Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 04 Mart 2018 - 19:00
Son Düzenlenme Tarihi 04 Mart 2018 - 18:51
TÜRK İHTİLALİNİN DÜSTURLARI  I - MAHMUD ESAD BOZKURT

TÜRK İHTİLALİNİN DÜSTURLARI I - MAHMUD ESAD BOZKURT

Türkiye Türklerindir. Türkiye beynelmilel münasebatmda bilakayd u şart hür ve müstakildir. Tanrı istemiş ki bütün eğilen baş­lar, solan tarihler içinde Türkün başı eğilmesin, tarihi solmasın. Yirminci asrı dört sene ateşe ve­ren Dünya Harbi sonunda Os­manlı İmparatorluğu mağlub zümre arasında kaldı. (Mondros Mütarekesini (Sevr Muahedesi) takib etti. İmparatorluk asırlardır tevali eden kanlı bahtını, gözleri açık kurbanlar gibi temaşaya sü­rükleniyordu. İstiklal ve hürriyet duygularının tesirinde, hayat ve beka haklarını müdafaadan başka bir günahı olmayan Türk milleti hakkında reva görülen bu mehuf facia, beynelmilel hukukiyat mu­vacehesinde büyüklüğü yaygara­larla ilan edilen medeniyetin kah­kahaları önünde irtikab olunuyor­du. (İnsanlık Tarihi) nin ruhunu karanlıklarda inleten yirmirci asır gladyatörlüğü, beşeri hissiyatın, asr-ı hazır hukuk-u beynelmilel telkinatmın (İnkılab-ı Kebir Prensibleri)nin ve bunların etrafındaki
bir sürü velvelenin (Kurun-u Ula Zihniyeti)nden bir noktacık bile tebdil edemediğini gösterdi. (Rasin)lerin bile tahayyülde acz gös­tereceği kadar korkunç olan bu (trajedi), esaret zincirlerini boyun­larında taşıyan bütün mazlumlar
alemine seyr etdiriliyordu. İtilaf devletlerinin dört sene süren vaad ve teminatı, (Mukaddes Vilson Prensibleri) zafer günü bir tomar kağıd halinde sepete atıldı. Siya­set ve beynelmilel münasebatmriya ve bühtanlarla morarmış yüzünden süslü ve aldatıcı maske bir kere daha düşüyordu. Bu (asrı hazır medeniyeti)nin iflası idi.

Tarihin taşıyamayacağı kadar ağır olan bu lekenin, hakaretin si­linmesi ve cezalandırılması behe­mehal lazımdı. Bu Hakkın ve Türkün şerefi ve namusu için de lazımdı. Türk kavminin varlığı bahasına kuru­lan cesim bir ülke bir kıta-i vatan parça parça kopub giderken yıkı­lan bir dünyanın zararlarını parça parça ödemeğe götürülürken mu­kadderat, saray ve sultanları da Türkün düşmanlarıyla birleştiri­yordu. Düşman istila orduları hi­lafet askerleri sıfatıyla Türkiyenin namusuna vicdanına doğru ilerli­yorlardı. Vatan ve milleti ve bir Türk tarihi tekmil mukaddesatıy­la kurtarmak azmiyle silah çeken­lerin din namına katilleri için fet­valar veriliyordu. (İslamiyet Tarihi)nin seyrinde din, hilafet eliyle bu kadar sefil bir maksad uğruna vasıta kılınmamıştı. Vatanın, is­tiklalin ve Türk tarihinin bu son gününde içinden ve dışından, her yanından vurulan Türk milleti yapyalnız kaldı. Milletin bahtında uluyan bir siyaset-i şahsi, saray ve zümrelerin sergüzeşt siyaseti, benlik davası, tarihte kanlı izleriy­ le silinib giderken Türk milletine
açlık, yoksulluk, esaret ve parça­lanmış bir yangınlar diyarı terk ediyordu. Uzun zamanların birik­tirdiği siyasi günahlar, yedi asrın ucunda millete böyle bir miras bı­rakarak kan ve yangın içinde sön­dü... İngiliz siyaseti ardında yürü­yen galib İtilaf devletleri bu zaafdan istifadeyi ihmal edemezlerdi.

