Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Orta Asya Saka kabileleri

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Darius ve onun mirasçısı Serhas (M. Ö. 486 – 484’te hüküm sürdü) kendi yazıtlarında Farsların hâkimiyeti altında olan bir Orta Asya Saka kabileler birliğinden daha bahsetmektedirler. Bunlar, Saka­Haumavarga, yani Haoma’ya tapan Sakalar idi. Ahameniş yazıtların­da “Saka” adı tek başına kullanıldığında “Saka­ Haumavargalar” kastedilmektedir. Serhas’ın Persepolis’teki yazıtında Saka­Tigrahauda ve Saka Haumavargaların yanı sıra Ahamenişlere bağlı halklar arasında Babilli Berossus’un ileri sürdüğüne göre Ulu Kiros’i yenen Dahiler’in de adı geçmektedir. Eski Fars kaynakları, İran’ın doğusunda yaşayan başka “İskit halkları”nı bilmemektedirler. Bununla birlikte Yunan­ Roma müellifleri çok sayıda farklı İskit halkından bah­setmektedirler.

Herodot ayrıca Saka­ Ortokoribant, yani “sivri uçlu şapkalar takan Sakalar” ile Saka­Amorgları (Bazı müel­liflerde Kral Amorg’un ya da Omorg’un Sakaları olarak geçmektedir) zikretmektedir. Araştırmacılar bunları Saka – Tigrahauda ile Saka­Haumavargalarla özdeşleştirmektedirler. Dailer (Dahiler) de birçok kez zikredil­miştir.

En gizemli konulardan biri de Ahameniş yazıtlarında antik tarihçilere göre Kiros döneminden itibaren Farsların en büyük düşmanı olarak kabul edilen Massagetlerden bahsedilmemesidir. Hâlbuki Kiros’un Massagetlerle savaştığı Uzmoy­Harezm bölgesi, Pers İmparatorluğu’nun içerisinde yer aldı ve Harezm ile Aral Önü bölgelerini yöneten Fars satrabı için de bura­da muhteşem bir saray inşa edilmişti. Araştırmacıların bir kısmının tahminine göre Hellen müelliflerindeki Massagetler, Pers yazıtlarında Saka­Tigrahauda olarak adlandırılmış ve bunlar Orta Asya’nın batısında yaşa­ mışlardır. Bununla birlikte Saka­Tigrahaudaların yerleri ile ilgili bilgi, Darius’un yazıtındaki bilgilerle çelişmekte ve onların Massagetlerle özdeşleştirilmelerini imkânsız kılmaktadır.

Massagetler gerçekten de Ahameniş yazıtlarında yer alıyorlarsa da onların Dai (Dahi) adıyla adlandırılmış olmalarının ihtimali daha yüksektir. Darius’a göre “Ahura Mazda’ya tapmayanlar” ve adları daha Avesta’da geçen Dahiler, Serhas’ın Persepolis’teki yazı­tında bu hükümdarın hâkimiyeti altında yer alan en büyük ülke ve halklar arasında sayılmaktadırlar. M. Ö. IV. yüzyılda Dahilerin toprakları, Seyhun Ötesi ve Aral Yanı bölgelerinde bulunuyordu. Yine III. Darius Kadoman’ın (M. Ö. 336–331’de hüküm sürdü) Büyük İskender’e yenildiği savaşta Dahiler, Perslerin müttefi­ ki olarak geçmektedirler. Birbirinden bağımsız ve çok farklı dönemlerde kale­me alınan üç kaynakta (Avesta, Serahs Yazıtı, Arrianus’un eseri), Dahi kabileleri kendi isimleriyle geç­mektedir. “Massaget” adı ise ancak antik kaynaklarda yer almakta ve bunlarda hayat tarzı, ekonomi ve kültür açısından çok farklı kabileler birleştirilmektedir. Yunan müelliflerinin eserlerinde geçen Massagetler arasında ise yalnızca toprak birliği (Aral Yanı, Ceyhun ve Seyhun’un aşağı tarafları, Uzboy bölgesi) söz konusudur. Belirtilen ortak âdetler (grup evlilikler, ritüel cinayetler, yaşlıların yenmesi) ise çok eskidirler.

