Yükleniyor...
TONG YABGU KAĞAN DEVRİNDE (618-630)  BATI GÖKTÜRK KAĞANLIĞI

TONG YABGU KAĞAN DEVRİNDE (618-630) BATI GÖKTÜRK KAĞANLIĞI

HÜSEYİN SALMAN

552 tarihinde Bumin Kağan tarafından kurulan Göktürk imparatorluğu (552-745) üç bin yıllık bir geçmişe sahip olan Türk tarihinde önemli bir yer tutar. İki yüz seneye yakın bir süre tarih sahnesinde kalmayı başaran bu Türk Kağanlığı, siyasi tarih ve kültür tarihi olarak geriye önemli bir miras bırakmıştır. Bu miras üzerinde günümüz tarihçelirinin çalışmaları halen devam etmektedir. Siyasi tarih olarak, inişli çıkışlı bir haya sergeleyen Göktürk Kağanlığı olayların akışı gereği birçok bölüme ayrılmak zorunda kalmıştır. 582 tarihinde iç ve dış tahrikler sonucu imparatorluk bölünmüş, Doğu ve Batı Göktürk Devletleri kurulmuş, ülkenin doğusunda elli yıllık bir esaret devrini takiben II. Göktürk Kağanlığı kendini tarih sahnesinde göstermiş ve 745 yılına kadar siyasi yaşamını devam ettirebilmiştir.

Biz de bu tebliğimizde, 582 tarihinde kurulan Batı Göktürk Kağanlığı’nda (582-659) önemli bir yeri bulunan T’ong (*- T’ong şeklinde yazdığımız bu isim bazı araştırmalarda T’ung şeklinde de geçmektedir. Bu Çince karakterlerin Latin alfabesine transkripsiyonundan ileri gelen bir değişikliktir. Biz burada okuyucularımıza tahkik kolaylığı sağlamak amacıyla başvurduğumuz kaynakların ekseriyetinde görülen “T’ong” şeklini tercih ettik.) Yabgu Kağan dönemini (618-630) siyasi tarih açısından ele alıp değerlendirmeye çalışacağız. Bilindiği gibi 582 yılında Tardu Kağan (582-603) tarafından kurulan Batı Göktürk Kağanlığı, onun 603’te ölümüne kadar iyi günler geçirmiş, hatta bir ara (598-599) gücünün zirvesine ulaşan bu Kağan, Doğu Göktürk Kağanlığı’nı da (582-630) kendine bağlayarak bütün Göktürk boylarını birleştirmeyi başarmıştı. Özellikle 600 yıllarında, başta dış tesirler olmak üzere ülkeyi uçurumun kenarına kadar getirmişti. Bu tarihte (611) döneminde de devam etmiş, bundan sonra 659 yılına kadar duraklama ve gerileme şeklinde bir düşüş kendini göstermişti.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 249)

Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız tabloya göre, T’ong Yabgu Kağan dönemi, iki defa kederli ve hüzünlü yıllar ve iki defa da mutlu yıllar diyebileceğimiz dönem geçiren Batı Göktürk kağanlığı’nda ikinci huzur ve mutluluk merhalesinin yaşandığı döneme rastlamaktadır. Bu sebeple bu periyodu kaynakların verdiği bilgiler ölçüsünde daha geniş bir şekilde ele almak uygun olacaktır. T’ong Yabgu Kağan devrinden bahseden kaynaklar: Çin yıllıkları, Çinli Budist Hacı Hiuen-tsang’ın Seyahatnamesi, Hintli Budist Hacı Prabhakaramitra Seyahatnamesi ve Kafkaysa’daki olaylar sebibi ile bize dolayısı ile bilgi veren Ermeni ve Bizans kaynaklarıdır. Bunların içerisinde en geniş bilgiyi veren tabiatıyla Çin yıllıkları olmaktadır. Şimdi Çin belgelerindeki T’ong Yabgu Kağan dönemi ile ilgili haberleri aktaralım:

Che-koei Kağan, Ta-teou (Tardu) Kağan’ın torunu idi. İktidarı ele geçirdikten sonra ülkesinin arazisini ilk genişleten o oldu. Doğuda Altay’a kadar gitti. Batıda denize (Hazar?) ulaştı. Yu-men-koan Geçidi’nin batısındaki çeşitli krallıkların hepsi de ona tabi oldular. Kuzey Türkleri (Doğu Göktürk Devleti) ne rakip oldu. Sarayını Kuça’nın kuzeyinde San-mi Dağı’na yerleştirdi. Sonra Che-koei öldü. Ona küçük kardeşi T’ong Yabgu halef oldu.

T’ong Yabgu Kağan cesur ve becerikli idi. Savaşta ve hücumda eşsizdi. Bu cümleden olarak kuzeyde Tölesleri kendine bağladı. Batıda iranlılara karşı mücadele etti. Güneyde Ki-pin (Kapiça)’e komşu oldu. Bütün memleketlerin hepsi de ona tabi oldular. Birkaç yüz bin okçuya sahipti. Batı bölgelerine egemen oldu ve onlara hükmetti. I-li Vadisi’nde eski Ou-suen arazisinin hakimi idi. Bundan başka o, sarayını Taşkent Krallığı’nın kuzeyine Ts’ien-ts’iuen’e nakletti. Batı bölgesinin muhtelif krallıklarına gelince, T’ong Yabgu Kağan onların şeflerine hie-li-fa unvanı verdi. Aynı zamanda onlara nezaret etmek, harç ve vergilerini kontrol etmek için tudunlar gönderdi. Batıda Jong barbarları asla güçlü olamadılar.

Ou-te’nin üçüncü yılında (620) o, bir elçisini T’iao-tche Ülkesi’ne ait büyük yumurtalardan sunmaya (Çin İmp.) gönderdi. Bu sırada Kuzey Türkleri (Doğu Göktürk Devleti) endişeli bir durumda idiler. Kao-tsou (618-626) onu cesaretlendirme lütfunda bulundu ve Kuzey Türklerine karşı bir plan hazırlamak için kuvvetlerini onunkilerle birleştirme kararı aldı. T’ong Yabgu Kağan buna razı oldu. Beşinci senede (622), kışın büyük bir ordu sahraya çıkmak üzere idi. Hie-li Kağan (620-630) bunu öğrendi ev çok korktu. Birbirleri ile savaş yapmamak için T’ong Yabgu Kağan ile dostane münasebetlere tekrara başladı.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 250)

T’ong Yabgu sonunda, bir prensesle evlenmeyi talep için Çin sarayına bir elçi gönderdi. Kao-tsou etrafını çeviren nazırlarına şunları söyledi:

“Batı Türkleri bizden çok uzaklaşmış oldular. Tehlikede, onlar kuvvetlerini bizimkilerle birleştirmediler. Şimdi onlar evlilik anlaşması yapmak istemektedirler. Hangi taraf tutulmalıdır?”

Fong Te-i cevap verdi:

“Bugün için uygun düşen şey, her şeyden önce yakın olan berikilere (Doğu Göktürk Devleti) karşı savaşmak ve uzaklaşmış olan öbürkülere karşı (Batı Göktürk Devleti) birleşmektir. Pozisyonları iyi değerlendirmeli. Kuzey barbarlarını sindirmek için evliliğe razı olmak lazım. Birkaç sene içinde Orta Krallık (Çin) zenginleştiği zaman yapılması uygun olan şey yavaş yavaş düşünülecek”.

Kao-tsou evliliğe için verdi. O, Kao-ping Kralı Tao-li’ye Batı Türklerinin ülkesine gitmesini emretti. T’ong Yabgu bundan çok memnun oldu. Fakat birkaç sene sonra Hie-li Kağan’ın tecavüzlerine maruz kaldı. Batı barbarlarına (Batı Göktürk Devleti) giden yol kapandı. Gerçekten, bu sebeple evlilik gerçekleşemedi.

Tcheng-koan’ın birinci senesinde (627) T’ong Yabgu, Tchen-tchou T’ong sekin’i Kao-P’ing Kralı Tao-li ile beraber 5.000 at ve çivi şeklinde 10.000 mücevherle süslenmiş altın işlemeli bir kayışı Çin sarayına sunmak için götürmekle görevlendirdi.

Bu sırada T’ong Yabgu gücüne ve zenginliğine güvenerek halkına iyi davranmıyordu. Kabile sakinlerinden hepsi de ondan hoşlanmıyorlardı. Karlukların büyük kısmı ona karşı isyan ettiler. Orta Krallık (Çin) ile kendisine karşı bir ittifak ve akrabalık tesisi yapmasından dolayı gayri memnun Hie-li Kağan ona karşı tahrip için birçok defa ordularını sevk etti. Bundan başka T’ong Yabgu’ya şunları söylemek için aracılar gönderdi:

“Eğer T’ang sarayının prensesini karşalamaya giderseniz, sizin geçmek için mutlaka benim arazimi katetmeniz gerekecek”.

T’ong Yabgu bundan endişelendi. Evlilik antlaşması yapmadan önce, Mo-ho-heou k’iu-li se-pi Kağan ismi ile iktidarı ele geçiren amcası tarafından katledildi.

T’ong Yabgu’nun ölümünü haber alan T’ai-tsong (627-649) büyük üzüntü duydu. Onun öldüğü yerde yakılmak ve tanrıya sunmak için ipek toplar ve ya da parçaları götürmeye görevlilerini gönderdi. Fakat bu ülkede (Batı Göktürk) çok karışıklıklar çıktığından elçiler seyahatlerini tamamlamadan önce durmak zorunda kaldılar.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 251)

T’ang chou, bölüm, CCXVb, s. 2v vd.

Onun ismi che-koei Kağan oldu. O, sarayını Kuça’nın kuzeyinde San-mi Dağı’na yerleştirdi. Yu-men-koan (Geçit)‘ın batısındaki ekseri krallıklar ona tabi oldular. Che-koei Doğu Türkleri (Doğu Göktürk Devleti) ne rakip oldu.

Che-koei’nin ölümünden sonra küçük kardeşi T’ong Yabgu ona halef oldu. İsmine T’ong Yabgu Kağan denildi. T’ong Yabgu ciddi ve becerikli idi. Savaşa başladığı zaman derhal zafer kazanıyordu. Böylece o, Tölesleri kendine bağladı. İran ve Ki-pin (Kapiça)’i itaate aldı. Birkaç yüz bin okçusu vardı. Sarayını Taşkent Devleti’nin kuzeyinde bir yer Ts’ien-ts’iuen’e nakletti. O vakit, batı bölgesinin çeşitli krallıklarını kanunlarına tabi kıldı. Kralların hepsine hie-li-fa unvanı verdi. Sonra vergilerin toplanışını kontrol etmek ve mahalli hükümete nezaret etmek içinher ülkeye bir tudun gönderdi.

T’ong Yabgu kendi tarafından birçok seneler süresince aslan derileri, büyük T’iao-tche (Babylonie) yumurtaları vb. şöyleri ard arda vergi (hediye) olarak sundu, İmparator (Çin) onu çok cesaretlendirdi. İmparator onunla Doğu Türkleri (Doğu Göktürk Devleti) ne saldırmak ve kuvvetlerini onunkilerle (T’ong Yabgu) birleştirmek için bir garanti antlaşması yaptı. T’ong Yabgu tespit edilmiş bir tarih (orduları birleştirme tarihi) istedi. Hie-li’yi büyük bir korku kapladı. Onunla birinin diğerine hücum etmemeyi taahhüt eden bir dostluk antlaşması yaptı.

T’ong Yabgu Kağan bir evlilik mukavelesi istemeye geldi. İmparator bakanları ile görüştü ve onlara şunları söyledi:

“Batı Türkleri bizden uzaklaştılar. Avil işlerde dahi (yanımızda) olmadıklarına göre onlara güvenilebilir mi? Onlarla evliliğe izin verilmeli mi?”

Fong Te-i cevap verdi:

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 252)

“Kendi açımızdan bugün için en avantajlı olan şey düşünülürse, yakın olan berikilere (Doğu Göktürk Devleti) karşı hücum ve uzak olan öbürlükler (Batı Göktürk Devleti) ile ittifak yapmaktır. Kuzeyin barbarlarını (Doğu Göktürk Devleti) korkutmak için evliliğe müsaade edilmesini teklif ediyorum. Kendi kendimize kuvvetlenmemizi bekleyelim ve o vakit yapılacak”.

İmparator bu sözler üzerine evliliğe razı oldu. Kao-ping Kralı Tao-li’ye (bir elçi gibi) bu krallığa gitmesini emretti. T’ong Yabgu buna çok memnun oldu.T’ong Yabgu bir antlaşmanın temellerini atmak için elçi Tao-li ile beraber Tchen-tchou T’ong se-kin’i Çin merkezine gönderdi. Elçi ayrıca, 5.000 at ve çivi şeklinde 10.000 mücevherle süslünmiş bir kayışı hediye olarak Çin sarayına götürdü.

Bu sırada Doğu Türklerinin her sene sınırı ihlal ettikleri görüldü. Batı yoluna engeller konulmuş ve yol kapanmış oldu. Bundan başka Hie-li Kağan, T’ong Yabgu Kağan’a şunları söylemeye bir elçi gönderdi.

“Eğer T’argların prensesini karşılamaya girerseniz, benim yolumu ödünç almanız gerekecek ve ben onu durduracağım”.

T’ong Yabgu buna çok üzüldü. Evlilik mukavelesi yapmadan önce aşağıdaki olaylar vuku buldular.Kuvvetine güvendiğinden (T’ong Yabgu) tebalarını kendisine iyilikle bağlamamıştı. Halkı ondan hoşlanmıyordu. Çok sayıda insan ona karşı isyan ettiler ve onu terk ettiler. Amcası Mo-ho-tou onu katletti. İmparator onun krallığında tanrıya sunulmak ve yakılmak için ipekler ve yadalar vermek istedi. Fakat karışıklıklar vuku buldu ve hediyeler hakikaten alıcısına ulaşamadılar.

T’ang chou CCVIIb, s. 3r’nin Sie-yen-to’lar bölümü

“Sonra Türklerde Che-Kağan yeniden güçlendi. Bu iki oymak kağan unvanından vazgeçtiler ve ona tabi olmaya geldiler. Uygurlar, Bayırkular, A-tie’Ler, Tongralar, Pu-ku’lar ve Yu-tou-k’iun dağlarında oturan Po-si’ler doğuda che-pi Kağan’a bağlandılar. Altay’da ikamet eden I-che-po batıda Yabgu Kağan’a bağlandı. Tcheng-koan’ın ikinci senesinde (628) Yabgu Kağan öldü. Onun krallığı karışıklık içine gömüldü. O vakit I-nan denilen I-che-po’nun torunu kumanda ettiği 70.000 çadırla beraber hie-li Kağan’a bağlanmaya geldi”.

T’ang chou CCXXIb, s.vd. (Soğdiana bölümü)

“Soei’ler devrinde (581-617) onların (Soğd) Kralı K’iu-mou-tche Batı Türk kağanının kızı ile evlendi ve o tarihten itibaren Türklere tabi oldu”.

K’ieou T’ang chou bölüm CXCVVII, s. 10r.

“İmparator Yang devrinde (605-616) bu ülkenin (Soğd) Kralı K’iu-chou-tche (K’iu-mou-tche yerine), Batı Türklerinden Yabgu Kağan’ın kızı ile evlendi ve bundan sonra da Batı Türklerine tabi oldu.”

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 253)

T’ang chou bölüm CCXXIb, s. bv.vd. (İran hakkında not)

“Soei Hanedanı’nın sonunda Batı Türklerinden Yabgu Kağan bu krallığı (İran) cezalandırdı ve yıktı. O, Kral Hüsrev’i öldürdü. Oğlu Che-li (Schioe) tahta çıktı. Yabgu Kağan onu yönetmeye ve nazeret etmeye valiler gönderdi.”

A-che-na Cho-eul’in biyografisi (T’ang chou bölüm CX, s. 2r-karşılaştır. K’ieou T’ang chou bölüm CIX, s. 1v)

“Müteakip sene (628), halkından kalanların başına geçerek K’o-han-feou-t’ou (Kağan stupa) şehrinin muhafızları üzerine haraket etti. Bu olaylar sırasında Hie-li Kağan batı Türkleri’ni yok etti . Bundan başka T’ong Yabgu öldü.”