Harb-i Umumi zararlarını İmpa­ratorluğun sırtından çıkaracaklar­dı. (Şark Meselesi) Türklerin Avrupaya ayak bastıkları gün başla­mıştı. Asırların bir türlü hall-i ça­resini bulamadığı bu mesele Av­rupa diplomasisince (siyasi tarihiden ancak böyle bir zamanda silinebilirdi. Göğüslerinde salib ve Hazreti İsanm resmini taşıyan ordulara ve krallara nasib olma­yan bu kanlı mefkureyi Türkü im­ha etmek idealini asri diplomatlar fiiliyata isal edeceklerdi. Türkiye, (Üçler İtilafı) hükmünce kısım kı­sım istila edildi. Türk tarihini, Türk milletini, hatta beynelmilel siyasi tarihi ve onun cereyanlarını kavrayamayan İtilaf diplomasisi göremedi ki mağlub olan ve parçalanan Osmanlı İmparatorluğu
ve onun müessesatı idi. Bu teşkil, iktisadi, içtimai, milli nokta-i na­zarlardan Türk milletini ifade et­memiş onu temsil liyakatini gös­terememiş bir kudretdi. Bir tahak­küm ve zulüm kudreti idi. Türk milleti yaşıyor ve hatta her milletden fazla hür ve müstakil yaşa­mak kabiliyetinde bulunuyordu.

İstila günlerinde Türklerle mes­kun kıta-i vatanda müstevli düşmana ve düşmanlara sıkılan ilk kurşunlar Küçük Asyada yılmaz bir milletin varlığını Garb diplo­masisinin kulağı dibinde çınlattı. Tam haberini Garbe kurşunla isal
eden Garb Türkleri vatan denilen mukaddes bir harabe içinde ve bütün bir düşman alemi karşısın­da aşması çok güç vazife ile boy ölçüşmeğe koyuldular. Vücuda getirilecek eser çok müşkül, çok çetindi. Bütün tahakküm ve hurafeleriyle herşeyi yıkmak, devir­mek yeni bir devlet kurmak, yeni bir tarih yazmak lazımdı. Ve bu, yaşamak için mutlaka yapılacakdı. Vatanını, hürriyetini, istiklali­ni, hiçkimseye, hiçbir ferde, hiçbir makama medyun-u şükran bırak­mamak azmiyle millet bizzat ve bilfiil harekete geldi. Hadisenin kahramanı millet olacakdı. Hare­ketlerini, benliklerini başkalarına borçlu kalan ihtilaller halkan ola­mazdı. Bunlar halk için mevcudi­yet ifade etmezler. Halkın eseri olmayan dünya ihtilalleri son günlerinde bütün prensibleriyle bir tutam, bir tomar kağıd halin­de kaldılar. Böyle bir akibete düş­memek içindir ki Türk İhtilaline halkın dehası vücud verdi. Halk kendi eliyle kendi varlığını tesis
ediyordu. Pınarların çağladığı çamlı dağlardan ceylan gibi süzü­len Türk milleti, hürriyet ve istik­lal teganni eden yeni Türkiye ve onun tarihi için ölümlere güle gü­le yürüyordu.

îsviçrenin hayat ve hürriyetini kurtaran dağlılar gibi Türkiyenin hürriyet ve istiklalide göklerle boy ölçüşen dağlardan, dağlılar­ dan geliyordu. Milletin kalbinden geliyordu. Milli devlet, halk hakimiyeti an­cak böyle bir hareketin neticesi olabilirdi. Tarihin hiçbir safhası eğilmeyen, dönmeyen ve daima yüksek duran Türkün başı bu ba­direde de yine yüksek ve vakur kaldı. Tanrı istemiş ki bütün eği­len başlar, solan tarihler içinde Türkün başı eğilmesin, tarihi solmasın. İnsanlık, vicdan, şeref ve haysiyet örneğini Türk denilen abideden alsın. İlk atılan kurşunlar Türk İhtilalinin ilk mukaddes düsturunu vaz ediyordu. Türkiye Türklerindir. Türkiye beynelmilel münasebatda bilakayd u şart hür ve müstakildir.

İstanbulda toplanan Meclis-i Mebusan ve onu takib eden Birinci (Büyük Millet Meclisi) mületin fii­len tecelli eden bu nakabil-i inhina iradesini (Misak-ı Milli) ile tesbit etdi. Amerika istiklalini (Monreo) prensibleri ihtilalin Türkiye için
kurşunla yazdığı ilk esas oldu.

MAHMUD ESAD BOZKURT, SADAY-I HAK, 25 MAYIS 1924. SAYFA 1

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+1
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.