Çanakkale Muharebeleri ve Mustafa Kemal

Resimlerle Atatürk
Taha Toros Arşivi, Dosya Adı: 1939-2000 Atatürk'ü Anma Törenleri
Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Resimlerle Atatürk Taha Toros Arşivi, Dosya Adı: 1939-2000 Atatürk'ü Anma Törenleri Kaynak: İstanbul Şehir Üniversitesi Arşivi
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Gerçekte on binlerce kişinin kaybına, ölümüne neden olan savaş, sadece Türkler için değil binlerce kilometre öteden, deniz aşırı ülkelerden ’ye gelip nereye geldiğini, kimlerle ve niçin savaştığını bilmeden kaybolup giden gencecik insanların da dramı da oldu. Bu noktada Atatürk’ün Çanakkale Muharebelerinde çarpışarak ölen Anzaklar için dile getirdiği şu sözleri hatırlayalım:

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen Analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır.”

Biliyoruz ki her milletin tarihinde Çanakkale gibi zaferler yoktur. Türklerin imparatorluğunun payitahtına Boğazlardan donanma ile geçerek zaferi kazanmak bir hayal olarak kalmıştır. Çanakkale’de kazanılan zafer Rusya’nın savaştan saf dışı kalmasına sebep olurken Mustafa Kemal adı tarihe yazılmış, tüm itibarlar onun üzerinde toplanmıştır.

“Tarihte bir tümen komutanının üç farklı yerde vaziyete nüfuz ederek yalnız bir muharebenin değil, aynı zamanda bir seferin akıbetine ve belki bir milletin mukadderatına tesir yapacak vaziyet yaratanların bir benzerine nadiren tesadüf edilir. Elden kaçırılan fırsatların hatırası kadar acı hatıralar az bulunduğu gibi, maziye bakıldığı zaman önüne geçilebilmesi mümkün olan ve geçilmesi gereken başarısızlıklar kadar da elim başarısızlıklar az bulunur. İşte Çanakkale Seferi’nin tarihi de bu çeşit hatıralardandır.”

yorumuyla İngiliz General C.F. Aspinall Oglander, Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebeleri’ndeki önemli rolünü ortaya koyarken aynı tarihlerde İstanbul’da Genelkurmay Karargâhında görev yapan Kurmay Yarbay İsmet İnönü’de sonradan kaleme aldığı anılarında Atatürk için.

“…..Çanakkale’de ilk günden itibaren üzerinde toplanmış şerefler ve ümitler, Atatürk’ü dokunulmaz hale getirmiştir.”

demiş ve Atatürk’ün yüksek komutanlık nitelikleriyle her millette, her devirde yüksek vasıfta komutan olduğunu vurgulamıştır. Çanakkale Muharebelerini Türklere kazandıran şey, kararlarını hayata geçirmede son derece enerjik bir komutan olarak, Mustafa Kemal’in kendi görkemli aynı zamanda son derece zeki kişiliğine güvenerek doğru zamanda doğru yerde olma konusunda sahip olduğu sırrına erişilmesi güç yeteneği olmuştur. Ve onunla birlikte savaşan Türk askerînin,

“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum”

diyen komutanının emrini gönülden yerine getirirken hayatlarını, sevgilerini bu topraklar için, kutsal bildikleri vatan için tereddütsüz yok saymış olmalarıdır….

Sonuç olarak, Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitleri için söylediği şu mısralarını hatırlıyoruz:

“Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor,
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
“Sen bu âvizenin altında bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına

Türbedarın diyerek ta fecre kadar bekletsem
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem
Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana”.

Vatan uğrunda sonsuzluğa erişen ve Çanakkale Zaferinin onurunu bizlere bahşeden tüm gazi ve şehitlerimizin, Çanakkale’yi Türk’ün istiklal mücadelesine önsöz yapan ve varlığını Türk varlığına armağan eden Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aziz hatırası önünde bir kez daha en derin saygılarımızla eğiliyoruz.
Ruhları şad olsun, huzur içinde uyusunlar….

Kaynakça
Makale yazarı :
Dr. F. Rezzan Ünalp
Bibliyografya :
Kaynak :

Çanakkale Muharebeleri ve Mustafa Kemal, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Yıl: 13, Bahar 2015, Sayı: 18, ss. 37-64, 100. Yıl, s. 58-60

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Unutulduysa Hatırlatalım..

12 Nisan 1931 yılında, bizzat Atatürk tarafından kurulan Türk Tarih Kurumu’nun savsözünü (sloganı) herkes bilir;

Türk Toplumunda Kadın

En eski Türk ailesinde kadın, kocası ile aynı hakka sahipti. Türkler’de bir insanın asil olabilmesi

Uygurca 47. Ders

Qiriq yettinçi (47-) Ders – Iz Kırk Yedinci (47.) Ders – İz Muqeddime Mukaddime Qedem

Ötüken Dağları

Türk dünyâsının erken devirdeki merkezi sanılan Kög­men dağlarına dönerek, bu merkezden bu sefer Doğuya doğru

Matrakçı Nasuh

Yazdığı eserlerde – çağdaşları gibi – kendi hayatı hakkında bilgi vermekten imtina etmiş olan Nasûh

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku