın poyrası düzleştirilmiş kenara sahipti. Bundan dolayı darbe vurulurken mızrak düşmanın vücudunun sonuna kadar saplanmıyordu. Böylece askeri düşmana sapladığı mızrağını hemen geri de çekebili­yordu.

Mızrağın yanı sıra 30 – 50 santimetre uzunluğundaki hançer ile uzun kılıç da önemli saldırı silahlarının başın­da geliyordu. Hançer kılıfın içinde kılıç kemerine bağla­nıyordu. Soylu kimselerin hançerleri, altın, değerli taş ve renkli cam parçalarıyla süsleniyordu. Bu tür hançer­leri taşıma geleneği, Merkezî Asya’ya kadar uzanmak­tadır. Bu kılıçlar Merkezî Asya’da özellikle M. Ö. V. yüz­ yıldan itibaren çok yaygın olarak kullanılıyordu. kılıçlarının tali gereçleri ise doğrudan Çin örneklerini hatırlatmaktadır. Çin’de nefritten üretilen kılıçların tali gereçleri, Büyük İpek Yolu aracılığıyla Moğol bozkırlarından Roma İmparatorluğu’nun Tuna sınırına kadarki göçebeler arasında yaygındı.

ın savunma silahları ise miğfer ve zırh takı­mından ibarettir. M. Ö. I. yüzyıl — M. S. I. yüzyılda , Roma İmparatorluğu’nda yapılan, ancak burada artık eskiyen miğferler kullandılar, M. S. I. yüz­ yıldan itibaren ise konik ve oval şekillerdeki miğferler popüler oldu. Onların üretimi için , demir şeritlerden şekil oluşturan çerçeve yapıyor ve bunları demir şerit veya kalın sert deriyle dolduruyorlardı.

zırh takımları ise pullu, yelme ya da yelme­ pullu şeklindeydiler. İskitlerden farklı olarak , kendileri demir ve bronzdan pul yapmıyor, Roma yapı­mı pullar kullanıyorlardı. Bunları da Roma toprakların­dan ganimet olarak alıp getiriyorlardı. Özellikle de demir ya da çelik halkacıklardan yapılan önden açılır zırhlar tercih ediliyordu. Aslında bu tür zırhlar, M. Ö. IV. yüzyılda Kelt veya Germenler tarafından keşfedildi, M. Ö. I. yüzyılda da Romalılar tarafından benimsenerek bütün dünyaya yayıldılar. ın zırhı, kalçaya kadar olan gömlek şeklindeydi (Bunların kolları dirse­ğe kadardı). Ancak zırhların bazıları, gömlek kısmıyla ayak kısmını bağlayan şekildeydiler. Yelmenin esnekli­ği, onu farklı şekillerde kullanmaya imkân tanıyordu.

Ancak böyle yelmeler, askeri mızrak darbesi, hatta oklardan çok iyi korumuyordu. Bundan dolayı Romalılar, daha sonra da önemli yerlerden pullarla sağlamlaştırmaya başladılar. Kombine yelme­ler için pulları, Roma İmparatorluğu ve onun Karadeniz’deki vassallarından alıyorlardı.

koşum takımının kökenleri ise Orta Asya’dır. Küçük sert eyer, atın gövdesine çeşitli kemerlerle bağ­lanıyordu. ın koşum takımının önemli özel­liklerinden biri de eyerden sarkan kemerlerdir. Bu kemerler aynı zamanda göğüs kemeri ile atın iki omu­zunun arasından geçen kemerin birleştiği yerleri kapatmaktadır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Rafail Hakimov
Bibliyografya :
Kaynak :

Atlas Tartarica, Tatarlar ve Avrasya Halklarının Tarihi, Tataristan Cumhuriyeti: Dünü ve Bugünü, Çevirmen: İlyas Kemaloğlu, Tataristan Cumhuriyeti Ş. Mercanî Tarih Enstitüsü, Tataristan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Kazan – Moskova – St. Petersburg – İstanbul, 2017, s. 70-71

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türk savaş gemileri

Türk Donanması’nın eski önemini kaybetmiş olduğu XVIII. asır başlarında bile Türk savaş gemileri dünyanın en

Sivas Kongresi kararları

Bütün milletçe malum olan iç ve dış tehlikenin meydana getirdiği milli uyanıştan doğan kongremiz gelecekteki

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku