Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 27 Kasım 2015 - 20:46
Son Düzenlenme Tarihi 20 Şubat 2016 - 17:10
Türkolog Mirza Kazım Bey

Türkolog Mirza Kazım Bey

Mirza Kazım Bey

Kafkasyalı, Türk kökenli şarkiyatçı ve Türkolog, Rusya’da şarkiyat araştırmalarının kurucularından. İran’ın Reşt şehrinde doğdu. Asıl adı Muhammed Ali olup Kafkasya’daki Derbend şehri eşrafından Kadı Hacı Kasım Bey’in oğludur. 1810 yılında asıl vatanları olan Derbend’e geldi. İyi bir eğitim gördü ve belâgat, mantık, kelâm, fıkıh, tefsir, hadis, Arapça dersleri aldı. On yedi yaşında iken dil çalışmalarına yöneldi ve bir Arap dili grameri yazdı.

Muhammed Ali’nin çocukluk ve ilk gençlik yıllarında Derbend’de önemli siyasî gelişmeler yaşanmaktaydı. 1806’da Derbend ikinci defa Ruslar tarafından işgal edilmiş, buradaki İran hâkimiyetine son verilmişti. Ancak yerli beylerin ve özellikle ahalinin Ruslar’a karşı gösterdiği direniş devam ediyordu. Rus yetkilileri, şehrin ileri gelenlerinden bazılarının eski beyler ve han çevresiyle gizlice iş birliği yaparak Rus idaresine karşı faaliyette bulunduğundan şüpheleniyordu. Bu faaliyetlere göz yumduğu veya şüpheli şahıslar hakkında gereken tedbirleri almadığı suçlamasıyla şehrin başkadısı olan Hacı Kasım Bey 1820’de Astrahan şehrine sürüldü. O dönemde İngiliz ve Alman misyonerlerinin merkezi olan Astrahan’a giden Hacı Kasım Bey, İskoç Misyoner Cemiyeti’nin üyeleriyle tanıştı. Zaman zaman ziyaret ettiği misyonerlerle konuşmaları çok defa din ekseninde oluyor ve genellikle yoğun bir tartışma ile geçiyordu. Sürgünde geçirdiği iki yıl sırasında Kasım Bey’in sağlığı bozulduğundan o sırada Derbend’de bulunan oğlunu yanına çağırdı (1822 yılı sonu). Muhammed Ali Derbend’e gelince babasının ilişkide bulunduğu misyonerlerden William Glen ve David Dickson’un dikkatini çekti. Muhammed Ali, din konusundaki sohbetlerde babasına göre daha ateşli ve fevrî bir tarzda konuşuyordu. Bu tartışmaların seyri ve Muhammed Ali’yi Hıristiyanlığı kabule kadar götüren sürecin hikâyesi bir kitapçık halinde yayımlanmıştır (A Brief Memoir of the Life and Conversion of Mahomed Ali Bey, Philadelphia, [1827?]). Muhammed Ali 1823 Temmuzunda Hıristiyanlığı kabul etti ve Mirza Aleksandr Kâzım Bey (Kazem-Bek) adını aldı. Mirza Kâzım Bey’in asıl entelektüel gelişmesi Astrahan şehrinde kurduğu bu temaslar neticesinde oldu; misyonerlere Türkçe ve Arapça öğretmesi karşılığında onlardan İngilizce dersleri aldı ve bu dili çok iyi bir şekilde öğrendi.

Rus yetkilileri, Doğu dillerinde ve İslâm hukukunda uzman olarak tanınan Mirza Kâzım Bey’in İngilizler’le sıkı ilişkide bulunmasını şüphe ile karşıladılar. Rus Valisi General Yermolov, Kâzım Bey’i bu misyonerlerden ayırmak istedi ve ona birtakım işler önerdi. Kâzım Bey ise Petersburg’a gidip Rus Dışişleri Bakanlığı’nda tercüman olarak çalışmak istiyordu. Yermolov, Rus Dışişleri bakanına hitaben gönderdiği bir yazıda (28 Ekim 1824) onun Doğu dillerini ve özellikle Farsça’yı çok iyi bildiğini belirttikten sonra İngilizler’le olan münasebetlerini anlatıyor, Petersburg’a geldiğinde kontrol altında tutulmasını ve İngiltere’ye gitmesine izin verilmemesini tavsiye ediyordu (Rzayev, Mukhammed Ali Mirza Kazem-Bek, s. 14).

Rus yetkilileri Kâzım Bey’i Omsk şehrine Sibirya genel valisinin tercümanı olarak gönderdiler. Misyonerler onu Omsk’tan geri getirmek için birçok girişimde bulundularsa da başarılı olamadılar. Kâzım Bey bir yılı aşkın bir süre Omsk’taki Asya Okulu’nda Tatar dili okutmanlığı (31 Ekim 1826’ya kadar) ve Sibirya valisinin tercümanlığı görevinde bulundu (Dugat, s. 170). Ardından Kazan’a gittiği, oradaki şarkiyatçılarla buluştuğu ve bu sırada Kazan Üniversitesi’nin Doğu dilleri uzmanlarına çok ihtiyacı olduğu bilinmektedir. 1826’da Doğu dilleri ve edebiyatları okutmanı olarak görevlendirildi. 1828’de Tatar dili dersleri Türk-Tatar Dili Kürsüsü’ne dönüştürüldü ve başına Kâzım Bey getirildi. Türk-Tatar dili yanında Arapça ve Farsça derslerinin sorumluluğu da kendisine verildi. Bu dillerde yayınlar yapan Kâzım Bey 1844-1849 yılları arasında Dil ve Tarih Fakültesi’nin dekanı oldu. Kazan Üniversitesi onun ilmî çalışmaları için güzel bir ortam hazırlamıştı. Buradaki çalışmaları sayesinde kısa zamanda meslektaşları arasında ve Avrupa’da tanındı.

Kazan’da yirmi üç yıl boyunca verimli çalışmalar yapan Kâzım Bey, 1849’da Eğitim bakanı tarafından Doğu Dilleri Fakültesi’nin kurulması işini yürütmek üzere Petersburg Üniversitesi’nde görevlendirildi. Uzun süre bu fakültenin idarecilik ve öğretim görevlerinde bulundu. Aynı zamanda hıristiyan olmayan Rusya tebaasının din işleriyle meşgul oluyordu. 1869 yılı başında Batı Avrupa’ya, Finlandiya, Almanya ve Fransa’ya gitti. Petersburg’a döndükten sonra hastalandı ve 1870 Kasımında öldü.
TDV İslâm Ansiklopedisi - MİRZA KÂZIM BEY, cilt: 30; sayfa: 163-164

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+9
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.