Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 09 Nisan 2017 - 13:58
Son Düzenlenme Tarihi 09 Nisan 2017 - 13:58
TÜRKLERDE AY İNANIŞLARI VE AY ATAM EFSANESİ

TÜRKLERDE AY İNANIŞLARI VE AY ATAM EFSANESİ

Mustafa TÖZÜN

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD,

Necati Gültepe’nin “Türk Mitolojisi” adlı eserinde; Ay’ın görünmez hale geldiği zamanlar için kurtların Ay’ı yakalayıp parçaladığı anlatılır. Türk-Altay efsanelerinde şöyle yazar:

“Ay’ı kurtlar yakalar, iyice bir yolarmış,

Ay, eve gidip yatar, yarası kan dolarmış!”.

Altay efsanelerinde Ay’ın parçalanmasını bazen kurt yerine yedi başlı dev, yelbegen
üstlenir.

(Yazarın görüşü: Ay-Yılan sembolizmindeki özdeşlikle ilişkili görülüyor.).

Ay tutulmalarında, Ay’ın yelbegen tarafından yenildiğine inanılmaktadır.

Avrupa’da, Sibirya’da ve Ortaasya’da görülen yaygın bir inanışa göre; ‘Ay Üzerinde Sırıkla

Su Taşıyan İki Kovalı Bir Öksüz Kız’dan söz edilmektedir. (Yazarın görüşü: Ay-Su-Kadın
sembolizminde özdeşlik görülüyor.)

Elliad; pek çok halkın Ay’ın bir erkek ya da yılan kılığına girerek kadınlarla birlikte

olduğuna inandıklarını bildirir (Elliad, M). Bu nedenle genç kızlar gebe kalacakları korkusuyla Ay’a bakmazlar. Bu inanış Ortaasya Türklerinde de mevcuttur. Efsaneye göre; Alan-Ko’a, Ay ışığından gebe kalmıştır (Gültepe, N., 2014a).

Türkler için Ay’ı önemli kılan en önemli hususlardan birisi de “Türk soylarının Ay’dan

Türemesi” inancıdır. Oğuzname’de Oğuz Kaan’ın babasının adının AY-HAN olduğu yazar. Oğuz Kaan’ın oğullarından birisi de AY-HAN’dır. Türkler Ay’ı erkek olarak nitelendirir, çocuk doğurtan bir baba olarak görürlerdi. “Ay Ata” deyim ve adları buradan gelmektedir. Ay’dan gebe kalan kadınlara Ay, sarışın bir adam olarak gelmiş ve köpek şeklinde gitmiştir (Gültepe, N.,2014a). Türkler’deki Gök-Kurt (Kökböri) konusu Gök Tengri’nin yerde şekillenmiş bir sembolü olarak konu ile ilişkilidir. Ancak Gökkurt konusu bu çalışmanın dışında incelenmeyi hak eder.

Necati Gültepe’nin “Türk Mitolojisi”nde ve Yaşar Çoruhlu’nun “Türk Mitolojisinin

Anahatları” isimli eserlerinde Türklerin atası olarak Ay’ın görülmesi ile ilgili olarak “Ay-Atam Destanı/Efsanesi”nden söz edilmektedir. Ay-Atam Efsanesi, Mısırlı eski bir Türk tarihçisi olan Ebu Bekir bin Abdullah bin Aybek ed-Devadari’nin eserinden nakledilen bir Türk yaratılış efsanesidir. Efsane özetle şöyledir:

“Çok çok eski çağlarda… Çok yağmurlar yağdı… Her yanı çamurlar kapladı. Çamurlar… Kara Dağ’daki bir mağaraya doldular. Mağaradaki kayalar yarıldı. Yarıkların kimisi insanı andırıyordu. Sürüklenen çamurlar bu insan biçimli yarıkları doldurdular.

…Çok zaman geçti…

Güneş Saratan (Yengeç) burcuna geldi ve havalar ısındı. Yarıklardaki balçık… pişti…
Mağaranın içi bir kadın karnı gibiydi.
Dokuz ay durmadan yel esti…
Su, ateş, toprak ve yel insana can vermek için birleştiler. Dokuz ay sonra bir insan çıktı
ortaya: AY-ATAM!
Ay-Atam gökten indi, yere kondu. Bu yerin suyu tatlı, havası da serindi.
Sonra yine yağmurlar, seller başladı. Mağara yeniden çamurla doldu. Güneş bu sefer Sünbüle burcunda durdu… Balçıklar sular ile pişti… Bu kez bir hatun kişi çıktı ortaya: AY-VA!
Ay-Atam ile Ay-Va evlendiler. Kırk çocukları oldu. Yarısı kız yarısı oğlandı. Onlar da

evlendiler, soyları çoğaldı.

(Yazarın görüşü: İslam Sufizminde ‘Kırklar’ konusuyla ilişkili görünüyor.)

Bir zaman geldi Ay-Atam ve Ay-Va öldü. Çocukları, onları mağaraya gömdüler. Mağaranın kapısını altın kapılar ile kapattılar, dört bir yanını çiçekle süslediler.” (Gültepe, N., 2014b; Çoruhlu, Y., 2002).

(Yazarın Görüşü: Görüldüğü gibi gerek İslam dini, gerek Türk Mitolojisinde insanın yaratılışında AY önemli bir unsurdur. İnsanın kökeni ve varlığı Ay’a bağlıdır, denilebilir.).

Mustafa TÖZÜN

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD, s. 10-12

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+51
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.