Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 18 Nisan 2015 - 08:34
Son Düzenlenme Tarihi 30 Temmuz 2017 - 19:21
TÜRK IRKININ BİYOLOJİSİNE DAİR ARAŞTIRMALAR: KAN GRUPLARI VE PARMAK İZLERİ

TÜRK IRKININ BİYOLOJİSİNE DAİR ARAŞTIRMALAR: KAN GRUPLARI VE PARMAK İZLERİ

Doçent Dr. Sadi IRMAK (İstanbul)

Irk, biyolojik ve psikolojik bir vahdettir. Bu vahdet bir çok cüzlerden terekküp eder. Antropoloji, tarih, sosyoloji, psikoloji ve biyoloji elele vererek bu cüzleri tedvin ederler.

Türk ırkının ilmini yapmak emeliyle bütün bu cephelerden başlıyan verimli çalışmalara bir küçük yardım olmak üzere, ırkımızın biyolojisine dair yaptığım araştırmaların sonuçlarını hulaseten bildirmek istiyorum.

Biyoloji alanında ırkların tavsifi için son zamanlarda en fazla üzerinde durulan mesele, kan gruplarıdır.

Cenubi Anadolu Yörük aşiretlerinden Boahmatlı ve Eseli obalarında 400 şahıs üzerinde yaptığım kan grupları araştırmalarının sonuçlarını söylemeden önce, kan grubu mefhumu hakkında gayet kısa malumat vermeği lüzumlu buluyorum.

İnsan serumunda, başka insanların kan gözelerine karşı tesir eden normal agglutininler hususi bir ehemmiyete maliktirler. İsoagglutininler (landsteiner) bir insanın kan serumu diğer bazı insanların kızıl gözelerini agglutine eder: bunu makabil gerek kendi gözelerine ve gerek diğer bazı insanların gözelerine hiç tesir etmez. Bu vaziyete göre insanları, aşağıdaki şemada olduğu gibi, dört kan grubuna ayırmak kabildir.

Grubun kan gözeleri

1 2 3 4

1 - + + +

2 - - + +

Grubun Serumları

3 - + - +

4 - - - -

Bir grubun serumu hiz bir zaman aynı grubun kan gözeleriyle reaksiyon vermez. Birinci grubun serumu, 2,3, ve 4 üncü grupların kan gözelerini agglutine eder. 2 nci grubun serumu 3 üncü, 4 üncü, ve 3 üncü grubun serumu 2 ve 4 üncü grupların kan gözelerini agglutine eder. 4 üncü grubun serumu hiçbir grubun kan gözesine tesir etmez.

(Doç. Dr. Sadi Irmak, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Türk Irkının Biyolojisine Dair Araştırmalar. Kan Grupları ve Parmak İzleri, S. 842)

Bu hali izah için kan serumunda “a” ve “b” diye iki nevi isoagglutinin ve kan gözelerinde bunlara uyan iki nevi “A” ve “B” receptorlarının mevcudiyeti kabul edilir.

Agglutination’un husulü için bir isoagglutinin kendisine uyan receptorla birleşmesi lazımdır. Aynı bir gruba mensup olan serum ve gözelerde hiçbir zaman birbirine uyan agglutinin ve receptor bulunmıyacağından bir serum kendi kan gözelerine tesir etmez. Birinci grubun serumu “a” ve “b” agglutininlerini ihtiva ederler. Onun için 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü grupların kan gözelerine tesir eder. Çünkü bu gruplarda ya “A” veya “B” veyahut hem “A” hem “B” receptorları mevcuttur. 4 üncü grubun serumu hiç agglutinin ihtiva etmez. Onun için hiçbir grubun gözelerini agglutine edemez.

2 inci grubun serumu yalnız “b” agglutinine maliktir. Onun için 3 üncü ve 4 üncü grupların gözelerini agglutine edebilir ki bu gözelerde mukabil “B” receptoru bulunur. Nihayet 3 üncü grubun serumu yalnız “a” agglutinini havidir. Onun için 2 inci ve 4 üncü grupların kan gözelerini agglutine edebilir. Çünkü bu gözelerde “A” receptoru vardır.

1 a,b -

2 b A

3 a B

4 - A,B

1.- 4 rakamları ile grupların ayrılması her yerde tatbik edilmediğinden son zamanlarda grupları kan gözelerinin receptorlariyle adlandırıyorlar. O, A, B, AB.

Her insan, kanının vaziyetine gire, bu dört gruptan birine mensuptur. Vasıf bütün hayat devamınca sabit kalır. Grup mensubiyeti müteakip nesillere Mendel kaidelerine göre irsen intikal eder.

Bu itibarla kan grupları ırkın tayininde mühim bir esas haline gelmiştir.

Şimdi evvela Yörük aşiretleri üzerindeki araştırmalarımın neticesini kaydediyorum:

A grubu % 40.5

B grubu % 6.2

AB grubu % 2

O grubu % 51.3

Bu rakamları evvela Braun ve Babacan tarafından İstanbul’da yapılan araştırmalarla mukayese edelim.

