Büyük Türk milleti yeni bir nur alemine girecek

1 Kasım 1928. Büyük Millet Meclisi’nin üçüncü dönem ikinci toplanma yılı açılıyor. Konuşulan en mühim meselelerden biri Harf İnkılâbı. Bütün milletvekilleri, bu meselenin hemen umumi heyet önüne getirileceğinden emin bulunuyorlar İnkılâbın millet önünde müzakeresini muvaffakiyetle tamamlayan Paşa, şimdi de davayı millet temsilcilerinin önüne serecek.

İşte harf inkılâbını Büyük Meclis’e anlatan sözleri:

“Aziz arkadaşlarım, her şeyden evvel her inkişafın ilk yapı taşı olan meseleye temas etmek isterim. Her vasıtadan evvel büyük milletine onun bütün emeklerini kısır yapan çorak yol haricinde kolay bir okuma yazma anahtarı vermek lazımdır.

(Sürekli alkışlar).

Büyük milleti cehaletten az emekle kısa yoldan ancak kendi güzel ve asil diline kolay uyan böyle bir vasıta ile sıyrılabilir. (Alkışlar). Bu okuma yazma anahtarı ancak Lâtin esasından alınan alfabesidir. (Alkışlar). Basit bir tecrübe Latin esasından harflerinin diline ne kadar uygun olduğunu şehirde ve köyde yaşı ilerlemiş evlatlarının ne kadar kolay okuyup yazdıklannı güneş gibi meydana çıkarmıştır. (Alkışlar).

Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla harflerinin kat’iyet ve kanuniyet ması bu memleketin yükselme mücadelesinde başlıbaşına bir geçit olacaktır. (Bravo sesleri, alkışlar).

Milletler ailesine, münevver, yetişmiş büyük bir milletin dili olarak elbette girecek olan çeye bu yeni canlılığı dıracak olan Üçüncü Büyük Millet Meclisi, yalmz ebedi tarihinde değil bütün insanlık tarihinde mümtaz bir sima kalacakiır. (Alkışlar).

Efendiler, harflerinin kabulü ile hepimize, bu memleketin bütün vatanını seven yetişkin evlatlarına mühim bir vazife teveccüh ediyor: Bu vazife, milletimizin kâmilen okuyup yazmak için gösterdiği şevk ve aşka bilfiil hizmet ve yardım etmektir. Hepimiz, hususi ve umumi hayatımızda rast geldiğimiz okuyup yazma bilmeyen erkek, , her vatandaşımıza öğretmek için tehalük göstermeliyiz. Bu milletin asırlardan beri hallolunamayan bir ihtiyacı birkaç sene içinde tamamen temin edilmek, yakın ufukta gözlerimizi aştıran bir muvaffakiyet güneşidir. (Alkışlar). Hiçbir muzafferiyetin hatlanyla kıyas kabul etmeyen bu muvaffakiyetin heyecam içindeyiz. Vatandaşlarımızı cehaletten aracak, bir sade muallimliğin vicdani hazzı mevcudiyetimizi işbaa etmiştir. (Bravo sesleri sürekli alkışlar).

Aziz arkadaşlarım, yüksek ve ebedi yadigârınızla büyük milleti yeni bir nur âlemine girecektir.” (Bravo sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar).

Sami N. Özerdim
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Galata Mevlevihanesi

KISACA MEVLEVİLİK TARİHÇESİ Mevleviyye tarikatının kurucusu, 1207 tarihinde [1]dünyaya gelen mutasavvıf ve şair MevlânâCelâleddîn-i Rûmî’dir.

Masal Masal Türkiye

TÜMAK-I Türk Masal Külliyatı-I Türkiye sahası masallarının bilimsel bir şekilde derlenmesi, toplanması ile sözlü ve

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku