Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 11 Mayıs 2018 - 16:00
Son Düzenlenme Tarihi 11 Mayıs 2018 - 07:47
Yusuf Has Hacib - Kemal Eraslan

Yusuf Has Hacib - Kemal Eraslan

(İ.A. Yusuf Has Hacib Maddesi, Kemal Eraslan , Cilt 13, s. 438-440 arasından alıntıdır.)

YUSUF HAS HACİB

İslami Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve mütefekkiri olup, Türk dili ve edebiyatı bakımından olduğu kadar, Türk kültürünün de değerli abidelerinden sayılan Kutadgu Bilig’in müellifidir.

Yusuf Has Hacib’in hayatına dair maalesef yeterli bilgiye sahip değiliz. Hakkında bildiklerimiz daha ziyade Kutadgu Bilig’de yer alan bazı ifadelere ve esere sonradan ilave edilen mensur ve manzum mukaddimelerdeki kısa bilgilere dayanmaktadır.

Eserin bir yerinde (I, 632, beyit 6627) zikredildiği gibi, şairin asıl adı Yusuf’dur.

Yusuf’un doğum tarihi de belli değildir. Eserini tamamladığında 50 yaşını aştığı, 60 yaşın kendisini çağırmakta olduğu (bk. Kutadgu bilig, I, 51, beyit 365 vd.) göz önüne alırsa (400-410= 1009-1019), seneleri arasında doğmuş olabileceği kabul edilebilir. Şair eserini tamamladığı (462=1069/1070) sene 54 yaşında olduğuna göre, 408 (1017/1018)’de doğmuş olmalıdır (bk. Kutadgu bilig, nşr. R. R. Arat, naşirin ön sözü; ayrıca krş. Metin, I, 51, beyit 365 vd. ve İ A, mad. KUTADGU BİLİG; ayrıca krş. A. Dilaçar, “Kutadgu Bilig”in 900. Yıl dönümü (1069-1969) ve Balasagun’lu Yusuf, Türk Dili, Ankara, 1969, XX, sayı 211, s. 7)

Asil bir aileye mensup olduğu görülen Yusuf’un eserinden, olgunluk çağına kadar doğum yeri olan Balasagun’da yaşadığı, bu şehirde kuvvetli bir tahsil gördüğü ve zamanın geçerli ilimlerini öğrendiği, sanat ve edebiyatla son derece yakından ilgilendiği anlaşılmaktadır. Nitekim Kutadgu bilig’de çeşitli ilimlere dair sağlam bilgilerin yer alması bu hususu doğrulamaktadır (bk. R. Genç, Karahanlı Devlet teşkilatı, İstanbul, 1981, s. 207 vd.) Manzum mukaddimede Yusuf’un ilim ve hüner sahibi, dindar, faziletli ve çevresinden takdir ve hürmet gören bir kişi olduğu ifade edilmiştir (bk. Kutadgu bilg I, 8, beyit 54-56) bu vasflara sahip olan yusuf’un kitabını tamamladığı 462 (1069) tarihine kadar ki hayatı hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Ancak şair eserini tamamlayıp Karahanlı hükümdarı Uluğ Buğra Han (bk. W. Barthold, kutadgu Bilig’in zikrettiği Bugra Han kimdir, tM, I, 221-226)’a sunmuş ve bir süre onun yanında has hacib (saray nazırı) olarak görevlendirilmiştir (bk. Kutadgu Bilig, I, mukaddime, str. 25; krş. Ayn. esr., mukaddime, I, beyit )) ve bu unvanla şöhret kazanmıştır.

Yusuf’un hangi tarihte vefat ettiği belli değildir, Kutadgu Bilig hatimesinde (I, ek III) çok ihtiyarlığından, ömrünü insanlara hizmetle geçirdiğinden, bu yüzden de Tanrı’ya ibadette geç kaldığından söz etmesi, şairin uzun bir ömür sürdüğüne delalet etmektedir.

XI. asırda mühim kültür merkezlerinden olan Balasagun ve Kaşgar’ın cemiyete faydalı olmayı ön planda tutan, iyi bir müslüman, alim ve mütefekkir olan (R. R. Arat, Kutadgu Bilig, I. Metin, İstanbul 1947) Yusuf’un yetişmesinde mühim bir rol oynadığı muhakkaktır. Bilhassa Kaşgar ile Bağdad arasındaki münasebetler, Kaşgar’da kültür hayatının gelişmesine yardım etmişti. Yusuf ve çağdaşı Kaşgarlı Mahmud’un eserlerini bu şehirde yazmaları, burada kültür seviyesinin yüksek olduğunu göstermektedir (bk. A. Caferoğlu, “La Literature Turque de l’epoque des Karakhanides”, Philologiae Turcicae Fundamenta, II, 268; krş. W. Barthold, Orta-Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler, İstanbul, 1927, s. 121).

Balasagun ve Kaşgar’da eski Türk kültürü yanında islam kültürü de gelişmişti. Bu sayede, Yusuf devrinin ileri gelen bilgin ve şairlerinden olan Biruni, İbn Sina, Firdevsi, Ömer Hayam’dan faydalanmış olmalıdır. Ayrıca budist ve maniheist Uygurların dini ve milli edebiyatlarına da yabancı olmadığı anlaşılmaktadır (Abdülkadir İnan, Yusuf Has Hacib ve eseri Kutadgu Bilig üzerine notlar, türk Kültürü, Ankara, 1970, IX, sayı 98, s. 112-126) Kutadgu Bilig’de bilhassa tıp ile ilgili bilgilerin yer alması eskiden beri onun İbn Sina’nın talebesi olabileceğini, hiç olmazsa İbn Sina’dan yararlandığını düşündürmüştür (bk. O. Alberts, “Der Dischter des in uigurisch-türkischen geschirebenen Kutadku Bilik (1069/1070) ein, Schüler des Avicenna”, Archiv für Geschichte der Pholosophie, Berlin, 1901 VII, 300; bk. E I, mad. YUSUF KHAŞŞ HADJIB; ayrıca bk. A.S. Levend, Yazılışının 900. Yıldönümünde Kutadgu Bilig, Türk Dili, Ankara, 1964, XX, sayı 211, s. 4)

Kutadgu Bilik’de İslam’dan önceki Türk kültürünün derin izlerini bulunduğu, Yusuf’un Mahmud Kaşgari’de görülen halk hikmetlerini nakletmekle kalmayıp, bunları eserinin en mühim kuruluş unsurları olarak ele aldığı görülür (bk. A. İnan, ayn. mak., s. 44; krş. W. Barthold, ayn. esr., s. 123) Ayrıca birçok beyitler, Kur’an ayetlerinin mealen tercümeleri mahiyetindedir. Nitekim günlük hayat kaygılarının üstüne çıkan, ideal bir cemiyet nizamının esas ve çerçevesinin tesbitini gaye edinen müellif, haklı olarak tasavvurlarını ifade için devrin ve muhitin malzemesinden faydalanmak ve çevresinin anlayabileceği dili kullanmak mecburiyetindeydi (bk. İ A. mad. KUTADGU BİLİG).

Aynı zamanda bir ahlakçı olarak kabul edilen Yusuf’un, ahlaki düşüncelerine, bilgi (bilig) iş (kılış) ve doğruluk (kanilik) olmak üzere üç prensibin hakim olduğu görülür (bk. Z. F. Fındıkoğlu, XI. Asırda bir Türk mütefekkiri ve ahlaki düşünceleri, İstanbul, 1938, s. 10-15). Gerçekten de bilgiye her şeyin üstünde değer vermesi, dilin insana Tanrı’nın en büyük armağanı, iyiliğin ve doğruluğun üstün bir fazilet olduğu, hakkındaki görüşleri bugün için de geçerli düşüncelerdir (bk. Z. F. Fındıkoğlu, ayn. esr., s. 10) Yusuf, hakimiyet ve hükümdarlık kaynağının ilahi olduğunu, bu sebeple hakimiyeti temsil eden hükümdar ve ailesinin kutsi sayıldığını bildirir (bk. R. Genç, ayn. esr., s. 17) Kutadgu Bilig, edebiyat ve dil bakımından da ehemmiyetlidir. Nitekim o, şiir sanatının teknik ve inceliklerini tam manasıyla taşıyan bir eser mahiyetinde (bk. a. Bombaci, “Kutadgu Bilig hakkında bazı mülahazalar”, Köprülü Armağanı, İstanbul, 1953, s. 69) kendi devrinin edebi Türkçe’sinde yazılmış ilk islami-Türk manzum eseri olup, klasik Türk şiirinin kurulmasını da sağlamıştır. Bu bakımdan yeni bir medeniyet sahasına giren Orta-Asya Türklerini kültür gelişmesinde bu eserin rolü büyük olmuştur. Gerçekten de biri şair, diğeri de dilci olan Yusuf ve Kaşgarlı Mahmud’un eserleri, XI. Asır Orta-Asya Türk kültürü ve Türk diline ışık tutmuşlardır (bk. A. Caferoğlu, ayn. mak., II, 267) Nitekim, Yusuf ve Kaşgarlı Mahmud birbirinden uzak ve birbirini tanımamalarına rağmen, ikisi de aynı malzeme üzerinde çalışıp yekdiğerini tamamlamışlardır. Kaşgarlı Mahmud, Türk kavimleri, yaşayış tarzı, dili, edebiyatı Yusuf ise, Türklerin fikir hayatı ve manevi varlığı üzerinde durmuşlardır. Her ikisi Türk Halk Edebiyatını yakından bilip ondan yararlandıkları gibi, içtimai teşkilatı da yakından biliyorlardı (bk. İ A, mad. KUTADGU BİLİG) Kaşgarlı Mahmud Türk milli yapısının dış kısmı, Yusuf ise, iç kısmı üzerinde durmaktadır (bk. A. Caferoğlu, Türk Dili Tarihi, İstanbul, 1970, I, 22).

Kutadgu Bilig üzerinde çok durulmuş, başta eserin adının manası olmak üzere muhtelif bakımlardan değerlendirmeye çalışılmıştır: eserin adının “kutlu” mes’ud olma bilgisi (bk. İ A, mad. KUTADGU BİLİG) S. M. Arsal, “Siyasi hakimiyet kudreti”, Türk tarihi ve Hukuku, İstanbul, 1947, s. 120) “mes’ud edebilecek ilim, padişahlara layık ilim” (bk. W. Barthold, ayn. esr., göst. Yer.) “hükümranlık bilgisi, siyasi hakimiyet bilgisi, devlet olma veya devletli olma bilgisi” (bk. İ. Kafesoğlu, Kutad-gu Bilig ve Kültür Tarihimizdeki Yeri, İstanbul, 1980), “Mes’ud olmayı söyleyen ilim” (M.Ş. Ülkütaşır, “Yusuf Has Hacib ve kutadgu bilig üzerine küçük bir araştırma, Türk Kültürü, Ankara, 1970, IX, sayı 98, s. 91-94) “devlete erişme bilgisi” (A. Karamanlıoğlu, Kutadgu Bilig’in diline ve adına dair, Türk Kültürü, Ankara, 1970, IX, sayı, 98, s. 127-131) manalarında değerlendirilmiştir.

Kutadgu Bilig’in, orijinal bir eser olup olmadığı hakkındaki görüşler farklıdır: Bazıları (bk. Barthold, ayn. esr. s. 121 vd.)’na göre bu kitab orijinal bir eser olmayıp şarkta birçok örnekleri bulunan bir tür nasihat kitabıdır Bazıları (bk. S. Çağtay, “Kutadgu Bilig’de Ögdülmiş”, Türk, Kültürü, ankara, 1970, IX, sayı 98, s. 95-111)’na göre, kutadgu Bilig hind’deki bu tip nasihat kitaplarından örnek alınarak yazılmıştır. T. Josef (M T M, 1915, II, 91) Kutadgu Bilig'’n Çince tesiriyle, Brockelmann (E I, mad. YUSUF KHAŞŞ HADJIB) İSE, İran edebiyatının tesiriyle kaleme alındığını ileri sürerler. Fuad Köprülü (Türk Edebiyatı tarihi, İstanbul, 1926, s. 197 de onun bu eserinde İbn Sina tesirini görmüştür. Buna karşılık bazıları (İ. Kafesoğlu, ayn. esr., s. 5-13) eserin Türk devlet anlayış ve geleneğinin bir ifadesi olduğunu kabul eder. H. Wambery (bk. Uigurische Sprachmonumente und das Kudatku Bilig, Innsbruck 1870, s. 5; ayrıca bk. A. Bombaci, ayn. mak., s 67; krş. A. S. Levend Yazılışının 900. Yıldönümünde kutadgu Bilig, Türk Dili, Ankara, 1969, XX, I) Kutadgu Bilig’e hakim olan ruhun, büyük ölçüde islam telakkileri, yahut şarkta yaygın düşünceler yanında ahlaki bir eser olduğunu söyler. R. R. arat (ayn. esr., I, 21)a göre, Kutadgu Bilig ilk bakışta devlet teşkilatı ile doğrudan doğruya alakadar görünürse de, şair eserinde umumiyetle cemiyeti teşkil eden ferdler ile bunların cemiyet içindeki mevki ve vazifelerini tayin etmeğe çalışmıştır (Ayrıca tafsilat için İ A, mad. KUTADGU BİLİG). Kutadgu Bilig ile, ilk müşterek Orta-Asya Türkçesinde klasik bir edebiyat teşekkül etmiştir (bk. A. Caferoğlu, ayn. esr., II, 54) Yine bu eserle eski Uygur edebiyat geleneğinin daha da geliştirildiği söylenebilir (bk. İ A, mad. KUTADGU BİLİG.)

Bibliyografya: O. Alberts, “Der Dichter des in uigurisch-türkischen geschriebenen Kutatku Bilik (1069/1070), ein Schüler des avicenna” Archiv für Geschichte der Philosophie (Berlin, 1901) VII; R. Rahmeti Arat, Kutadgu Bilig I. Metin (İstanbul, 1947); Sadri Maksudi Arsal, Türk Tarihi ve Hukuk (İstanbul, 1947) Mahmud Aslan, Toplum ve Devlet Düşünceleri Bakımından Kutadgu-Bilig, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doçentlik tezi (İstanbul, 1982); W. Barthold, orta-Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler (İstanbul, 1927); ayn. mll., Kutatku bilik’in zikr ettiği Buğra Han kimdir”, T M (istanbul, 1925) I, 221-226; Alessio Bombaci Kutadgu bilig hakkında bazı mülahazalar, Fuad Köprülü Armağanı (İstanbul, 1953), s. 65 v.dd.; Ahmed Caferoğlu, Türk Dili Tarih (İstanbul, 1964), II; ayn. mll., “La Litterature Turque de l’epoque des Karakhanides, Philologiae Turcicae Fundamenta (Wiesbaden, 1964), II, 267-275; Saadet Çağatay, Kutadgu bilig’de Ögdülmiş, Türk Kültürü (ankara, 1970); IX, sayı 98, s. 95-111; A. Dilacar, “Kutadgu Bilig’in 900. Yıldönümü (1069-1969) ve Balasagun’lu Yusuf, Türk Dili (Ankara, 1969) sayı 211, s. 6-17; Z. Fahri Fındıkoğlu, XI. İnci Asırda Bir Türk Mütefekkiri ve Ahlaki Düşünceleri (İstanbul, 1938); Reşat Genç, Karahanlı, Devlet teşkilatı (İstanbul, 1981); Halil İnalcık, “Kutadgu bilig’de Türkv e İran Siyaset Nazariye ve Gelenekleri” Reşid Rahmeti Arat için (ankara, 1966) s. 259-271; Abdülkadir İnan, “Yusuf Has Hacib ve Eseri Kutadgu Bilig Üzerine Notlar” Türk Kültürü (Ankara, 1970,) IX, sayı 98, s. 112-126; Thry Jozef, “On dördüncü asır sonlarına kadar Türk dili yadigarları”, MTM” (İstanbul, 1331=1915); II, 81-133; İbrahim Kafesoğlu, Kutad-gu bilig ve Kültür Tarihimizdeki Yeri (İstanbul, 1980); Ali Fehmi Karamanlıoğlu, “Kutadgu bilig’in diline e adına dair” Türk Kültürü (Ankara, 1970); IX, sayı 98, s. 127-131); M. Fuad Köprülü, Türk dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar (İstanbul, 1934, s. 74-83; ayn. mll., Türk Edebiyatı Tarihi (İstanbul, 1926); Agah Sırrı Levend, “Yazılışının 900. Yıldönümünde Kutadgu Bilig”, Türk Dili (Ankara, 1969), XX, sayı 211, s. 1-5; M. Şakir Ülkütaşır, “Yusuf Has hacib ve kutadgu Bilig üzerine küçük bir araştırma” Türk Kültürü (Ankara, 1970), IX, sayı 98, s. 91-94; H. Vambery, Uigurische Sprachmanumente und das Kudatku Bilig (Innsbruck, 1870); E I, mad. YUSUF KHAŞŞ HADJIB. (KEMAL ERASLAN.)

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+3
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.