Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 07 Ağustos 2016 - 15:00
Son Düzenlenme Tarihi 23 Ekim 2017 - 16:21
TÜRK-FRANSIZ DONANMALARININ ORTAK NICE HAREKÂTI (1543)

TÜRK-FRANSIZ DONANMALARININ ORTAK NICE HAREKÂTI (1543)

1541’de Türk-Avusturya harbi Macaristan işleri sebebiyle tazelenmişti. Fransa'nın da Avusturya ile arası açılmıştı. Aynı yıl (1541'de) Fransa’ya gelmiş olan elçi Rinçon'a verilen talimat, Türkleri Avusturya üzerine yeni bir sefere teşvik etmekti, Fakat Rinçon bu talimatla İstanbul’a giderken yolda Şarlken adamları tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Paulin de la Garde adında
yeni bir elçi gönderildi. Paulin, Rinçon'un ölümünden bir ay sonra Kanunî Süleyman'ı Budin’de bulmuştu. Rinçon'un katli haberini ondan öğrenen Kanunî son derece hiddetlenmişti, I.François'nın yeni elçiye verdiği talimat, Türkleri Fransa için en elverişli istikamette harekete geçirmekti. Kanunî, Almanya'ya yürümek istiyordu. 1541'den beri Şarlken ile tekrar harp halinde olan I.François ise, bir taraftan Alman Protestan prenslerini Türk saldırısı karşısında İmparatora
yaklaştırmamak, öte yandan da İtalya'daki emellerini tahakkuk ettirmek için Türkleri tekrar İtalya'ya sevketmek niyetindeydi. Herhalde, Paulin, Kanunî’den Türk donanmasının Fransa'ya yollanması vadini almağa muvaffak oldu. Padişah bu vadini, 1543 Temmuz’unda yazdığı bir mektupla I.François’ya bildirirken; “...Kapudan Paşam Hayreddin’e senin talimatına göre hareket etmesini ve düşmanın imhası için yapacağın teşebbüslerini tertip etmesini emrettim.” şeklinde sarih teminat vermiştir. Nitekim Barbaros, Paulin'i de beraberine alarak, 1543 baharında yüz küsur gemiden mürekkep donanması ile İstanbul’dan denize açılmıştı. Bu kuvvetler Napoli civarında, Cezayir’den gelen diğer bir Türk donanması ile takviye edilmişti. Temmuzda Barbaros’un kuvvetleri Marsilya'ya varmıştı. Burada Fransız donanması kumandanı Duc d'Enghien, Türkler için
parlak bir merasim tertip etti. Fakat Fransızların önceden hazırlanmış bir muharebe planı yoktu. Müşterek bir hareket için boş yere vakit kaybedilmekteydi. Paulin, Barbaros ile I.François ve Fransız Amirali arasında nahoş bir anlaşmazlığı bertaraf etmek için büyük bir siyasî faaliyet sarfetmişti. Nihayet Fransızlara direniş gösteren İmparatora tâbi Savoie Dükalığının Nice şehrine müşterek bir taarruza karar verilmişti. Barbaros'un başkumandanlığı altında, denizden yapılan bu taarruz neticesinde, 20 Ağustos 1543 tarihinde Nice şehri teslim olmuşsa da, şehre hâkim bir kalenin kuşatılması uzamıştı. Tarihte Türk-Fransız kuvvetlerinin fiilen ilk müşterek harekâtını teşkil eden bu çıkarmada Barbaros Hayrettin Paşa, Fransızların tertipsizlik ve disiplinsizliklerinden çok şikâyet etmişti. Fransızlar bu kuşatma sırasında oldukça gevşek davranmışlar, hatta yeteri kadar cephane dahi almamışlardı. Nitekim Nice’de kara muharebeleri yapılırken beklenmeyen bir anda, kendisinden barut isteyen Fransız komutanı Duc d'Enghien'e, Barbaros, “Ne güzel muharipler, gemilerini şarap fıçıları ile doldurup baruttan başka bir şey unutmuyorlar” diye söylenmiş ve yanındaki Fransız elçisi Paulin’i de; “İstanbul’da iken devletinin büyük mikyasta hazırlandığını söylediğin zaman
benimle eğleniyor muydun?” diyerek azarlamıştır. Eylül’de muharebeye son verilmiş ve İmparatorun denizden ve karadan yolladığı kuvvetler karşısında Nice terk edilmiştir. Fakat I.François, yine Paulin’in oynadığı siyasî rol sayesinde
Barbaros'un donanmasını düşmanlarına karşı Akdeniz’de bir tehdit unsuru olarak elde tutmak istemiş ve Toulon limanının Barbaros'un emrine verilmesine dair bir mukavele imzalanmıştır. Dolayısıyla Osmanlı kadırgaları 1543 sonlarında Toulon Limanı'nda kışlamıştır. Donanmanın Toulon’da kaldığı 6 veya 8 ay süresince şehir Türk yönetimine bırakılmış; şehre Türk bayrağı çekilmiş ve beş vakit ezan okunmuştur. Fransa'ya bu maceralı yardım harekâtı, 18 Eylül 1545'te Şarlken ile I.François'nın Cambrai barışını gerçekleştirmelerine zemin hazırlamıştır. Bununla birlikte Fransa'nın dostu olduğunu müteaddit defalar gösteren büyük Türk denizcisi Barbaros Hayreddin Paşa 16 Temmuz 1546’da vefat etmiş ve Beşiktaş’taki türbesine defnedilmiştir.

XVI. YÜZYILIN İLK YARISINDA TÜRK-FRANSIZ İLİŞKİLERİ, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN - I. FRANÇOİS İTTİFAKI

İsmail CERAN, Yrd. Doç. Dr. Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+10
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.