Eski tarihçiler dış görünüm itiba­rıyla farklı olan kabilelerin – Massagetlerle Dahiler – ortak bir coğrafyaya, Aral Yanı bölgesinde ortak siyasî ve kült merkezlerine, Güneş Tanrısı Mitra’ya tapma ile ilgili ortak kutsallara sahip oldukla­rını bilmiyorlardı. Seyhun’un eski yatakları olan Janadarye, Kuvandarye, İnkardarye boyunca yer alan müstahkem şehirler, yerle­şim yerleri, mezarlar, arkeologlar tarafından birçok kez araştırıldı. Çıkartılan eserler, M. Ö. VII – II. yüzyıllarda Aral Yanı bölgelerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan kabilelerin günlük hayatını ve bu dönemin eserlerinin Bronz Çağı eserlerine olan bağlılığını ortaya koymaktadırlar. Özel­likle Seyhun’un sol kıyısında yer alan Bronz Çağı’ndaki Tagisken ile Sakalara ait Tagisken ve Uygarak kurganla­rının incelenmesinde bu husus belirgin bir hâl almakta­dır. Kültürlerin gelişimindeki veraset, burada çok belir­gin olup Harezm’in doğusuna doğru bütün Aral Yanı bölgesine de yayılmaktadır. Göçebe (ve sadece göçebelerin değil) birliklerinin kabileleri hepsi aynı olamazdı. Bununla birlikte bunla­rın ortak isim taşımış olmaları imkân dâhilindedir.

Massagetler de ortak jeneolojik geleneğe sahip Aral Yanı kabilelerinin ortak eski adıdır. Dâhiler ise Seyhun ve Aral Yanı bölgelerindeki kabilelerin askerî çekirdeği­ni oluşturuyorlardı. M. Ö. III. yüzyılda Dai (Dahi) adı, tamamen daha eski ve ortak isim olan Massaget adının yerini aldı.

M. Ö. 238’de Dai kabilelerinden biri olan Arsasid baş­kanlığındaki Partlar (Parfyanlar), İran’da yeni impara­torluk kurdular. M. Ö. III. yüzyılda kuzeyde, Batı Kazakistan ve Ural Yanı bozkırlarında vuku bulan Dai­ Massaget yayılmacılığı, Herodot’ta adı geçen ve dil, hayat tarzı ve kültür açısından Sakalara yakın olan Sarmatların Karadeniz Yanı İskit Ülkesi’ne göç etmele­rine sebep oldu.

Kaynakça
Makale yazarı :
Bibliyografya :
Kaynak :

Atlas Tartarica, Tatarlar ve Avrasya Halklarının Tarihi, Tataristan Cumhuriyeti: Dünü ve Bugünü, Çevirmen: İlyas Kemaloğlu, Tataristan Cumhuriyeti Ş. Mercanî Tarih Enstitüsü, Tataristan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Kazan – Moskova – St. Petersburg – İstanbul, 2017, s. 65

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türk oğlu, Sinanoğlu

2015, öyle sanıyorum ki, Türkiye’ye çok fazla şey kaybettirdi. Yitirdiğimiz en son değer ise, dünyaca

Türk Efsanelerinde Güneş

“Ne ay, ne güneş varmış, insanlar uçarlarmış, Uçanlar ısı verir, ışıklar saçarlarmış. Nasıl olmuşsa birgün,

Uygurca 20. Ders

Yigirminçi (20-) Ders – Ğerb Memliketliride Novruz Bayrimi Uyğurçe xeverdin misal 1 — Novruzniñ yetip

Uygurların türeyişi

Tola ile Şelenga, birleşir dökülürmüş, Suların kavşağında, bir ada görülürmüş. Adanın ortasında, bir tepe göğe

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku