Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 17 Nisan 2017 - 19:00
Son Düzenlenme Tarihi 17 Nisan 2017 - 18:40
TÜRK MİTOLOJİSİNDE "HAYVANLAR DÜNYASI"

TÜRK MİTOLOJİSİNDE "HAYVANLAR DÜNYASI"

JEAN PAUL ROUX

İlk Türk dünyasında hayvanlar ilk sırayı alır. Her ne kadar Orhon ve Yenisey Yazıtları hayvanlara sadece sınırlı bir rol biçiyorsa da, kaya çizimleri ve boyalı mezar taşları hiç olmazsa sahip oldukları gizemli anlamı ortaya koymaktadır. Daha sonraki dönemde ise, Irk Bitig gibi bir yazıyı okumak, mitolojinin ne ölçüde hayvanlarla ilintili olduğunu anlamaya yeter. Kâşgarlı Mahmud birçok atasözü derlemiştir. Bu sözlerde hayvanlar benzetme örneği oluşturmaktadır. Benzer atasözlerini Tonyukuk Yazıtında bile bulmak olasıdır. 7. yüzyıldan itibaren ve daha belirgin bir şekilde 10. yüzyıldan itibaren insanlar hayvan adları almışlardır. Böylece, insan ve hayvan yaşamı arasındaki sıkı ilişkiye işaret eden belirtiler çoğalmaktadır. Türlerin mukayesesi (Simge Hayvanlar), diğer türe katılım ve asimilasyona varan değişim. Fakat hayvanların rolünü tahmin etmek pek kolay değildir, özellikle de ilk döneme ait belgelerle sınırlı kalınırsa, yani İslâm kültüründeki pagan unsurlardan ya da etnografik araştırmalardan yararlanmak istenmiyorsa.
Her ne kadar belki de kaplan bir istisna oluşturuyorsa da, hayvanlar hiçbir zaman Tanrı olarak görülmez. Fakat genelde insandan daha yüksek bir konumda yer alır. Çünkü insan, hayvanlara özgü yeteneklerin mükemmeliyetini (uçmak, yüzmek, sezme duygusu) ve dolayısıyla hayvanın üstünlüğünü bilir. Hayvanların sahip oldukları bu güçten faydalanmaya çalışmaktadır: Hayvanların kendisini ya da bazı organlarını mantık veya büyü için kullanmak (örneğin hayvan şeklinde taşlar yağmur getirir; Yat), hayvanları taklit etmek, onların biçimine girmek, onlarla anlaşma yapmak, oluşturdukları topluluğa katılmak. Çünkü tıpkı insanların dünyası gibi hayvanlar dünyası da boy, aile, lider, aziz, yani kutsal varlıklar (İduk) ile düzenlenmiştir. Elbette anlaşmalara (Bayrak; Boy Söylenleri) karşılık, birer savaş olarak kabul edilen anlaşmazlıklar da (Av Ritüelleri) bulunur. En ekstrem durumda, hayvanlarla yapılan anlaşma söylensel bir annelik ilişkisine dayalıdır. İnsan kavmi, hükümdar, her birey bir veya birden fazla ata hayvanından (Boy Söylenleri) türemiştir. Kimi durumlarda bu akrabalık, hayvanların fiziksel ya da psişik karakteristik özelliklerini insana aktarmakta veya hayvan adları almalarını (Oğuz Kağan) haklı göstermektedir. Bu akrabalık, benzer türü
bir koruyucu ve bir lidere dönüştürmektedir (Böri; Boy Söylenleri). Ayrıca, insanlarla hayvanlar arasmdaki engelleri
azaltmaya, hatta ortadan kaldırmaya katkıda bulunmaktadır. İnsan, sırasıyla insan ya da hayvan biçimini alabilir, hayvanlar tıpkı insanlar gibi konuşabilir veya öyle davranabilirler (Dönüşüm). Gerçekte, bu karşılıklı etkileşim, yaşamın esastan birliğine olan inançla mümkün olmaktadır. Her ne kadar hayvanlar çok ayrı bir varlıksa da, aynı zamanda çok benzerdirler de. Sadece, vücudun fani olan dış biçimi farklılaşmaları mümkün kılmaktadır. Bunun altında ise en büyük gerçeklik, hayvansal gerçeklik ve biçimden başka bir şey olmayan başlıca biçim yatmaktadır. Dolayısıyla, en azından asıl ruh enkarnasyondan önce hayvan biçimine girer; bu ise şüphesiz ölümden sonra gerçekleşir (ruh uçup gider, bir doğana dönüşür) ve muhtemelen tüm yaşamı boyunca öyle kalır (Ruh; Uçmak). Bu ruh gökten gelip, oraya geri döndüğünden, hayvanların bazen göksel olduğu düşünülür: Devletin Ata babası ve koruyucusu olduklarına göre, en azından göksel oldukları kesindir, çünkü kendilerine "Mavi", "göksel" anlamında kök sıfatı (Böri) yakıştırılmaktadır. Hayvanlardan zamanı bölümlemek (Zaman Bölümlemesi), ayrıca boylan kendi aralarında sınıflandırmak (Ongun) için de yararlanılır. Dolayısıyla, ongun olmak için gerekli tüm temel şartları yerine getirmekteler. Ongun hayvanı olduklarında, onları öldürmeye müsaade edilip edilmediğini bilmiyoruz. Ancak totemizm, farklı boylara sınıflandırmayı gerekli kılmaktadır. Oysa Türk tarihi, daima az çok başarılı imparatorluk devşirme, kurma girişimlerinden ibarettir. Bu imparatorluklar per definitionem anti totemisttir: Lider grubun totemini övmekte ve diğerlerininkini yermekteler.
Nihayet hayvanlar, Kurban aracılığıyla ritüelde önemli bir yer tutar.

JEAN PAUL ROUX, ESKİ TÜRK MİTOLOJİSİ, BİLGESU YAYINCILIK, 1.BASKI - 2011, s. 74-76

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+75
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.