Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 09 Nisan 2017 - 18:05
Son Düzenlenme Tarihi 09 Nisan 2017 - 18:05
TÜRK MİTOLOJİSİ'NDE "DAĞ"

TÜRK MİTOLOJİSİ'NDE "DAĞ"

JEAN PAUL ROUX

İster kozmik bir dağ olarak dünyanın ekseni, imparatorluğun merkezi olsun, ormanlık bir yer, karla kaplı, ulaşılmaz
ve gizemli, isterse göğe daha yakın yüksekçe bir yer olsun dağ, Türklerin dinsel tasarımlarında her zaman önemli bir
rol oynamıştır. Eski dönemlere ait bilinen en tanınmış dağ Ötüken'dir. Ancak o dönemlerde bile onunla boy ölçüşen
başka dağ'lar vardı: Çin yıllıklarında geçen P'o-teng-ning-li (But Tengri), "dik bir şekilde yükselen yüksekçe bir dağ" ve üstünde "ne bir ot ne de bir ağaç" büyür. T'u-küelerin atalarının mağarasının bulunduğu ve şüphesiz Turfan'ın kuzeyinde uzanan (Thomsen tarafından Tannu-Ola olarak teşhis edilen) Kögmen. Adından sıkça bahsedilen bu dağ, Ulan Bator Yazıtında bir dizi tanrı arasında anılan büyük tanrıdır. Ayıca bu dağ, Baş Kağan idaresindeki birinci Uygur döneminde de anılmaktadır ve şüphesiz Ötüken sıradağları içinde yer alır. Aynı dönemlerde ve daha sonra bazen başka
bölgelerdeki dağ'lardan da söz edilir. Bunlardan biri, Çiğil ile Karluk bölgeleri arasında, Isık Göl'ün kuzeybahsında
uzanmaktadır.

Metinlerde, kurban sunmak üzere dağ'lara yapılan hac yolculuklarından bahsedilir. Ne var ki, kurbanın dağa mı yoksa dağ'daki başka herhangi bir güce mi sunulduğu her zaman bilinmemektedir: bunlar çoğu kez genel kült mekanlarıdır. Halkların kökenlerine ilişkin söylenler öyle görünüyor ki, çoğu kez halkların dağ'larm arasına çekilip kendi içlerine
kapanarak uzunca bir süre geçirdiklerinden ve genellikle bir hayvanın önderliğinde buradan çıkarak güç kazandıkların-
dan bahseder. Boodberg sezgilerinden hareketle, "dağların arasından çıkışın Orta Asya'daki tüm söylencelerin özünü"
oluşturduğuna inanır; karakteristik bir örnek olarak T'opaları verir (bunlar kısa bir süre sonra Çin'in Weiları olacak olan Tabgaçlardır), fakat unutmamak gerekir ki, olaya tarihsel açıdan bakarsak eğer, T'u-küeler Altay dağlarmda de-
mirciydiler. Türklerin batıya girişi sonraları şu şekilde ele alınmıştır: Yakın Doğulu tarihçilere göre, Türkler kendile-
rini tutsak kılan kapıyı boz bir köpeğin önderliğinde zorla kırıp açmak zorunda kalırlar.

JEAN PAUL ROUX, ESKİ TÜRK MİTOLOJİSİ, BİLGESU YAYINCILIK, 1.BASKI - 2011, s. 62-63

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+975
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.