Gruplar İstanbullu Türkler Anadolulu Türkler Yörükler
A 42.6 49.82 40.5

B 14.8 12.84 6.2

AB 8.8 6.12 2

O 33.8 31 51.3

(Doç. Dr. Sadi Irmak, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Türk Irkının Biyolojisine Dair Araştırmalar. Kan Grupları ve Parmak İzleri, S. 843)

Listede en evvel göze çarpan fark, O grubunun Yörükler’de hakim olmasıdır. Bu da onların daha saf kalmalarının bir neticesidir. Gerçekten de münzevi yaşamış ve diğer ırklarla hiç tesalüf geçirmemiş olan halk kütlelerinde O grubunun hakim olduğu tahakkuk etmiştir. Mesela Mayalar’da O grubu % 97.7 Eskimolar’da % 80, Birmanlar’da % 60 bulunmuştur. Halbuki Çingeneler’de % 34,3; Hindular’da % 30.6 dır.

Gerek Yörükler’de, gerek İstanbul ve Anadolu Türklerinde A. Grubu % 40 dan fazla bir nisbet göstermektedir. Bunu bazı diğer milletlerle mukayese edelim: Türkler 43, İngilizler 43, Almanlar 43,8, Bulgarlar 43, Rumlar 47 olduğu halde Araplar 32, İranlılar 30, Dürzüler 36, Hindular 23, Çingeneler 26 nisbetindedir.

Görülüyor ki A grubu Türklerle şimal memleketlerinde birbirinin hemen hemen aynıdır: Cenupta yaşayan milletlerden Bulgarlar’da da vaziyet böyledir. Halbuki Araplar, İranlılar; çingeneler, Hindular’da A grubu ehemmiyetli surette azdır.

Kan grubu araştırmalarından şu neticeleri çıkarabileceğiz. (Tabiidir ki bu hükümlerde tam bir ilmiliği temin için daha geniş rakamlara dayanmak ve bu araştırmaları dier Türk ülkelerine de teşmil etmek lazımdır.)

1.- 0 grubu Yörükler’de hakim olduğu halde köylü ve şehirlilerde % 32 ye düşmektedir: Bu hal ya tesalüpten veyahut da muayyen bir iklimde yerleşip yaşamanın meydana getirdiği mutasyonlardan mütevellittir.

2.- 0 grubunun tevezzüü bakımından ırkımızla Mayalar, Birmanlar, Eskimolar arasında benzerlik bulunduğu halde, yine mücerret yaşamış olan Hindu, Çingene ve Laplar’dan tamamen ayrılmaktadır.

3.- Kan gruplarının umumi vaziyetine göre Türklerle şimal tipi denen ırklar arasında bir benzerlik bulunmakta ve cenup ırkları tamamen farklı bir tevezzü göstermektedir.

Türk biyolojisi üzerine yaptığım ikinci seri araştırmalar parmak izleri üzerine olmuştur.

Kirchmeir ve bütün diğer müellifler insanların parmak izlerinde tali teferrüattan sarfınazar edilirse, üç esaslı tip tefrik etmişlerdir.

1- Kasırga şekli: Çizgilerin bir nokta etrafında helezon teşkil etmesi.

2- Düğüm şekli: Çizgilerin bir noktada iki istikamete ayrılması.

3- Kavis şekli: Çizgilerin düz kavisler teşkil etmesi.

Şimali ve orta Avrupa’da düğüm şekli kasırga şekline hakimdir. Cenup ve şarki Asya’da kasırga şekli münteşirdir.

(Doç. Dr. Sadi Irmak, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Türk Irkının Biyolojisine Dair Araştırmalar. Kan Grupları ve Parmak İzleri, S. 844)

Parmak izlerinin bizde tevezzüü şöyle bir nisbet göstermektedir.

Düğüm şekli % 45

Kasırga şekli % 35

Kavis şekli % 20

Şimal milletlerinde görülen assimetri formları İslav ve cenup milletlerinden fazladır. Benim Türk parmak izlerinde gördüğüm assimetri şekli ise, büyük bir zenginlik göstermektedir.

Parmak izlerinde esas hatların irsi bulunduğu sabit olmuştur. Aynı ailenin muhtelif fertlerinde görülen farklar tali hatlara aittir.

Her iki bakımdan milletimiz cenup ve şarki Asya milletlerinden ayrılmakta ve Şimali Avrupa milletlerine yakınlık göstermektedir.

(İstifade edilen eserler: Bruaun Mikrobiyoloji: Irmak, Fizyoloji; kirchmeir, Parmak izleri; Bergmann, Fizyoloji.)

(Doç. Dr. Sadi Irmak, II. Türk Tarih Kongresi 1937, Türk Irkının Biyolojisine Dair Araştırmalar. Kan Grupları ve Parmak İzleri, S. 845)

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+1294
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.