T’ong Yabgu Kağan ile ilgili vesikalari sunduktan sonra, diğer bazı araştırıcıların görüşlerini de dikkate alarak bu dönemi aydınlatmaya çalışalım. 582 tırihinde I. Göktürk Devleti’nin ikiye ayrılmasında önemli rolü bulunan Tardu Kağan (582-603)’nın torunu olan T’ong Yabgu, Tou-leou (Yang-sou Tegin de denilir)’nun beş çocuğundan biri idi. Kardeşleri, Ni-li Kağan, P’o-che Tegin, Che-koei Kağan ve Moho Şad isimlerini taşıyorlardı. Olayların akışına bakılırsa T’ong Yabgu, Tardu’nun ikinci oğlu olan Tou-leou’nun dördüncü çocuğu oluyordu . Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre kendisinin iki oğlu ve Soğd Kralı ile evlenen bir kızı vardı . Çocukları daha sonraki satırlarda olayları açıklarken belirteceğimiz gibi, Ta-tou Şad (Toharistan Yabgusu) ve Tie-le Tegin (ölümünden sonra kendisine halef olacak ve Se Yabgu unvanı ile tanınacaktır) isimlerini taşıyorlardı. Soğd Kralı K’iumou-tche ile evlenen kızının ismini ise kaynak yetersizliğinden tespit edemiyoruz.

Çocukluğu ve gençliği hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olamadığımız T’ong Yabgu’nun 45-50 yaşları arasında tahta çıktığı tahmin edilebilir. Zira, saltanatının boşlarında Soğd Kralı ile evlenen kız çocuğunun o sıralarda 20-25 yaşlarında (evlilik yaşı) olabileceği düşünülürse, Kağan’ın da 45-50 yaşlarına eriştiği mantığa uygun düşer.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 254)

T’ong Yabgu’nun tahta çıkış senesi, üzerinde tartışma götürür konulardan biridir. Çin kaynaklarında onun hangi tarihte tahta çıktığı kayıtlı olmadığı gibi, ağabeyi Che-koei Kağan’ın ölüm tarihi de belirtilmiş değildir. Bu durumda, olayların akışına bakarak kaynaklarda T’ong Yabgu’nun adının geçtiği en eskit tarih –bugünkü araştırıcıların da yaptığı gibi- onun tahta çıkış senesi olarak benimsenmiş veya kabul edilmiştir. Mevcut kaynaklardı onun tahta çıkışı ile ilgili üç ayrı tarih görülmektedir.

**1-**616 tarihi, a-Çin kaynağı Kieou T’ang-chou’nun verdiği habere göre İmparator Yang devrinde (605-616) Soğd Kralı K’iu-mou-tche, Batı Türklerinden Yabgu Kağan’ın (T’ong Yabgu) kızı ile evlenmiş ev bundan sonra da Batı Göktürk Devleti’ne tabi olmuştur (dipnot yukarıda gösterildi). Burada T’ong Yabgu’nun tahta çıktığı en son tarih 616 olabilir. B.-Ermeni kaynaklarında T’ong Yabgu’nun külliyetli bir ordu ile İran’a girip Rey ve isfehan’ı alması yine 616 tarihinde gösterilir .

2- 618 tarihi, T’ang-chou’nun İran hakkındaki notunda (bak yukarıya), Soei Hanedanı’nın (581-618) sonunda T’ong Yabgu’nun bu krallığı yıktığı (tahrip ettiği) kaydedilir.

3- 619 tarihi, 1013’lere doğru yazılan büyük ansiklopedisi Tche fou yuen-koei 619 yılı olaylarını açıklarken, 7. ayda Kağan’ın bir elçisinin Çin sarayına geldiğini bildirir. Böylece T’ong Yabgu’nun tahta çıkışık 616-619 tarihleri arasında yer almış olmaktadır. Ancak mevcut haberlerin de zayıf ve eksik tarafları vardır. Birincisinde K’ieou T’ang-chou, “Yang devrinde (605-616) Soğd Kralı, Kağan’ın kızı ile evlendi” demek suretiyle geniş bir zaman boşluğu (11 yıl) bırakmaktadır. Eğer “devrin sonunda (616) evlendi” demiş olsaydı daha kesin bir tarih ortaya çıkmış olacaktı. Ermeni kaynaklarına gelince onlar bu sahaya uzak düşmektedirler. Ayrıca Ermeni takvimi ile Çin takviminin uygunluğu bizde tereddüt uyandırmaktadır. İkincisinde, Soei hanedanı (581-618) üzerinde yapılan son çalışmalarda bu sülalenin 617’de sona erdiği ileri sürülmüştür . Üçüncüsü bize göre biraz geç bir tarih olmaktadır. Zira, T’ong Yabgu Kağan saltanatının ilk yıllarında Töles, iran ve Ki-pin problemleri ile uğraşmaktadır. Bu yoğun olaylar arasıda dostluk amacıyla onun Çin imparatorluğu’na ilk defa bir elçi göndermesi çok zor gibi görünmektedir. Bu durumda bu haberlerin zayıf ve eksik taraflarını da dikkate alarak T’ong Yabgu’nun 617-618 tarihlerinde –şimdilik 618- tahta çıktığını kabul etme taraftarıyız.

T’ong Yabgu tahta çıkışından itibaren “Kağan” unvanını da taşımaya başladı. “T’ong” onun özel ismi oluyordu. “Yabgu” unvanı Batı Türk şeflerinde (İstemi Yabgu vb.) sıkça görülen bir tabir olmakta, ancak “Yabgu Kağan” sadece üç Batı Göktürk ileri geleninde görülen ünvandır. Bunlar: T’ong Yabgu kağan onun oğlu Se Yabgu kağan ve Onun küçük yeğeni I-p’i-cha-po-lo (İşbara) Yabgu Kağan’dır .

