Sadri Maksudi’nin Türkiye’ye gelişi ve Türkiye’deki hizmetleri

 

Sadri Maksudi, 1923’de Sorbon Üniversitesi’nde Türk Tarihi dersi okutmaya başlar. Türkiye’deki gelişmeleri de yakında takip etmektedir. Atatürk’le tanışmayı çok arzu eden Maksudi, bu arzusunu gerçekleştirmenin yollarını aramaktadır. Paris’te bulunduğu sırada bir Türk gazetesinde 23 Nisan’da Ankara’da Türk Ocakları Kurultayının toplandığı haberini okuyunca Türk Ocakları sayesinde bu isteğinin gerçekleşeceğini düşünür (Ayda, 1991, s. 149). Türk Ocakları’na bir mektup yazar, davet edildiği takdirde Ankara ve İstanbul’da bir kaç konferans verebileceğini belirtir. Türk Ocaklan başkanı Hamdullah Suphi Bey, Maksudi’yi davet etmekle şeref duyacaklarını belirten bir mektup gönderir. 1924 Kasımında ilk kez Türkiye’ye gelen Maksudi, Atatürk’le görüşmek üzere randevu talebinde bulunur. Randevu 24 Kasım 1924 için verilir (Ayda, 1991, s. 149). Maksudi, 18 Kasım’da “Türk Birliği” ve 21 Kasım’da “Türk tarihinde halk, kahramanlar ve hanedanlar” konulu konferanslar verir. Büyük heyecanla beklediği Gazi ile tanışma 24 Kasım 1924’de Çankaya’da gerçekleşir. Bu görüşmede Atatürk’ün Sadri Maksudi’ye sorduğu sorulardan Maksudi’nin geçmişi hakkında bilgi edindiği anlaşılmaktadır (Ayda, 1991, s. 151).

Atatürk, Sadri Maksudi’ye yeni kurulan devlette vazife almak üzere Türkiye’ye yerleşmesini teklif eder. Maksudi, hiç düşünmeden bu teklifi kabul eder. 1925 yılında Fransa’dan Türkiye’ye gelip yerleşir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren vefatına kadar geçen sürede bilim adamı, hukukçu ve siyasetçi olarak pek çok önemli hizmette bulunur.

Gönül Pultar, Maksudi’nin Türkiye’deki hizmetlerini dört başlık altında değerlendirir:

I. Hukuk hocalığı, II. Milletvekilliği, III. Türk Tarih Kurumu’na  katkıları, IV. Dil devrimine katkıları (Pultar, 1996, s. 30). S. MaksudiArsal, 1925 yılında itibaren Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Enstitüsü’nde ders verir ve ordinaryüs profesörlüğe yükselir (Pultar, 1996, s.30).

Türkiye’de Türk Hukuk Tarihi disiplinini kuran kişi S. Maksudi’dir. Hukuk Tarihi Dersleri (1938), Hukukun Umumi Esaslar› (1937), Umumi Hukuk Tarihi (1941), Hukuk Felsefesi Tarihi (1946), Türk Tarihi ve Hukuk (1947) adlı eserleriyle hukuk alanında önemli katkılarda bulunmuştur.

Maksudi’nin Türkiye’de ilk kez siyasete girişi tamamen kendi bilgisinin dışında, Atatürk tarafından milletvekilliğine aday gösterilmesiyle olur. 1931-1935 yılları arası Şebinkarahisar, 1935-1939 yılları arasında Giresun milletvekili olarak iki dönem Cumhuriyet Halk Partisi’nden, 1950-1954 yıllan arasında bir dönem Demokrat Parti’den Ankara milletvekili seçilerek meclise girer ( Tanyeri, 1996, s. 54-55).

Türk Ocaklarının 27 Nisan 1930 tarihli VI. Kurultayında bir konuşma yapan Maksudi, “İlim ve Sanat Heyeti” dışında Türklüğün eski tarihini inceleyecek bir “Tarih Heyeti’nin kurulmasını teklif eder (Ayda, 1991, s. 165). Söz konusu Tarih Heyeti ilk kez Gazi Mustafa Kemal’in başkanlığında 4 Haziran 1930’da toplanır. Türk Ocaklarının kapanmasının ardından “Tarih Heyeti” 15 Nisan 193 l’den itibaren “Türk Tarih Tetkik Cemiyeti” adını alır. Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşunda büyük rolü olan Maksudi, bu hizmeti ile adeta “millet inşa eden tarihçi” (Pultar, 1996, s. 34) görevini yerine getirmiştir.

Maksudi, 1928 yılında Milliyet gazetesinde “Lisan Islahı Meselesi” başlığı altında yayınladığı yazılanın Türk Dili İçin adl› kitapta toplayarak 1930 yılında yayınlar (Pultar, 1996, s. 36). Maksudi Türk Dili İçin adlı eserinde, Türk dilinin gelişmesini diğer Türk lehçelerine bağlayan önemli görüşler ileri sürer (Ercilasun, 1996, s. 195)

1955 yılında yayımlanan Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları  adlı kitap, Maksudi’nin son eseridir.

Sadri Maksudi 20 Şubat 1957 yılında İstanbul’da vefat eder

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

Haber Bültenimize Kaydolun

Türkçe Tarih'in yeni içeriklerinden en önce siz haberdar olun.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Kurt içerikli atasözleri

Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür (Türkiye Türkçesi)Kurdun konaklığına get, köpeği de ardından apar (Kazak Türkçesi)Börünen dost olsan, itin yanında olsun (Kırım Türkçesi)İt ilen yolda ol ama çomağı elinden yere…

Tufan Efsanesi

Şamanist Türk boylarında söylenen Dünya Tufanı efsane­sine ait rivayetler birçok folklorcu ve seyyahlar tarafından tesbit edilmiştir. Bu efsanelerin temelini müslüman ve hıristiyan kay­naklarından gelen “ Nuh Tufanı hikâyesindeki unsurlar teş­…