Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 22 Ağustos 2015 - 14:13
Son Düzenlenme Tarihi 28 Nisan 2016 - 13:39
Türk Kültür Tarihinde Sirius'un Önemi

Türk Kültür Tarihinde Sirius'un Önemi

Türk Kültür Tarihinde Sirius'un Önemi

Ergun Candan'ın "Türklerin Kültür Kökenleri" Kitabından

Toplumların Kültür Tarihleri''ni belirleyen bazı önemli olaytlar ve bazı önemli yol ayrımları vardır. Bunlar o toplumun kültürünün bundan sonraki ilerleyişine yön vermişlerdir. Örnğin Mısır Kültürü'nün bu anlamdaki en önemlii olayı, Atlantisliler'in bölgeye gelmesidir.

Atlantisliler'in bölgeye gelişiyle birlikte Mısır bira anda bambaşka bir kültürel yapıya bürünmüştür. Dolayısıyla Mısır Kültürü dendiğinde, Atlantis Kültürüyle bir bütün oluşturduğu görülür. Yani Atlantis Kültürü ele alınmadan Mısır Kültürü'nün anlaşılması olası değildir.

Eski Türk Kültür Tarihi'nin de dayandığı iki temel unsur vardır. Bunlardan biri Siriusyen bağlantı, ikincisi ise Mu Uygarlığı'dır.

Bu iki temel ögenin ele alınarak incelenmediği ve bunların ışığında Türk Kültür Tarihi'ne bakılmadığı tüm araştırmalar eksik ve kısır kalmaya mahkûmdur. Ve ne yazık ki bilimsel çevrelerce bu konulara şimdiye kadar yeterli ilgi gösterilmemiştir.Bu alanda araştırma yapanlar bunu kendi gayretleriyle sürdürmüşlerdir.

Bunlar arasında Sirriusyen bağlantı, üzerinde az durulan ve üzerinde şimdiye kadar en az araştırma yapılan kısmıdır.

Temeli "Güük Tanrı Kültü"ne dayanan Türkler'in ilk dinlerinin;adından ve mitolojik anlatımlardan da kolayca anlaşılabileceği gibi, göksel bir irtibat sonucu oluştuğunu az önce gördük. Ve hattâ Türkler'in binlerce yıl öncesine ait "Kurt'tanTüreyiş Efsaneleri" ile, bu göksel irtibatın adını da koyabilmiştik.

Hiç bir şeyde iddialı konuşmayı sevmeyen bir mizaca sahip olmama rağmen, bu konuda son derece kesin konuşmak istiyorum:

"Türkler bir zamanlar Sirius Kültürü'nün temsilcilcileriyle irtibata girmişler..."

İster kabul edelim ister etmeyelim ama elimizdeki tüm belgeler bunu göstermektedir.

İşte bu, Türk Kültür Tarihi'nin en önemli dönüm noktalarından birini oluşturmuştur.

Bu irtibatla birlikte, Türkler'in ilk dini olan "Gök-Tanrı" dini oluşturmuştur. Eski Türk Mitolojisi'ndeki anlatımlardan bu irtibatın, son derece açık bir şekilde gerçekleştiğini anlıyoruz. Yani söz konusu Siruisyen varlıklar bizzat gelmişler ve aralarında Türklerin'de bulunduğu bazı toplumları eğtmşlerdir. Daha sonra birçok dinin ortaya çıkışında yne Siruisyen Kültür temsilcilerinin rolleri olmuşsa da, bu irtibatın sonraki yüzyıllarda sadece medyumsal kanallar kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Siruisyen bağlantı sonucu ortaya çıkmış olan ve Atalarımızın ilk dini olma özelliği taşıyan "Gük-Tanrı Dini" saha sonraları Şamanizm'in içinde yaşamaya devam etmiştir. Hattâ aradan geçen binlerce yıl sonra, Şamanizmi Türkler terketmiş olmalarına rağmen bu izler hiçbir zaman Türk Geleneği'nin toplumsal ve genetik hafızasından silinmemiş, günümüze kadar gelebilmiştir.

Resim : Detaylı Alıntı

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+13
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.