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 255)

618 senesinde tahta çıktığını kabul ettiğimiz T’ong Yabgu Kağan’ın biraz da mizacı üzerinde duralım. T’ang-chou ve Kieou T’ang-chou onun ciddi ve becerikli bir kimse olduğunu, savaşta ve hücumda eşsiz bir kumandan olduğunu ve savaşa başladığı zaman derhal zafer kazandığını yazarlar . Bu bilgiler bize onun daha Kağan olmadan önce iyi bir askeri eğitim gördüğüne, mahir bir taktisyen olduğuna ve engin bir askerlik tecrübesi kazandığına şahitlik ederler. Mizac itibariyle ciddi ve cesur oluşu ve bunun askerlik tecrübesi ile birleşmesi neticesinde ortaya parlak sonuşçlar çıkacağı aşikardır. Askeri yönden sahip olduğu bu özellikler onda devlet idaresine de yardımcı olmuş, kişilikli, ciddi ve disiplinli bir şef, lider ve kağan olarak görünmesini sağlamış olmalıdır. Ağabeyi Che-koei Kağan’ın ölümünü müteakip itirazsız, olaysız ve isyan çıkmadan tahta geçişi onun disiplinli ve otoriter kimliğini mensup olduğu topluma kabul ettirdiğini mensup olduğu topluma kabul ettirdiğini göstermektedir. Onunla görüşen seyyahların ifadelerine göre T’ong Yabgu Kağan cömert ve iyilikseverdi Insert your note here."> . Tahta çıktığından (618), T’ong Yabgu eski Ou-suen (Asya Hunları devrinde batıda bir beylik) arazisinin hakimi idi (25- Kieou T’ang-chou, Chavannes’da, s. 24, ayrıca bkz. s. 263 ve sondaki harita.[/note] . Yani Konges, Tekes ve I-li vadileri. Bu arazi aynı zamanda, Batı Göktürk Devleti’nin kuruluşunda çekirdek rolü oynayan bir bölgeydi.

İdare etme yeteneklerine sahip olan T’ong Yabgu Kağan kısa zamanda ordusunu birkaç yüz bin okçu (süvari) ya çıkardı. Tabiatıyla bu büyük ordu büyük zaferler için bir hazırlık teşkil ediyordu. Şimdi T’ong Yabgu döneminin siyasi ve askeri olaylarına gelelim. T’ong Yabgu kağan’ın ilk icraatı ülkesinin kuzeyinde oturan Tölesleri kendisine bağlamak oldu. Altay dağlarının güney batısı ile Tanrı dağlarının kuzeyinde ikamet eden ve başlıcaları Ch’i-pi, P’u-lo-chih, I-shih vb. isimler altında görülen Töles boyları bir incelemeye göre o sıralarda 20 bin seçkin askere sahiptiler. Bu boylar aynı zamanda T’ong Yabgu Kağan’ın askeri gücüne büyük bir destek sağlamış oldular.

Siyasi tarih olarak T’ong Yabgu Kağan’ın ikinci icraatı batıda İran’ı itaate almasıdır. 618 yılı sonlarında görülen bu zaferler dizisi ile Batı Göktürk Kağanı Amuderya’yı aşan seleflerinin fetihlerini tamamlamış oldu. O, eğer Ermeni tarihçilerine inanmak gerekirse bu büyük seferinde Rey’i ve isfehan’ı aldı . İran bölgesine lüzumu kadar görevli bıraktıktan sonra ülkesine döndü . Bunlar (görevliler) maliye işleri ile sorumlu olan tudunlar olmalıdır.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 256)

T’ong Yabgu’nun saltanatının ilk yıllarında kazandığı zaferlerden sonuncusu Ki-pin (Kapiça) üzerine oldu. Amuderya’nın güneyinde Kunduz şehri başta olmak üzere, Talekan ve Merv’e kadar olan arazi Batı Göktürk Devleti’nin eline geçti . Yaklaşık olarak devletin sınırı İndüs Nehri’ne ulaştı. T’ong Yabgu buranın yönetimini Turfan Kralı’nın kızı ile evlendirdiği oğlu Ta-toğu Şad’a verdi.

Merkezi idarenin dışında kalan bu yeni ülkelerin yönetimlerinde de T’ong Yabgu değişiklikler yaptı. Bu mahalli hükümetlerin şeflerine hie-li-fa (tabi şef) unvanını verdi. Ayrıca devlet merkezi (Tokmak) ne gönderilecek vergi ve gümrük resimlerinin kontrolü için her ülkeye birer tudun gönderdi .

T’ong Yabgu Kağan’ın yaptığı yeniliklerden biri de genişleyen güney ev batı sınırlarındaki bölgeleri daha iyi yönetebilmek için başkentini Ts’ien-ts’iuen (Bin Kaynak)’e nakletmek oldu. Tokman kışlık başkent olarak görevini sürdürdüğüne göre bu herhalde ağabeyisi Che-koei Kağan’ın Kuça şehrinin kuzeyindeki San-mi Dağı’na yerleştirdi Başkent olmalıydı. Evliya-ata’nın 150 li (takriben 75 km.) doğusunda bulunan Bin Kaynak bugünkü Alexandre dağlarının kuzey yamaçlarının ucunda bulunuyordu . Bir süre sonra burasını ziyaret eden Budist din adamı Hiuen-tsancg’a göre, serin ve ormanlık bir bölge olan bu yer, sularının bolluğu ve avlanması yasaklanmış olan geyik sürülerinin çokluğu ile göze batıyordu. T’ong Yabgu Kağan yazın aşırı sıcağında burada ikamet ediyordu. Anlaşıldığı kadarı ile Tokmak şehri kışlık başkent görevini yerine getirirken Bin Kaynak yazlık başkent oluyordu.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 257)

