Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 15 Nisan 2016 - 15:00
Son Düzenlenme Tarihi 10 Ağustos 2017 - 17:06
TİMUR'UN GÜNLÜĞÜ - DOST/DÜŞMANA MUAMELE TÜZÜĞÜ

TİMUR'UN GÜNLÜĞÜ - DOST/DÜŞMANA MUAMELE TÜZÜĞÜ

Ne zaman Turan memleketlerini tâbi kılıp kendime bağladığımda Semerkand'da kurulmuş saltanat tahtına oturdum. Şu günden itibaren dost-düşmana düzgün, iyi tarzda davranma yoluna girdim. Badahşan emirleri, ordu komutanları içinde Türk ve Tariklerden bana kötülük yapanlar, hile-mekir kullanıp, meydanda kılıç çeken kişiler çok idi. Onlar yaptıkları kötü işlerden dolayı korku içindeydiler. Çaresiz olup benim penâhıma girdikleri zaman geçmişe göz yumup, onlara öyle iyilikler vaptım ki, bunu görünce kendileri utandılar. Eğer birisini rencide etmiş olsam, ödüllendirerek, in'am-ihsânla onun gönlünü rahatlattım. Kendine layık unvanlar verip, mertebelerini yükselttim.

Lâkin Sulduz, Ceta emirlerinden razı olmadım. Onlardan nefret ettim. Şunun için ki, Cengiz nesli olan Kabilşah'ı han seçip (Cengiz Han evlâdından şehzade, 1370'te Belh'te han ilan edildi ve dört ay sonra eski taraftarlarınca katledildi.), ona dostluk ahdini vermiştiler. Sonra benim saltanat tahtına oturduğumu anlayıp, bana yağcılık için antlarını bozarak onu öldürdüler.

Önceleri bana hased kılıp öldürmeye kasteden kişiler huzuruma geldiğinde, onlara öyle iyilikler ettim ki, bunu görüp mahcûbivetten ter döktüler.Dostlarımsa daima beni razı ede gelmişlerdi. Saltanat tahtına oturduktan sonra, onları devlet ortağı bilerek, dünya hayatında gerekli olanı hiçbir zaman onlardan esirgemedim.

Yine benim tecrübemle sabittir ki, kişinin gerçek dostu olursa, hiç vakit dostundan rencide olmaz. Dostunun düşmanını kendi düşmanı gibi bilir. Eğer gerekirse, dostu için canını kurban etmede tereddüt etmez. Şöyle ki, benim emirlerimden hangisi canıyla bana yoldaşlık yapmışsa, ben de onlardan hiçbir şeyi esirgemedim.

Yine benim tecrübemle sabittir ki, ahmak dosttan akıllı düşman daha iyiymiş. Şöyle ki, Emir Kazagan torunu Emir Hüseyin câhil dostlarımdandı. O dostluk günlerinde bile bana hiçbir düşmanın yapamadığı kötülükleri yapmıştı. Emir Hudaydad bana demiştir ki: "Düşmanı cevher gibi görüp, iyi sakla. Ne zaman bir taşlık yere geldi nse, onu al da taşa öyle vur ki toz olsun, ondan iz de kalmasın."

Yine demişti ki: Düşmanın başvurup senin penâhına gelirse, ona şefkat göstererek iyilik yap. Nitekim Toktamış Han penâhıma sığınıp gelince ona iyilik yaptım. Ancak, eğer düşman cömertlik ve iyilik görüp de yine düşmanlık yaparsa onu Tanrı'va havâle et.

Hakikî dost odur ki, dostuna hiç darılmaz. Eğer darılırsa da özrünü kabul eder.

Sahibkıran Emir Timur , Muhammed Tarağay Bahadıroğlu

Çevirmen: Adnan Aslan

Çevirmen: Kutlukhan Şakirov

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+29
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.