Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 18 Nisan 2016 - 16:00
Son Düzenlenme Tarihi 18 Nisan 2016 - 09:15
Şamanizm / Tufan Efsanesi - Abdülkadir İNAN

Şamanizm / Tufan Efsanesi - Abdülkadir İNAN

Sonra seller bir daha aktı, yukarıda zikredildiği gibi mağaradaki yarıklara toprak dolduruldu. Güneş Sünbüle yıldızında idi. Binaenaleyh bu toprağın pişmesi zamanı güneşin aşağı indiği devre tesadüf etti ve bundan dolayıdır ki bu topraktan yaratılan kişi dişi oldu. Bu dişi kişiye “Ay-va” adı verildi ki “ay yüzlü” demektir. Ay Atam ile Ay-va evlendiler. Bunlardan kırk çocuk dünyaya geldi. Yarısı erkek yearısı dişi idi. Bunlar birbiriyle evlendiler. Ana ve babaları öldükten sonra çıktıkları mağaraya gömüp ağzını altın kapı ile kapadılar ve kapının yanma çiçekler koydular.

Davadarî’nin naklettiği efsanenin hulâsası budur.

Bu müellif Oğuz menkıbeleriyle Moğol devrinde söylenen muhtelif rivayetleri birbiriyle karıştırmış ve bunlara İran ve Yunan rivayetlerini de eklemiş olsa gerektir. Şamanist Türk boylarında söylenen Dünya Tufanı efsanesine ait rivayetler birçok folklorcu ve seyyahlar tarafından tesbit edilmiştir. Bu efsanelerin temelini müslüman ve hıristiyan kaynaklarından gelen “Nuh Tufanı” hikâyesindeki unsurlar teşkil etmektedir.

Şamanistler bu hikâyeyi kendi tanrıları hakkında söylenen efsanelerdeki motiflerle süslemişlerdir, öz Altaylıların tufan efsanesi XIX. yüzyılın ortalarında Verbitskiy tarafından tesbit edilmiştir; başka folklorcuların tesbit ettikleri rivayetlere nisbetle daha uzuncadır.

Bu rivayete göre tufandan önce yer yüzünün hükümdarı Tengiz (Deniz) Han idi. O zamanda Nama adlı meşhur bir adam vardı. Tanrı Ülgen bu adama dünya tufanı olacağını, insanoğullarım ve hayvanları kurtarmak için sınanmış sandal ağacından(adıra sandal ağaç) gemi yapmasını buyurdu. Nama’nm Soozunuul, Saruul ve Balıksa adlı üç oğlu vardı. Nama bu oğullarına, dağ tepesinde gemi yapmalarını emir verdi. Gemi, Ülgen’in öğrettiği ve gösterdiği gibi yapıldı. Nama, Ülgen’in buyruğu ile, insanları ve hayvanları gemiye aldı. Nama’nın gözleri iyi görmezdi. Gemidekilere sordu: “bir şeyler görüyor musunuz?” — “Yer yüzünü sis kaplamış, müthiş karanlık basmış" dediler. O zaman yerin altından, ırmaklardan, denizlerden karalara sular fışkırmıya başladı, gökten de yağmur yağıyordu. Gemi yüzmeye başladı. Gök ve sudan başka bir şey görünmüyordu. .. Nihayet sular çekilmiye başladı. Dağların tepeleri göründü. Gemi, Çomgoday ve Tuluttu dağlarında karaya oturdu. Suyun derinliğini öğrenmek için Nama kuzgunu gönderdi. Kuzgun dönmedi; kargayı gönderdi, o da dönmedi; saksağanı gönderdi, o da dönmedi. Nihayet güvercini gönderdi. Güvercin, gagasında bir dal ile, geri döndü. Nama kuzgun, karga ve saksağanı görüp görmediğini sordu. Güvercin bunları gördüğünü, her üçünün de leşe konup gagaladıklarını haber verdi. Nama “onlar kıyamete kadar leş ile geçinsinler, sen benim sadık hizmetçim oldun; kıyamete kadar benim evlâdımla beraber yaşa” dedi. Tufandan sonra Nama Yayaçı (yaradıcı) ve Yayık (tufan) Han adiyle tanrılar sırasına geçti. Yeni nesiller ona kurban kesmekte devam ettiler.

G. Potanin tarafından tesbit edilen Uryanha (Tuba) rivayetine göre yer, bir kurbağa üzerindedir. Kurbağa kımıldanırsa tufan olur. Eski bir zamanda bu kurbağa kımıldanmış ve yer yüzünün büyük denizi (ulu talay) dalgalanmış, kaynar gibi olmuş, tufan olmuş. Bu felâketi önceden sezen bir ihtiyar demir çivili sal (temir kadalu sal) yapmış, bununla insan neslini ve hayvanları kurtarmış. Bu sal şimdiyedek bir yerde bulunmaktadır.

A. V. Anohin’nin tesbit ettiği rivayete göre tufan olacağını demir boynuzlu gök teke (temir müüstü kök-teke) haber vermiştir. Bu teke yedi gün dünya çevresinde dolaşmış, acı acı melemiş (bağırmış), yedi gün deprem olmuş, yedi gün dağlar ateş fışkırmış... Yedi gün yağmur yağmış; yedi gün fırtına ile dolu yağmış; yedi gün kar yağmış.

Tufan olacağını Ülgen ve altı kardeşi bilmişler ve bir gemi yapmışlar, böylece insan ve hayvan neslini kurtarmışlar.

Nama (yahut Yayık Han)nın gemisinin son durağı, Altaylılara göre, Altay dağlarından birindedir. Fakat her boy kendi çevresinde bulunan yüksek dağlardan birini gösterir. Bazı Altaylılar Yal Möngkü dağını, bazısı da Iyık dağını gösteriyorlar. Kuzey Altaylılara göre Nama’nın gemisi Uludağ denilen dağın tepesinde şimdiyedek durmaktadır.

Tarihte ve Bugün Şamanizm - Materyaller ve Araştırmalar, Abdülkadir İNAN (1986)

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+29
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.