Şimdi T’ong Yabgu Kağan devrinde Göktürk-Çin münasebetlerine bir göz atalım. 618 senesinde tahta çıkan T’ong Yabgu Kağan yukarıda da işaret ettiğmizi gibi önce ülkesinin kuzey, batı ve güneyindeki meseleleri halletti ve bu cümleden olarak Tölesleri, İran’ı ve Ki-pin’i (Kapica) kendine tabi kıldı. Az sonra o, 619 senesinin 7. ayında Çin imparatorluğu ile ilk defa temasa geçti ve bir elçisini hediyelerle beraber saraya (Çin) gönderdi. 620 senesi Göktürk tarihinde önemli bir değişikliğin olduğu bir yıl oluyordu. Zira, bu tarihte Doğu tarihinde önemli bir değişikliğin olduğu bir yıl oluyordu. Zira, bu tarihte Doğu Göktürk Devleti’nin başına Hie-li Kağan (620-630) geçmekte ve onun faaliyetleri Çin İmparatorluğu’nun korkutmakta idi. Daha önceki olaylarda görüldüğü gibi iki Türk devletinin (Doğu ve Batı Göktürk Devletleri) birleşmesi veya anlaşması durumunda en büyük zararı Çin İmparatorluğu çekiyordu. Bu sebeple 620 senesinde gelen (üçüncü defa) Batı Göktürk elçisinin ziyaretini Çin İmparatorluk sarayı çok iyi değerlendi. Orta Krallık (Çin) hemen yakınındaki (Doğu Göktürk Devleti) tehlikeye karşı Batı Göktürk Devleti ile bir ittifak antlaşması yaptı .

Bu antlaşmaya göre her iki devlet (Çin İmparatorluğu ve Batı Göktürk Devleti) silahlı kuvvetlerini 622 kışında sahrada birleştireceklerdi. Fakat doğunun dirayetli kağanı Hie-li bu oyunu bozdu. Soydaşı Batı Göktürk Kağanı T’ong Yabgu ile temasa geçerek birbirleri ile savaş yapmama hususunda onunla anlaştı (622 civarında). Bu antlaşmanın en büyük özelliği, I. Göktürk İmparatorluğu’nun bölündüğü tarih olan 582’den beri Doğu ve Batı Göktürk Devletleri arasında ilk dostluk antlaşması olmasıdır . Yine bu antlaşma araya giren bazı kırgınlıklara rağmen her iki tarafça (İki Türk devleti) bozulmadı ve uzun ömürlü oldu (630’a kadar)

622-626 seneleri Batı Göktürk Devleti-Çin İmparatorluğu münasebetlerinde sessiz geçen yıllardır. Bizce bu sessizliğin sebebi Batı Göktürk Devleti’nin Doğu ile yaptığı 622 tarihli dostluk antlaşmasına harfiyen uyması ve doğuda Hie-li Kağan’ın 624 senesinin 7 ve 8. aylarında imparator Kao-tsou’ya (618-626) başkent Tchangngan’ı ateşe verip merkezi daha güneye taşımayı düşündüren güney taarruzlarıdır. Zaten bu başırısızlıkları göğüsleyemeyen İmparator Kao-tsou’da 4 Eylül 626’da tahttan feragat etmek zorunda kalmıştı .

625 senesinde, daha Kao-tsou tahtta iken T’ong Yabgu Kağan Çinli birprensesle evlenmek için bir elçisini saraya (Çin) gönderdi. Aynı talebi T’ong Yabgu 622 yılında da yapmıştı ama her ne hikmetse bu istek dikkate alınmamıştı . Yaptığı antlaşmaya ters tüştüğü için Hie-li Kağan’ı çok kızdıran bu talebi Çin İmparatorluğu çok iyi değerlendirdi. Zira, Orta Krallık (Çin) uzun zamandan beri Hie-li tehlikesine karşı samimi bir müttefik arayışı içinde idi. Aşağıdaki metinde de görüldüğü gibi bakanlarına ve danışmanlarına meseliyi açan Kao-tsou’ya Müşavir Fong Te-i’nin verdiği cevap çok ilgi çekiciydi.

“Kendi açımızdan bugün için en avantajlı olan şey düşünülürse yakın olan berikilere (Doğu Göktürk Devleti) karşı hücum ve uzak olan öbürküler (Batı Göktürk Devleti) ile ittifak yapmaktır. Doğu Göktürk Devleti’ni sindirmek için evliliğe müsaade edilmesini teklif ediyorum”.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 258)

Bu sözler gerçekten yedinci asrın ilk yarısında Çin imparatorluğu’nda tecrübeli danışmanların mevcudiyetini gösteriyordu. İmparatorluğun menfaatlerine çok uygun düştüğü için Kao-tsou bu talebe olumlu cevap verdi. Bunu iletmek için de, kendilerin tabi olan Kao-ping Kralı Tao-li elçi olarak Batı Göktürk merkezine gönderildi. Anlaşıldığı kadarı ile T’ong Yabgu, bu olumlu cevaba çok sevindi. Mukabilinde aynı elçi ile beraber 627 senesinde, bir antlaşmanın temellerini atmak için ileri gelen devlet görevlisi T’chen-tchou T’ong se-kin’i 5.000 at ve diğer hediyelerle birlikte Çin sarayına gönderdi.

Bu evlilik gerçekleşmedi. Zira, Doğu Göktürk Devleti’nin açık bir şekilde aleyhine olan bir durum vardı. Üstelik aralarındaki 622 tarihli antlaşmaya da aykırı davranılıyordu. Hie-li Kağan, Kieou T’ong sekin 627 de Çin sarayına gittikten sonra tepkisini göstermeye başladı . Eğer bazı metinlere inanmak gerekirse bu olaydan sonra Hie-li Kağan’ın bazı kumandanları Guçen yakınındaki Beşbalık’a kadar ilerliyorlar, hatta T’ong Yabgu’nun ülkesinin mühim bir kısmını fethediyorlardı . Sonuçta yollar savaşlar sebebi ile kapandığından Çinli prenses Batı Göktürk ülkesine gelemedi. Anlaşıldığı kadarı ile Çin İmparatorluğu ile bir anlaşma zemini arayışının başlamasından itibaren kendi mevkiini tehlikede hisseden Hie-li Kağan’ın T’ong Yabgu’ya karşı saldırgan tutumu Orta Asya politikasında ibrenin kenid yönüne dönmesine sebep oldu.

