Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 19 Şubat 2017 - 20:27
Son Düzenlenme Tarihi 19 Şubat 2017 - 20:27
TÜRK TARİHİNDE "AĞIT"

TÜRK TARİHİNDE "AĞIT"

JEAN PAUL ROUX

Matem ezgisi, ölünün gömülmesi sırasında yapılan nutuk. Sıgıt sözcüğü ile benzer bir anlamı olduğu düşünülen ağıt (yagıt) sözcüğü, yine de eşanlamlı bir sözcük değildir. Gerçekte, yakınma ezgileri (sıgıt) ile ölünün gömülmesi sıra-
sında yapılan nutukları (ağıt) birbirinden ayırmak gerekir. Ağıtlar, Cenaze Defni sırasında söylenir ya da okunur ve
şüphesiz ölüm yıldönümlerinde tekrarlanır. Bunlar kurumlaşmış olup, bugün Müslüman Türkler arasında hâlâ rastlanmaktadır. Eskiden, en azından büyük şahsiyetler için söylenen ağıtlar birer sözlü gelenek olarak muhafaza edilir ve çoğu kez de taş üstüne kaydedilirdi: Genelde, Yenisey Irmağı kıyısında bulunan yazıtların çoğunun bu tür metinler
içerdiği görüşü ağır basmaktadır. En azından Talaş II bölgesine ait yazıtta böyle bir metin mevcuttur; yazıtı kaleme
alan kişi açık bir biçimde "Bu onun ağıtıdır." demektedir. Orhon Irmağı kıyısındaki uzun yazıtlar çok farklı bir kapsamda olup, ayrı bir amaca sahiptir. Aynı şekilde, Bilge Kağan'a ait yazıtın günümüze kadar ulaşmış bir parçasının, bir ağıt fragmanı içerdiğini görmekteyiz. Bu kaynaklardan anladığımız kadarıyla, bu ritüel nutukların çok dar bir kapsamı vardır. Çoğu kez ben-anlatımı biçiminde yazılmış olduklarından, sanki bizzat ölü konuşuyormuş gibi bir izlenim uyanmaktadır. Ölü, içinde teyit ve tasdik etmek amacıyla kullanılan bir "a!" sesinin yer aldığı tümcelerle, -bilmediğimiz bir kimseden- kendisinin erkeklik erdemini, onurunu ve servetini "ilân etmesini" ya da "duyurmasını" rica eder. Uyug Arhan yazıtındaki şu söz, bir anlamda bu ritüele işaret etmektedir: "Duyuruyu sakin bir biçimde ve ayakta durarak yapın!" Kâşgarlı Mahmud aracılığıyla, daha yalan geçmiş döneme ait en az iki ağıt günümüze kadar ulaşmıştır; bunlardan ilki, her biri onar mısradan oluşan on kıtadan ibaret olup, mersiye biçimindedir ve şüphesiz, ölmüş bir kahraman olan Alp Er Tonga için yazılmış bir ağıtın sonradan yapılmış yapay bir kopyasıdır; daha kısa olan diğeri ise, üç mısradan ibaret olup daha gerçekçi bir üslupla bilinmeyen bir başka kahramanı anlatmaktadır.

JEAN PAUL ROUX, BİLGESU YAYINCILIK, 1.BASKI - 2011, 27-28

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+3
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.