[caption id="attachment_1354" align="aligncenter" width="882"]Tung Yabgu - T'ong Yangu Kağan - Batı Göktürk Devleti Tung Yabgu - T'ong Yangu Kağan - Batı Göktürk Devleti[/caption]

T’ong Yabgu Kağan’ın saltanatının sonlarına doğru diretk kendisinin veya bir kardeşinin karıştığı henüz ispat edilemeyen bir bizans münasebeti oldu. Alesio Bombaci’nin dikkatli bir şekilde yaptığı incelemeye göre 627-628 seneleri boyunca Bizans imparatoru Heraklius’un üçüncü iran seferi sırasında bir türk veya Hazar müttefiki karşımıza çıkmaktadır . Bizans tarihçileri Theophane ve Patrik Nicephore ile Ermeni tarihçisi Movses Dasxurançi’nin en önemli kaynak olarak görüldüğü olaylarda ismi geçen Yabgu Hakan ve oğlu Şad bizim konumuzu yakından ilgilendirmektedir. Mario Grignaschi’nin ayrı bir makalesinde tekrar ele aldığı olaylara göre Heraklius’un (610-641) yardımına giden Yabgu Kağan’ın, Soğd ve batı milletlerinin hükümdarı olan Yabğu Kağan olmasıdır. Bu hükümdar 626 yılında Şad unvanını taşıyan oğlunu Bab-as-Sul’a gönderdi ve 627 yılında kendisi Cenubi Kafkasya’ya sefer etti. Ona “Ziebel” ismini veren Rum tarihçi Theophanes kendisinin Hazarların reisi ve memleketinin ikinci rütbedeki şahsiyeti olduğunu iddia eder.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 259)

Tiflis’i zapt edemediği için 628 yılında Yabgu Kağan, Cenubi Kafkasya’ya dönerek, bu şehri fethettikten sonra, oğlu Şad’a Gürcistan ve Arran’ı işgali vazifesini devretti. Arran’da haraç ve rüsumlar almak için Büyük Kağan (T’ong Yabgu?) adeta bir Türk idaresi kurdu. 629 yılının yazında Türkler Arran’dan Ermenistan’a hücum ettiler .

Yukarıda da belirttiğimiz gibi zaman zaman T’ong Yabgu ile aynileştirilen ve bu olaylarda ismi geçen Yabğu Kağan’ın kimliğinin kesinlik kazanması biraz daha zaman alabilir . Ancak bizi ilgilendiren cihet, 627-628 senelerinde kendisinin veya bir yardımcısının Bizans’a yardıma gitmesi olayının doğrudan T’ong Yabgu devri içine girmesi ve Batı Göktürk Devleti’nin İstemi zamanında (552-576) olduğu gibi bir dünya siyaseti takip etmesidir.

T’ong Yabgu Kağan’ın son zamanları ve ölümü: Çin kaynakları Kieou T’ang-chou ve Tang-chou, Kağan’ın son senelerinin iç karışıklık ve isyanlarla geçtiğini kaydederler. Bunlardan Kieou T’ang-chou isyan eden kabilelerden Karlukların ismini verir . 618 senelerinden beri çok iyi yönetilen bir ülkenin yine aynı Kağan’ın son senelerinde bozulması, kargaşalığa düşmesi biraz düşündürücüdür. Bunun sebeplerini başta dış tesirler sonra da iç tesirlerde aramak icap eder. Birçok araştırıcının ileri sürdüğü gibi biz de bunda, kendisine karşı Çin imparatorluğu ile akrabalık ve bir ittifak tesisi yapmasından dolayı garimemnun Hie-li Kağan’ın rolü bulunduğunu kabul etmekteyiz. Vesika olarak, doğrudan olmasa bile A-che-na Cho-eul’ün biyografisi bize bu sebebi açıklar . Sebepler olarak, iç çekişmeler ve Kağan’ın sarsılan otoritesi, başta gelen amiller olarak sıralanabilir. İç durumla ilgili olarak Çin kaynaklarının verdiği haberleri, Ermeni ve Gürcü kaynakları da doğrularlar . Burada işaret edilen Yabgu Hakan, eğer T’ong Yabgu Kağan ise oğullarının ve akrabalarının ona karşı tavır aldıkları ve isyan ettikleri, ayrıca Kağan’ın da bunlara ağır cezalar verdiği bu kaynaklarda (Ermeni ve Gürcü) açık bir şekilde belirtilir.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 260)

T’ong Yabgu’nun ölüm tarihi kaynaklarda biraz karışık olarak verilir. T’ang chou, Sie-yen-to’lar bölümünde onun ölüm tarihini 628 olarak kaydeder. Alesio Bombaci’nin gayet açıkbir şekilde belirttiği gibi tecengkoan’ın ikinci senesi (628) kaynaklarda daha ziyade üçüncü seneye uygun düşmektedir. Zira Çin kaynaklarında 2 ile 3 rakamları arasındaki benzerlik çok sık karşılaşılan bir yanlışlıklar dizisi sergilemektedir. Kieou Tang-chou’nun bir diğer pasajında T’ong Yabgu’nun ölümü, 630 yılında vuku bulan Hie-li Kağan’ın ortadan kaldırılması ile birleştirilmiştir . T’ang-chou’da da Liu-Mau-tsai’nin gösterdiği gibi ona uygun düşen pasaj deşitrilmiştir. T’ang-chou’nun bir diğer pasajında ay belirtilmeden 630 yılında T’ong Yabgu’yu katleden amcası Se-pi Kağan’ın bir evlilik antlaşması yapmak için Çin imparatorluğu’na bir elçi gönderdiği kaydedilir . Yeni kağan zamanında Çin ile bu ilk temas da T’ong Yabgu Kağan’ın 630 senesinde öldüğüne bir delil sayılabilir. Çin kaynaklarında gerçek olarak görünen şey, T’ong Yabgu Kağan’ın 630 senesi başlarında öldüğüdür.

Diğer taraftan Ermeni ve Bizans kaynaklarında Yabgu Hakan’ın ölüm tarihi 630 senesinin başlarında gösterilir . Bu aynı zamanda Yabgu Hakan’la T’ong Yabgu’yu aynılaştıranların dayandığı esas delillerden biridir. Netice itibariyle Batı Göktürk Devleti’nin onlardan bahseden doğu ve batı komşularının kaynaklarında, belgelerinde T’ong Yabgu’nun ölüm tarihi 630 senesinin başlarıdır.

Şimdi sıra onu 630’da onu gördüğünü ifade eden Hiuen-tsang’ın verdiği bilgilerin, T’ong Yabgu’ya mı veya onun oğlu Se Yabgu’ya mı ait olduğu meselesine gelmektedir. Kronolojiyi esas alan A. Bombaci ve M. Grinaschi Se Yabgu üzerinde birleşirler. Gerçekten de 629 ve 630 senesi olaylarının yoğunluğuna bakılırsa ülkesinin doğusunda ve batısında iç isyanlara uğraşan bir kağanın bahsettiği gibi rahat bir şekilde hiuen-tsang’ı kabul etmesi mümkün değildir. Biz de bu sebeple meşhur seyyahın Yabgu Kağan ismi altında verdiği bilgileri bir karışıklığa meydan vermemek için şimdilik kullanmaktan vazgeçtik.

T’ong Yabgu’nun ölümü kısa zamanda yurt içinde ve yurt dışında da duyuldu. Yurt dışında, Çin kaynaklarına göre İmparator T’ai Tsong (627-649) bundan üzüntü duydu. Kendi inanışlarına göre tanrıya sunulmak ve yakılmak için ipekler ve yadalar (taş) gönderdi, ülkede karışıklık olduğundan bu hediyeler Batı Göktürk merkezine ulaşamadı .

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 261)

12 yıllık saltanatında T’ong Yabgu Kağan, ağabeyi Che-koei’den sonra ülkeyi daha çok huzura kavuşturan, zenginleştiren ve sınırlarını genişleten kağan oldu. Güneyde Gandara’ya kadar inmesi, batıda Heraklios ile temasa geçmesi onun büyüklüğünü gösterir. Doğu Göktürk Devleti’ne karşı ciddi bir dostluk politikası takip eden T’ong Yabgu biraz da bunun tesiriyle Çin İmparatorluğu’na karşı menfaate dayalı bir denge politikası takip etmiştir. Devrinde Batı Göktürk Devleti’nin bir defa dahi bu imparatorluk ile savaş yapmamasını bu politikaya bağlamak mümkündür. Bir başkentinin yerini değiştirmesi, kendisine tabi ülkelere idareci göndermesi, ordularını savaşa çok iyi hazırlaması, kendisinin taktik ustası olması onun teşkilatçı ve iyi bir devlet adamı olduğunu gösteren delillerdir. Zamanında Batı Göktürk Devleti’nin sakinleri devlet olarak yaşamanın tadını çıkarmışlardır denilebilir.

(Hüseyin Salman, XII. Türk Tarih Kongresi, Cilt. II, 1994, Tong Yabgu Kağan Devrinde (618-630) Batı Göktürk Kağanlığı, Sayfa: 262)

BİBLİYOGRAFYA

BOMBACİ, A, Qui Etait Jebu Xakan, turcica II, Paris 1970, s. 7-24.

CHAVANNES, EDOUARD, Documents Sur Les Tou-kiue Occidentaux Paris 1941.

CHAVANNES, EDOUARD, Notes Additionnelles Sur Les Tou-kiue Occidentaux (Documents’a ilave).

CZEGLEDY, KAROLY, “Yıltavar Unvanı” (Türkçeye çev.: İbrahim Kafesoğlu), Türkiyat Mecmuası, C. IX, İstanbul 1951, s. 179-189.

DONUK, ABDÜLKADİR, Eski Türk Devletlerinde İdari-Askeri Unvan ve Terimler, İstanbul 1988.

EBERHARD, WOLFRAM, Çin Tarihi, Ankara 1947.

GRISNASCHI, MARIO, “Sabirler, Hazarlar ve Göktürkler”, VII. Türk Tarih Kongresi, Kongreye Sunulan Bildiriler, C. I, Ankara 1972, s. 230-251.

KAFESOĞLU, İBRAHİM, Türk Milli Kültürü, İstanbul 19832.

KURAT, AKDES NİMET, “Göktürk Kağanlığı”, D.T.C.F. Dergisi, C. X, sayı 1-2, Ankara 1952, s. 1-56.

LIGETİ, L., Bilinmeyen İç Asya (Türkçeye çev.: Sadrettin Karatay) Ankara 1946.

LİU, MAU-TSAİ, Die Chinesischen Naschrichten zur Geschichte der Ost-Türken, Wiesbaden, 1958, C.I.

TOGAN, ZEKİ VELİDİ, Umumi Türk Tarihine Giriş, İstanbul 19702.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+259
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.